2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/9798 E. , 2023/4873 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2016 tarihli ve 2016/252 Esas No.lu iddianamesi ile sanık hakkında sokak üzerinde gündüz vakti mağdura ait cep telefonunu kız arkadaşını arama bahanesiyle çalması şeklindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 168/1, 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davasının açıldığı,
2.Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/83 Esas, 2016/465 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 168/1, 62/1, 53, 50/3, 52/4. maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık hakkında adlî para cezası hükmolunduğundan hak yoksunluklarının uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin süre tutum dilekçesi sunmakla yetindiği, gerekçeli kararın tarafına usûlüne uygun şekilde tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi vermediği anlaşılmıştır. III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde mağdurun okul çıkışı evine doğru gündüz vakti gittiği esnada sanığın kız arkadaşını arama bahanesiyle mağdurda bulunan cep telefonunu aldığı, mağduru olay mahallinden uzaklaştırdıktan sonra olay yerinden suça konu cep telefonu ile ayrıldığı, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul ettiği nazara alınarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği,
2.Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul ettiği,
3.Kolluk görevlilerince düzenlenen Yakalama Üst Arama ve Mülakat Tutanağının dosya içinde bulunduğu,
4.Katılanın zararın giderildiğine ilişkin 24.02.2016 tarihli dilekçesinin dosya içinde bulunduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Dosyada mevcut kolluk tutanakları, sanığın ikrarı ve mağdurun beyanı birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
2.Suça konu telefonun içerisindeki sim kart bulunmaksızın soruşturma aşamasında mağdura teslim edilmiş olması karşısında, kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakati olup olmadığı mağdurdan sorularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Hükmolunan kısa süreli hapis cezası, adlî para cezasına çevrilirken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a. maddesinin gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Kısa süreli hapis cezası adlî para cezasına çevrilen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesine göre hapis cezasının kanuni sonucu olan hak yoksunluklarının uygulanamayacağı gözetilmeden hükümde çelişki yaratacak şekilde hak yoksunluklarının uygulanmasına ve sanık hakkında adlî para cezası hükmolunması nedeniyle hak yoksunluklarının uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kemalpaşa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/83 Esas, 2016/465 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...