12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/631
- Karar No
- 2024/15
- Karar Tarihi
- 09.01.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalı yanın müvekkili aleyhine -------- E sayılı dosyasından '' Ticari Alacak, ilgili sözleşmeler, ticari defter kayıtları'' dayanak göstererek haksız olarak icra takibine geçtiğini, müvekkili şirket iş yoğunluğundan ötürü e-tebligat olarak gelen ödeme emrine itiraz edilemediğini, müvekkili şirket işbu haczi davalı vekilinin araması neticesinde haberdar olduğunu, İtiraz süresi geçirilen icra takibine konu borç yönünden borçlu olunmadığını beyanla; menfi tespit davasının kabulüne, müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili şirket aleyhine başlatılan --------- sayılı dosyasının iptaline, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin su armatürleri satış işi yaptığını, müvekkilinin uzun zamandır çeşitli şehirlere de giderek bu işi yapmakta olduğundan su armatürleri vb. malların satışını yapan firmalarla da anlaşarak onlara müşteri sağlamakta, bu şekilde de aracılık ücretini aldığını, müvekkili ile davacı arasında da bu şekilde bir iş ilişkisi kurulmuş olup, müvekkilnin davacı taraftan mal satın alıp bunları müşterilerine satmak istediğini, davacı taraf müşterilerin alacağın tahsil edilebilmesi bakımından güvenilir firmalar olup olmadığını kontrol etmek amacıyla müvekkilden müşteri bilgilerini talep ettiğini, müvekkilinin , davacı taraf ile böylece müşteri bilgilerini paylaştığını, icra takibine konu ettikleri aracılık ücretinin davacı taraf ile------- --------- arasındaki mal alım satımına ilişkin olduğunu, -------- -------- ilinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ----------, aldığı malların ücretine ilişkin davacı tarafa çek düzenleyip verdiğini, ancak çekin vadesinin 6 Şubat tarihli --------- bölgesinde yaşanan deprem felaketine denk gelmiş olup, davacı bu sebeple çekin taksitler halinde ödenmesini kabul ettiğini, davacı, -------- ------- ile çeklerin taksitler halinde ödenmesi üzerine anlaşırken sözde indirim yapmak amacıyla müvekkilinin 26.000 TL'lik aracılık ücretini silerek, müşteriye "--------- malları iade ettim diyeceksiniz." şeklinde söylemde bulunduğunu beyanla; Davanın reddine, --------- E. sayılı icra takibinin devamına, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın %20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan komisyon ücreti alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibi sebebiyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir .Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu hakkında --------- esas sayılı takip dosyasında, simsarlık bedeli olduğu iddia edilen 26.000 TL'nin tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış olup davacı tarafça eldeki borçlu olmadığının tespiti istemiyle dava açılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 520/1. Maddesine göre, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hakkazandığı sözleşmedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.
Mahkememizce yapılan araştırmada davalının Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Esnaf Odasına kayıtlı olmadığı, vergi dairesindeki kaydını da 31/03/2007 tarihinde sildirdiği, dava konusu simsarlık işinin yaplıdığı esnada kaydının olmadığı tespit edilmiştir. Davalı adına kayıtlı bir ticari işletmede de tespit edilememiştir. Bunun yanı sıra asliye ticaret Mahkemesinin görevinin tayininde uyuşmazlığa konu mal ve/veya hizmetin türü ve ticari iş karinesi etkili değildir. Zira Türk Ticaret Kanunu ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.Somut olaya konu her ne kadar davacı taraf tacir ise de eldeki dava, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin taraflardan yalnızca birinin ticari işletmesi ile ilgili olması halinde dahi davanın ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Bunun yanı sıra, davanın TBK'nın 532 ila 545. Maddelerinde düzenlene komisyonculuk sözleşmesinden değil TBK'nın 520. Maddesinde düzenlenen simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı da nazara alındığında eldeki dava,
TTK'nın 4/1. maddesinin alt bentlerinde sayılan dava türlerinden de değildir. Bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesi görevli değildir. Taraflar arasında her hangi bir tüketici işlemi bulunmadığı da nazara alındığında HMK'nın 2. maddesi uyarınca eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. -------- Sayılı,------- Sayılı kararların da aynı doğrultudadır. Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi(HMK m.2) görevli olup, mahkemenin görevli olması(HMK m.114/1-c) dava şartları arasında sayıldığından mahkemece, dava şartlarının mevcut olup olmadığının, davanın her aşamasında kendiliğinden(HMK m. 115/1) değerlendirileceğinden görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2.Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli -------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3.Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA,
4.Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile--------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024