Esas No
E. 2023/623
Karar No
K. 2024/17
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/623 K. 2024/17 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/623, K. 2024/17, T. 09.01.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/623
Karar No
2024/17
Karar Tarihi
09.01.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/623 Esas
KARAR NO: 2024/17
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/09/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Menfi Tespit ve davaya konu senedin sahteliği davası --------E.sayılı dosyası ile, müvekkile 09.08.2023 tarihinde tebliğ edilen Bir milyon Türk Lirası ( 1 000 000,00TL) tutarında ödeme emrini müstenid senetle, davalı tarafından icra takibi başlattığını, dava konusu senedin, sahte olup müvekkilinin senette yer alan imzası üzeri, bila tarihli teklif mektubundan yararlanılarak, boş kısmına senet metni eklenmek suretiyle kambiyo senedine dönüştürülmüş olup, müsnet senet nedeniyle müvekkilin davalıya borçlu bulunmadığını beyanla, davanın kabulü ile davalı alacaklı tarafından--------E dosya numarası ile takibe konulan 1 000 000 TL tutarındaki senet nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, sahte senedin (bononun) iptaline, kötü niyetli davalı alacaklının dava değerinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, ikame edilen işbu davada gerek davacı gerekse davalı gerçek kişi olduğunu, gerçek kişiler arasında açılacak mal varlığını ilgilendiren davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, işbu davada arabulucuk sürecinin dava şartı olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, dava şartı arabuluculuk'a tabi ise, davacı tarafından arabuluculuk müracaatı yapılmaksızın işbu dava ikame edildiğinden davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili ile davacı-borçlu kardeş olup aralarındaki alacak-borç ilişkisinden dolayı zaman içerisinde aralarına anlaşmazlık girdiğini, Davacı-borçlu öncelikle dava dilekçesinde açıkça ikrar ettiği üzere daha önce de müvekkile borcunu ödememiş olup müvekkili tarafından --------E. Sayılı dosyasından takip başlatılmış, davacı-borçlu bahse konu takibe ve imzaya itiraz etmiş olup -------- Sayılı kararı ile davacının itirazlarının haksız olduğu, senetteki imzanın kendisine ait olduğu tespit edilerek davasının reddine karar verilmiş ve karar kesinleştiğini, davacı senedin kendi el ürünü olduğu hususu Mahkeme kararı ile kesinleşince ---------E. Sayılı dosyasına borcunu ödediğini, Davacı-borçlu, müvekkili aleyhine ---------E. Sayılı dosyasından takip başlattığını, müvekkilinin kendisinden alacaklı olduğunu --------E. Sayılı dosyasına haciz koydurmuş ve böylelikle kendisinin borçlu olduğu icra dosyasına ödeme yaptığında, kendisinin koydurduğu haciz sebebiyle ödemiş olduğu borcun önemli bir bölümünü geri aldığını, müvekkilinin, davacıdan olan alacağının tamamını tahsil edememiş ve Davacının Müvekkile olan borcunu ödeyemeyeceğini bildirince işbu davaya konu düzenlemiş olduğu senetten kaynaklı borcu sebebiyle müvekkil tarafından --------E. sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davacı-borçlu bu defa haksız ve kötü niyetli olarak borca ve imzaya itiraz etmiştir.

Davacı tarafından borca ve imzaya itiraz talebi ile ikame edilen---------E. Sayılı dosyadan alınan 16.10.2023 tarihli bilirkişi raporu ile senetteki imzanın Davacının el ürünü olduğunun tespit edildiğini, senettik imzanın davacıya ait olduğunu, taraflar arasındaki borç ilişkisi senede dayalı olduğundan davacı borçlu olmadığı iddiasını senetle ispat etmesi gerektiğini beyanla; davanın reddine, Davacı-borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, kambiyo senedine dayalı başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.

Tüm dosya kapsamının degerlendirilmesinde özetle; davacı tarafın karışmış olduğu trafik kazası nedeniyle belirtilen miktarda borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmış olup, 7445 Sayılı Kanunun 31. Maddesi ile yapılan değişiklikle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan " paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" olarak değiştirilmiş olup ilgili değişikle beraber 01/09/2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyusmazlıkların Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlasmaya varılamadıgına iliskin tutanagın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örnegini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluga uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanagın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedilecegi ihtarını içeren davetiye gönderilir. Ihtarın geregi yerine getirilmez ise dava dilekçesi karsı tarafa teblige çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya basvurmadan dava açıldıgının anlasılması halinde herhangi bir islem yapılmaksızın davanın, dava sartı yoklugu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda davacı yana borçlu olunmadığının tespitine yönelik iş bu davaya ilişkin arabulucu son tutanak aslını sunmak için 02.01.2024 tarihinde kurulan ara karar ile davacı tarafa süre verilmiştir.

Davacı vekilince 09/01/2024 tarihli celsede arabulucuya başvurulmadığı beyan edilerek davanın arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden açıldığı görülmüştür. Anılan düzenlemelere göre dava açılmadan arabuluculuga basvurulması gerektigi, is bu dava sartının sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadıgı, aksinin kabulü düzenlemenin amacına aykırı olacagı, bu hali ile arabulucuya basvuru sartının dava açılmadan önce yerine getirilmedigi, açıklanan nedenlerle dava sartı yoklugu nedeniyle davanın usulden reddi gerektigi yönünde olusan tam ve bagımsız vicdani kanaat ile aşağıdaki gibi hüküm kurulmustur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.)7155 Sayılı Kanunun 20'nci maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ve 7155 Sayılı Kanunun 23'üncü maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A-2 maddesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılmış olması karşısında, davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,

2.Karar harcı 427,60-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 17.077,50-TL harcın mahsubu ile artan 16.807,65-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

5.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/01/2024

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog