1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/3491 E. , 2023/6087 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Tehdit suçundan verilen "hüküm kurulmasına yer olmadığına" kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesi kapsamında bir hüküm olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır.
Kasten yaralama suçu yönünden ilk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2015/90 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/1335 Esas, 2022/3343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan kurum vekilinin temyiz istemi; katılan kurum lehine vekalet takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; kararın gerekçesiz ve mağdurun yaralanmasına ilişkin alınan raporların yetersiz olduğuna, ceza miktarına, haksız tahrik indirimi uygulanması, tehdit suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ile katılanın evli oldukları, sanığın olay tarihinde cezaevinden yeni çıktığı, olay günü sanığın çocukları da gezdirelim diyerek katılan ile buluşmak istediği, buluşup biraz dolaştıkları, ardından çocukları aile yakınlarına bırakıp katılanın ablasının evine gittikleri, bir süre yanlarında oturan ablasının onları yalnız bırakmak adına evden ayrıldığı, tarafların baş başa kaldığı, sanığın cezaevinde bulunduğu sürede eşine ne yaptığı nerede kaldığı gibi sorular sorduğu, ardından eşi olan katılana "seni parçalayarak öldüreceğim" şeklinde tehdit edip çıkardığı bıçak ile katılanın yüzüne vurmak sureti ile yaraladığı anlaşılmıştır.
2.Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3.Katılan beyanının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
4.Katılan hakkında tanzim olunan adli muayene raporunda yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, yüzde sabit iz oluşturduğu bildirilmiştir.
5.Olay yeri inceleme raporu ve olay yeri basit krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılan beyanı ve bu beyanla uyumlu adli muayene raporu karşısında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılandan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan bir eylem tespit edilemediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
1.Tehdit suçundan verilen "hüküm kurulmasına yer olmadığına" kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesi kapsamında bir hüküm olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 ... maddesi birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde ikinci paragrafta açıklanan nedenle katılan kurum vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 06.12.2022 tarihli ve 2022/1335 Esas, 2022/3343 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5.100,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.10.2023 tarihinde karar verildi.