1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/12481 E. , 2023/8174 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk derece mahkemesince verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak hapis cezasının artırılması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sorgun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2017 tarihli ve 2017/202 Esas, 2017/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2018/578 Esas, 2021/2602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında eksik inceleme ile karar verildiğine, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, beraat etmesi gerektiğine, yaralama kastı bulunmadığına, tahrikin üst sınırdan uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Taraflar arasında kız meselesinden dolayı bir husumetin bulunduğu, olay günü olay yeri olan köy okulunun bahçesinde katılan ve arkadaşları oturdukları sırada sanık ve beraberindekilerin geldikleri, katılan ile karşı taraf arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve ardından sanığın yanında bulunan ancak ele geçirilemeyen bıçak ile katılanı bacağından yaraladığı anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanık anlatımları, 03.07.2016 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı, Sorgun Devlet Hastanesinin 03.072016 tarihli raporu, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 25.07.2016 tarih ve 14645, 14649 sayılı raporları, Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin 14.07.2017 tarihli kati hekim raporları, Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 18.01.2021 tarihli raporu, sanığa ait nüfus ve adlî sicil kaydı dosya içerisinde bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Taraflar arasında önceye dayalı kız meselesinden husumet bulunduğu, olay tarihinde mağdur ile sanığın Sorgun ilçesindeki okul bahçesinde biraraya geldikleri, burada taraflar arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine tarafların karşılıklı birbirlerini darp etmeye başladıkları, daha sonra sanığın ele geçirilemeyen bıçak ile mağdura vurduğu, katılanın hayati tehlike geçirecek, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı anlaşıldığından sanığın sabit olan kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Mağdurun kesin raporuna göre yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokacak, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu anlaşılmakla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin son cümlesi kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
2.Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesinin 18.01.2021 tarihli raporunun sonuç bölümünde; sağ femurda orta hatta anteriorda 2 cm cilt cilt altı kesi ve postolateralde cilt cilt altı kesi mevcut olacak şekilde meydana gelen kesici delici alet yaralanmasının; ''Kişinin 03/07/2016 tarihinde sağ femoral bölgede 3 ünite kan replasmanı gerektiren derin yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici delici alet yaralanmasının,
1.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
2.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3.Vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı,
4.Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
5.Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif edilmediği oy birliği ile mütalaa olunur.'' şeklinde belirtildiği, görülmüştür. IV. GEREKÇE
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın ikrar içeren savunması, katılan ve tanık beyanlarıyla saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, katılanın sanığa yumrukla müdahale etmesi üzerine sanığın gerçekleştirdiği bıçaklı eylemin hukuka uygunluk kapsamında bulunmadığı gibi sanığın yerde olduğu sırada bıçağı çıkartmak amacıyla harcayacağı süre içerisinde kaçma imkanı varken kaçmayarak sanığı bıçakla yaralamasının meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığı, taraflar arasında meydana gelen darp olayında ilk haksız hareketin kimden geldiği belli olmadığından haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2018/578 Esas, 2021/2602 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sorgun 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.12.2023 tarihinde karar verildi.