14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ...14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/47 Esas - 2023/56 Karar
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
Davacı vekili ayrıntısı ...
Ticaret Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde yazılı olduğu üzere, davalı tarafından sorumlu olduğu bir projede kullanılmak üzere özel üretim olan ve sadece davalının kullanabileceği siparişe konu malların irsaliyeli faturalar ile davalı şirkete teslim edildiğini, malların teslim edilmesinden sonra taraflar arasında imzalanan mutabakat metni uyarınca davacı alacağının 66.466,73 TL olarak belirlendiğini, davalı tarafından mutabakat metni ile belirlenen alacağın ödenmediğini belirterek taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca 66.466,73 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ayrıntısı cevap dilekçesinde yazılı olduğu üzere, talep yönünden zaman aşımı süresinin dolduğunu, yetkili mahkemenin ...mahkemeleri olduğunu, davalı tarafından sorumluluğunda bulunan projede kullanılmak üzere bir takım malzemelerin temin edilmesi hususunda davacı tarafından sunulan teklif formunun onaylandığını, malzemelerin sipariş edildiğini, sipariş edilen malzemelerin bütün halinde ve derhal ...ilinde teslim edilmesinin gerektiğini, siparişin onaylanmasının üzerinden 1 hafta geçmesine rağmen teslimin gerçekleştirilmediğini, davacıya e-posta ile durumun bildirildiğini, davacı tarafından kaplamadan kaynaklanan nedenlerle gecikme olduğunun bildirildiğini, sonrasında ise sipariş edilen malzemeler dışında bir takım malzemelerin kısmen gönderildiğini, yapılan bildirimlere rağmen sipariş dışında gönderilen malzemelerin teslim alınmadığını, siparişe konu malzemelerin tek seferde ve doğru olarak teslim edilmesi hususunun davacıya bildirildiğini, taraflar arasında yapılan sözlü görüşmeler ile davacı tarafından malzemelerin gönderileceği yönünde bilgi verildiğini, sonrasında iki parça halinde malzemelerin gönderildiğini, ilk parçada gönderilen malzemelerdeki ayıpların giderilmediğini, davacı tarafından siparişe konu malzemelerin doğru şekilde gönderilmemesi nedeniyle davalı tarafından dava dışı şirketten daha yüksek bedel ile malzemelerin alındığını, davacı tarafından hatalı olarak gönderilen malzemelerin halen teslim alınmadığını, davalı tarafından muhafaza edildiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz edilmemesinin alacağın doğumu için yeterli olmadığını, cari hesap sözleşmesi kapsamında hesap kesiminin gerçekleşmediğini belirterek haksız ve dayanaksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İ... karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi sonrasında dosya mahkememize gönderilmekle yazılı esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava, eser/satım sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedeli yönünden alacak davasıdır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle sunulan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ile, davacının 07/08/2019 tarihi itibari ile 66.466,73 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Takas ve mahsup birbirinden farklı kavramlardır. Mahsupta birbirinden ayrı ve bağımsız iki alacak bulunmamaktadır. Alacak miktarından belli nedenlerle indirim talebi bulunmaktadır. Alacaktan indirilecek olan meblağ karşı alacak değildir. Mahsup alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Takasta birbirinden bütünüyle ayrı ve bağımsız karşılıklı iki alacak borç vardır. Takas edilecek alacakların muaccel, dava edilebilir olması ve takas hakkının kanunla veya tarafların yapmış oldukları bir sözleşmeyle ortadan kaldırılmaması gerekmektedir. Alacak sahiplerinden her biri takas ileri sürebileceği gibi bu yola gitmeksizin alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Takas savunması her iki alacak üzerinde de etkin olur. Bu nedenle takas inşai bir haktır. Mahsup ise inşai hak yada defi değildir. Bir itirazdır. Her aşamada ileri sürülebilir. (Yargıtay 23. HD. 23/12/2015 tarih, 2015/2459 e, 2015/8405 k).
İlke olarak takas defi de diğer defiler gibi cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Cevap süresi içerisinde ileri sürülmeyen takas defi yönünden ise 6100 sayılı HMK'nin 141/2. maddesi uyarınca davacının savunmanın genişletilmesine açıkça muvafakat etmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından savunmanın genişletilmesine açıkça muvafakat edilmediği takdirde takas definin dinlenilmesi mümkün olmayacaktır (Yargıtay 23. HD. 05/04/2016 tarih, 2015/1518 e, 2016/2131 k).
Tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan değerlendirme neticesinde, taraflar arasında davalının sorumluluğunda bulunan proje kapsamında kullanılmak üzere bir kısım malzemelerin özel olarak üretilmesi ve satışı konusunda sözleşme ilişkisinin kurulduğu, sözleşme kapsamında davacının yüklenici/satıcı, davalının iş sahibi olduğu, sözleşmenin aşamalarda herhangi bir nedene dayalı olarak sona ermediği, feshedilmediği, davacı tarafından sözleşme ilişkisi kapsamında sözleşmeye konu edilen malzemelerin sipariş formu ile birlikte davalıya teslim edildiği, teslim hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafından teslim edilen malların ayıplı olduğu öne sürülmüş ise de buna ilişkin olarak yapılan bir tespit bulunmadığı gibi dava öncesinde ayıplı mallara ilişkin davacıya gönderilen herhangi bir bildirimin de bulunmadığı, teslim alınan mallara ilişkin iade faturasının düzenlenmesine rağmen malların halen davalı elinde bulunduğu, iadesinin sağlanmadığı, dosya kapsamına davalı tarafından sunulan ve aynı işe ait olduğu öne sürülen faturalarda yer alan malzeme kodlarının farklı olduğu, aynı işe ait olduğu hususunun da ispat edilemediği, bu hali ile davacının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre yükümlü bulunduğu teslim edimini yerine getirdiği, ancak davalının ödeme edimini yerine getirmediği, takas talebine konu edilen alacağın muaccel ve dava edilebilir nitelikte olmasının gerektiği, davalının takas talebine konu ettikleri alacaklarının bu aşamada istenebilir olduğuna yönelik dosya kapsamına herhangi bir belge veya bilgi sunmaması karşısında davalının ileri sürdüğü takas talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığı, dosya kapsamına sunulan belge ve bilgilerin niteliği dikkate alındığında davalının davacının alacağından mahsup edilmesini gerektirir nitelikte, miktarı belirli alacağı olduğu hususunu da ispatlayamadığı, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarında dava konusu sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlenen faturaların kayıtlı olduğu, ticari defter ve kayıtlara göre davacının sözleşme konusu iş bedeli kadar alacağının bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1.Davanın KABULÜ ile 66.466,73 TL alacağın dava tarihi olan 02/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek AVANS FAİZİ ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.540,34 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.135,09 TL peşin harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 3.405,25 TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,
4.Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 1.135,09 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 149,00 TL tebligat ücreti, 1.650,00 TL bilirkişi ücreti, 84,60 TL posta gideri, olmak üzere toplam 3.073,09 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5.Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.634,68 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/02/2023 e - imzalıdır e - imzalıdır Bu gerekçeli karar güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.