2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının babası ...'ın 08.10.2019 tarihinde vefat etmiş olup yasal mirasçıları olarak veraset ilamında belirtildiği üzere eşi ve çocuklarının kaldığını, davalı ... ile kardeşleri ..., ..., ... ve ...'ın veraset yolu ile merhumun şirketi olan müvekkil şirkete ortak olduklarını, şirketin 14.07.2020 tarihli ortaklar kurulu kararında şiddetli niza sebebiyle dava yoluyla ortaklıktan çıkarılmaya başvurulmasına ağırlaştırılmış nisapla karar verildiğini, bu hususta 13.08.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş olup arabuluculuk aşamasında müvekkili şirket ile davalı arasında anlaşma sağlanamadığını, şirketin diğer ortakları ile davalının, kardeş olmalarına rağmen şiddetli niza sebebiyle bir türlü bir araya gelememekte ve şirket faaliyetlerini yürütmek hususunda anlaşamadıklarını, davalı, babası hayattayken evlat olmanın hiçbir sorumluluğunu yerine getirmemekle birlikte babasına hakaret ve fiili saldırı eylemlerinde bulunmuş olup hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu, davalının merhum babası ve ailesine karşı husumet beslemekte olup hiçbir konuda anlaşmaya varamadığını, davalının bu davranışları karşılıklı güveni ortadan kaldırarak şirket faaliyetlerini aksattığını ve şirkette huzursuzluk meydana getirdiğini, ortaklığın devamı halinde şirket faaliyetlerinin devamının ciddi ölçüde tehlikeye gireceğini, davalının, şirket ortakları olan kardeşlerine sürekli ihtarnameler çektiğini, Bursa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2020/633E. numaralı dosya üzerinden İzale-i Şuyu davası açtığını, davalının kendi kardeşleri ile miras taksimi hususunda dahi anlaşmaya yanaşmamış olup dava yoluna başvurulduğunu, davalının şirket aracını kişisel menfaatleri için kullanmakta olup şirketin muvafakati olmadan başkalarına kiraya verdiğini ve araba kiralama sitelerine ilan verdiğini, şirket ortağının, şirketin unvanı ve mallarını kişisel çıkarları için kullanmasının şirket ortaklığında ki güven ilişkisini ve şirket itibarını zedelediğini, müvekkil şirket, aile şirketi niteliğinde olup ortaklar arasındaki karşılıklı güven ilişkisinin sarsıldığını, davalının aile bireylerine karşı rencide edici sözler sarf ettiğini, vefat eden babasına da haksız fiilde bulunmuş olduğundan hakkında uzaklaştırma kararı bulunduğunu, davalının bu tutum ve davranışları neticesinde şirket faaliyetlerine devam etmesinin imkansız hale geldiğini, şirketin diğer ortakları her ne kadar ortak bir çözüme varmak hususunda girişimlerde bulunmuş ise davalının bu girişimleri reddetmesi nedeniyle sonuç alınamadığını belirterek şirket itibarının geri kazanılması ve şirket faaliyetlerinin sorunsuz bir şekilde devam etmesi sebebiyle davalının şirket ortaklığından çıkarılmasınına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, davacı vekilinin iddialarının yerinde olmadığını, arabuluculuk aşamasında anlaşma sağlanamamasının davacı tarafın uzlaşmaya yanaşmayan tutumundan kaynaklandığını, davacı şirket ortağı olan diğer kardeşlerin, şirketin işleyişi ve durumu hakkında müvekkiline herhangi bir bilgi vermediği gibi yapılan kurul toplantılarından da müvekkilinin haberdar edilmediğini, şirketin işleri ve hesapları hakkında bilgi talep etmesine rağmen davacı taraf bu talebi karşılıksız bırakmış ve müvekkilinin TTK m. 614 kapsamındaki bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının haksız olarak engellendiğini, davacı şirket ortağı diğer kardeşlerin söz konusu uzlaşmaz ve müvekkili dışlayıcı tavırlarının ise muris babanın ölümünden itibaren süregeldiğini, müvekkilinin şirketten çıkarılmasında haklı sebep somut neden belirtilmediğini, şirket ortağı olan diğer kardeşlerin hem ortak hem de hisse anlamında çoğunluğu oluşturmadığını, bu kapsamda davacı şirket faaliyetlerini etkileyemeyeceğini, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin müteveffa babasına yönelik hakaret ve fiili saldırı eylemlerinde bulunduğu iddiası asılsız ve gerçek dışı olduğunu, uzaklaştırma kararının müvekkilinin eşiyle boşanma durumunun aile içinde konuşulması sırasında yaşanılan sözlü tartışma sonucu ortaya çıktığını, müvekkilinin şirket aracını şirketin muvafakati olmadan başkalarına kiraya verdiği hususu da gerçekleşmediğini, şirkete ait araçların sadece müvekkili tarafından değil, davacı şirket ortağı diğer kardeşler tarafından da kullanıldığı ve kullanılmaya devam edildiğini, mirasçı olunan birçok taşınmaz kiralanmış olup kira bedelleri şirket hesabına yatırıldığını ancak müvekkilinin, şirket ortağı diğer kardeşler tarafından şirket ile ilişiğinin kesilmesi sebebiyle kira bedellerinden yararlanamadığını, davacı şirketçe haklı sebep olarak ileri sürülen tüm hususlar gerçeklikten uzak ve sübjektif olup Müvekkilin, şirket faaliyetlerine etkisi olmadığını belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KANITLAR: Davacı şirket kayıtları, bilirkişi raporları, KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; davalı ...'ın davacı ... Madencilik Kimya....Ltd. Şti. Ortaklığından çıkarılmasına ilişkindir.
Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; "..davacı şirket yetkilileri ve davalı benim halamın çocukları olur, eniştem birkaç yıl önce vefat etmiştir, davalı ... kardeşlerin en büyüğüdür, davalı ... babası hayattayken sermaye isteyip ayrı iş kurma talebinde bulunmuştu, bu durum nedeniyle de ... ailesi ile bazı problemler yaşıyordu, eniştem vefat ettikten sonra da miras paylaşım noktasında aralarında sıkıntılar olduğunu biliyorum... " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dinlenen davacı tanığı ... beyanında; "...ben davacı şirketin tüm ortaklarını çocukluğumdan beri tanırım, benim çocukluk arkadaşım olurlar, davacı şirket ortakları arasındaki problem babaları ... hayattayken başlamıştır, ben yıllardır şirkete çay içmeye gelip giderim, ...'ı gelip gittiğimde uzun zamandır şirkette görmedim, kardeşleri ile de konuşmadığını biliyorum, ben tarafların arasında sadece sıkıntı olduğunu biliyorum, sıkıntının içeriği hakkında herhangi bir bilgim bulunmamaktadır..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek suretiyle bilirkişi incelemesi yapılarak konusunda uzman SMMM bilirkişiden rapor aldırılmıştır. SMMM bilirkişi... tarafından sunulan 05/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirketin maddi duran varlıkların gerçek değerlerinin hesaplanması gerektiği, bilirkişi heyetine bir SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı inşaat mühendisi bilirkişi ile bir makine mühendisi bilirkişinin eklenmesinin gerektiği, teknik bilirkişilerin yerinde inceleme yetkisi ile yapacakları rayiç değerleme sonrası ve davacı şirketin 2021 yılı yevmiye, kebir, envanter defterleri Haziran sonuna kadar Usbye yüklenmiş olarak, Haziran sonu geçici vergi beyannamesi, Haziran sonu ayrıntılı kapanış öncesi mizan, Haziran sonu gelir tablosu ve ayrıntılı bilanço, Haziran sonu itibariyle vergi ve sgk borç durumunu gösteren belgeler ile 2020 ve 2021 yılı ortaklara borçlar hesabının muavin defter dökümleri( her ortak ayrı ayrı gösterilecek şekilde) sunulması gerektiği bildirilmiştir. Önceki bilirkişi heyetinin yanına 1 İnş. Müh. ( Gayrimenkul değerleme uzmanı) ve 1 Mak. Müh. bilirkişi eklenerek tarafların iddia ve savunmaları ile itirazların değerlendirilmesi açısından yeniden rapor aldırılmıştır. Bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 25/11/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; Bursa İli, Nilüfer İlçesi, Alaaatinbey Mahallesi 2761 ada 1 nolu parselin toplam(arsa+yapı) değerinin keşif tarihi olan 20.11.2021 tarihi itibariyle 32.251.500,00 TL, Dava tarihi olan 11.09.2020 tarihi itibariyle 27.194.069,00 TL, Bursa İli, Karacabey İlçesi, Gölecik Mahallesi 247 nolu parselin toplam(arsa+yapı+ağaç) değerinin keşif tarihi olan 20.11.2021 tarihi itibariyle 7.774.458,12 TL, dava tarihi olan 11.09.2020 tarihi itibariyle 6.215.750,81 TL, Bursa İli, Karacabey İlçesi, Gölecik Mahallesi 247 nolu parselde buluna Makine , Cihaz , techizatların keşif tarihi olan 20.11.2021 tarihi itibariyle toplam değeri 139.800,00 TL, dava tarihi itibariyle: 139.800,00/1.242 ( M.K.Katsayı): 112.560,38 TL, Bursa İli, Karacabey İlçesi, Gölecik Mahallesi 247 nolu parselde bulunan demirbaşları keşif tarihi olan 20.11.2021 Tarihi itibariyle toplam değeri :19.700,00 TL dava tarihi itibariyle : 19.700,00 /1,242 ( M.K. Katsayı ): 15.861,51 TL olup, bu durumda ; Bursa İli, Karacabey İlçesi, Gölecik Mahallesi 247 nolu parselin keşif tarihi olan 20.11.2021 tarihi itibariyle toplam(arsa+yapı+ağaç+makine cihaz teçhizat+demirbaş) bedelinin 7.774.458,12 +139.800,00+19.700,00=7.933.958,12 TL, Bursa İli, Karacabey İlçesi, Gölecik Mahallesi 247 nolu parselin dava tarihi olan 11.09.2020 tarihi itibariyle toplam(arsa+yapı+ağaç+makine cihaz teçhizat+demirbaş) bedelinin 6.215.750,81 +112.560,38+15.861,51=6.344.172,70-TL olduğu görüş ve kaanatinin bildirildiği görülmüştür.
