T.C. ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/462 Esas - 2023/51
T.C.
... "TÜRK MİLLETİ ADINA "
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; 06/10/2019 tarihinde ... plakalı aracın sürücüsünün Tekirdağ İli Muratlı İlçesine seyir halinde iken yaya konumunda olan davacının miras bırakanı olan ... 'e çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücünün kusurlu bulunduğunu, davacının müteveffanın kızı olduğunu, davacı kısıtlı olduğundan vasisi bulunduğunu, davacı kısıtlı olduğundan doğumdan itibaren müteveffa babası ... ile beraber yaşadığını, hayatını idame ettirme şansının bulunmadığını, kazaya karışan aracın ZMMS trafik poliçesinden dolayı sigorta şirketinin sorumlu olması nedeniyle buna göre desteğinden yoksun kaldığını, şimdilik 100,00.TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Davacı tarafın müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, sigortalının kusurlu olması halinde müvekkili sigortacısının bu kapsamında sorumlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacının desteğinin asli ve tam kusurlu olduğundan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının müteveffanın kendisine destek olduğunu ispat etmesi gerektiğini, SGK tarafından rücuya tabi bir gelir bağlanıp bağlanmadığını tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplanırken vergilendirilmiş kazancın esas alınması gerektiğini, davada avans faizi talep edilmesinin haksız olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Davacının, vasi olarak trafik dava konusu kazasında ölen babası müteveffa ... vasi olarak atandığı bu dava içinde aynı mahkemenin 19/03/2021 tarihli ara kararı ile vasiye Mahkememiz ...
14.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/462 Esas sayılı dosyasında takip edebilmesi için Husumet izni verildiği dosya arasında bulunan ... tarihli ara kararı ile anlaşılmıştır. Davacıya ait Tekirdağ Devlet Hastanesinden müzekkere ile 02/12/2019 tarihli 2480 rapor nolu sağlık kurulu raporu istenilerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra davacı tanıklarının dinlenilmesi üzerine Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış olup tanık ... " davacı asilin babası Rüstem, bizim köyde cami imamıydı kendisini oradan tanırım. Rüstem'e araba çarptı ve aynı gün öldü diye biliyorum. Olayın ne zaman olduğunu tam hatırlamıyorum. Olayın nasıl olduğunu da bilmiyorum. Ama vakit olarak sabah namazına giderken ya da çıkarken olduğunu biliyorum. Davacı asilin aklı başında değil bu eskiden beri böyleydi. Davacı babasının bakımına muhtaçtı. Babası bakımını yapıyordu. Normalde de birlikte yaşarlardı. Muzaffet AKGÜN'de davacının abisi olur. Rüstem'in kazada kusuru var mı yok mu onu da bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Olay hakkındaki bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Diğer tanık ... "Davacıyı tanırım babası bizim köyümüzde imamdı. Köyümüzde uzun bir vakit imamlık yaptı ama ne kadar süre bilmiyorum. Muzaffer AKGÜN davacının abisi olur. Babası da ... yani imam olan kişidir. Geçirdiği kaza ile ilgili bir bilgim ve görgüm yoktur. Sonradan duyduğuma göre ise kaza olduğu gün öldü diye duymuştum. Kazanın hangi gün olduğunu bilmiyorum ama sabah erken saatlerinde olduğunu duymuştum. ... bakıma muhtaç bir kişiydi. Kendi kendini idare edemezdi, dışarıya çıkmazdı babası onun ihtiyaçlarını giderirdi. Kendisi engelli gibiydi. Babası öldüğü vakitlerde 30-35 yaşlarında olduğunu hatırlıyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Olay hakkındaki bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce görevlendirilen makine mühendisi bilirkişi Bülent ARAS'ın düzenlenmiş olduğu 12/08/2021 tarihli raporda özetle; davacı murisi yaya ...'