4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2023/13365 E. , 2023/25153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ile üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ... ile ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ile üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Tebliğnamede sanıklar hakkında kurulan hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... dilekçesinde kararı temyiz etmek istediğini bildirmiştir.
2.Sanık ...'ın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, beraat etmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
3.Sanık ...'in temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, delil takdirinde hataya düşüldüğüne, soyut kavramlara dayanılarak hüküm kurulduğuna, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde polis memuru olarak görev yapan şikâyetçiler ile katılanların, alkollü şahısların çevreyi rahatsız ettikleri ihbarı üzerine olay yerine gittikleri, bu sırada parkta yaklaşık olarak 10 kişilik bir grubun olduğu ve bu gruptaki kişilerin yüksek sesle konuşarak çevreyi rahatsız ettiklerinin görülmesi üzerine şahısların uyarılarak belirtili alandan ayrılmalarının istendiği, bunun üzerine şahıslardan bazılarının parktan ayrıldıkları, sanık ...'ın ise "Ben bu mahallenin çocuğuyum, beni bu parktan kimse gönderemez, siz kim oluyorsunuz da beni göndermeye çalışıyorsunuz" diyerek parktan ayrılmadığı, sanıklar hakkında kimliklerinin tespiti ve yine yapılan ihbar doğrultusunda gerekli yasal işlemlerin yapılabilmesi amacıyla sanıkların sayısının fazla olması nedeniyle olay yerine takviye ekip çağırıldığı, bunun üzerine de olay yerine takviye ekibin geldiği, sanık ... hakkında yapılacak işlemler nedeniyle ekip aracına bindirilmek istendiği sırada "Biz mahallemizin çocuğunu size vermeyiz, bizden arkadaşımızı alamazsınız" diyerek sanıkların hep birlikte hareket ederek el kol hareketleri ile müşteki ve katılanları iteklemek suretiyle görevlerini yapmalarına engel olmak istedikleri, böylelikle sanıkların üzerlerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işledikleri sanık savunmaları, müşteki ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenle tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci ile üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 29.06.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.