SMMM bilirkişinin 05/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda belirttiği davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler sunulması ve taraf vekillerinin teknik bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazları değerlendirilmek suretiyle bilirkişi kurulundan ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi kurulu tarafından sunulan 09/04/2022 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda; davacı şirketin, rayiç bilançoya göre öz varlık toplamının 37,646,597,85 TL olup, davalının hissesine düşen ayrılma akçesi tutarının 37,646,597,85/20,000*3,000 = 5,646,989,68- TL olacağı bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 638/2. maddesinin "Her ortak,haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir..." hükmü ile yine aynı yasanın 641/1. Maddesinde ise "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." hükmü yer almaktadır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden,gerek taraf beyanları gerekse tanık anlatımlarından, davalı ortak hakkında davacı şirketin sahibi muris babası ... tarafından savcılığa şikayet dilekçesi verildiği,davalının şirkete ait aracı kiraya vermek maksatlı internette ilana koyarak şirketi zararlandırıcı eylemde bulunduğu, yine tanık beyanından davalının şirketten payını alıp ayrılmak istediğini diğer ortaklara ilettiği, davalı ve şirketin diğer ortakları olan kardeşleri arasında muris babalarının sağlığında başlayan çekişmeler bulunduğu, davacı şirkete ortak olan davalı ile diğer ortaklar arasında anlaşmazlıklar bulunduğu, ortaklar arasında güven kalmadığı için biraraya gelemedikleri, artık şirket menfaati için birlikte hareket etmeleri mümkün olmadığından,
TTK 636/3 maddesi uyarınca davalının şirket ortaklığından çıkarılmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay içtihatları uyarınca çıkma payının karar tarihine en yakın tarihteki pay değerine göre hesaplanması gerektiğinden ve aldırılan bilirkişi raporu usul ve yasaya uygun olduğundan bu bilirkişi raporunda belirlenen 5.646.989,11-TL ayrılma akçesi ödenerek şirket ortaklığından çıkmasına karar vermek gerekmiştir. Şirket ortaklığından çıkarma davası maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabi olduğundan (Bursa BAM 5.HD 2018/521 esas-2019/305 k sayılı emsal kararı) maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın kabulüne, davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına,
2.5.646.989,68 TL ayrılma akçesinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3.Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 80,70-TL harcın peşin alınan 96.490,87-TL harçtan (54,40-TL peşin harç + 96.436,47 TL tamamlama harcı ) mahsubu ile bakiye 96.410,17- TL harcın karar kesinleştiğinde istem halinde yatırına iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 6177,30 TL yargılama gideri ile peşin alınan 80,70-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı yararına ölçümlenen 9.200,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
7.HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/11/2022 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
(e-imzalıdır)
Davacı gideri;
62,20-TL ilk gider,
6.000,00 TL bilirkişi ücreti,
115,10 TL tebligat ve posta gideri,
6.77,30 TL toplam gider,