ün 2918 sayılı KTK 47/d, 68/a-2 ve 68/c maddesinde belirtilen kuralları ihlal etmesi nedeniyle olayda %70 oranında asli kusurlu olduğu, ... plakalı davalı yana sigortalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK 47/d ve 52/b maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmesi nedeniyle olayda %30 oranında tali kusurlu olduğu, olaya tali kusur ile neden olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğundan dolayı davalının 2918 sayılı KTK 85/1 maddesi uyarınca kusur oranında ve poliçe limiti dahilinde meydana gelen zarardan sorumluluğunun bulunabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların beyan ve itirazları üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine rapor alınması yönünde müzekkere yazılmış olup, düzenlenen 15/11/2021 tarihli ön raporda; dosya içerisindeki 07.10.2019 tarihli CD İzleme Tutanağı ve 17.08.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin müşterek raporunda olay anına ait kamera görüntülerini içeren CD'lerden bahsedilmiş olmasına karşın mevcut dosya kapsamında bu CD'lerin bulunmadığı anlaşılmış olup sağlıklı kusur izafesi yapılabilmesi açısından bahse konu olay anını gösteren görüntülerin incelenilebilir formatta yer aldığı CD'lere mevcutlar ile birlikte ihtiyaç duyulduğu belirtilerek gönderilen belgelerin işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiği bildirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 15/11/2021 tarihli ön raporunda belirttiği eksikler tamamlandıktan sonra dosya tekrar gönderilmiş olup, düzenlenen 04/01/2022 tarihli raporda;15.11.2021 tarihli yazılarında dosya içerisindeki 07.10.2019 tarihli CD İzleme Tutanağı ve 17.08.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin müşterek raporunda olay anına ait kamera görüntülerini içeren CD'lerden bahsedilmiş olmasına karşın mevcut dosya kapsamında bu CD'lerin bulunmadığının belirtildiğini, sağlıklı kusur izafesi yapılabilmesi açısından bahse konu kaza anını gösteren görüntülerin incelenilebilir formatta yer aldığı CD'ye mevcutlar ile birlikte ihtiyaç duyulduğu belirtilerek gönderilen belgelerin işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiği bildirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 15/11/2021 ve 04/01/2022 tarihli ön raporunda belirttiği eksikler tamamlandıktan sonra dosya tekrar gönderilmiş olup, düzenlenen 28/03/2022 tarihli raporda; 15.11.2021 ve 04.01.2022 tarihli yazılarında dosya içerisindeki 07.10.2019 tarihli CD İzleme Tutanağı ile 17.08.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin müşterek raporunda (ayrıca 20.01.2020 tarihli Muratlı Asliye Ceza Mahkemesine sunulan ...'e ait bilirkişi raporunda) incelemesi yapılmış olan olay anına ait kamera görüntülerini içeren CD'nin bulunmadığı ve dosyada içeriğinde kaza sonrasına ait olay yeri resimleri ve videosunun bulunduğu belirtilmiş olup müzekkere yazılarımıza istinaden dosyaya eklenen 8 adet CD'nin 6 adedinde ölü muayene/otopsi görüntülerinin yer aldığı, bir adedinde olay sonrası kaza yeri kamera görüntüleri ve diğerinde ise yine olay sonrası resim dosyalarının bulunduğu anlaşıldığı, sağlıklı kusur izafesi yapılabilmesi açısından 07.10.2019 tarihli CD İzleme Tutanağında belirtildiği üzere Yukarısevindikli Mahalle muhtarlığından elde edilen ve kaza anını içerdiği anlaşılan (ceza mahkemesine sunulan 20.01.2020 ve 17.08.2020 tarihli raporlarda da incelemesi yapılmış olan) 06.10.2019 06.12-06.18 tarihli kamera görüntülerinin incelenilebilir formatta yer aldığı CD'ye mevcutlar ile birlikte ihtiyaç duyulduğu belirtilerek gönderilen belgelerin işlem görmeksizin mahalline iadesine karar verildiği bildirilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 15/11/2021, 04/01/2022 ve 28/03/2022 tarihli ön raporunda belirttiği eksikler tamamlandıktan sonra dosya tekrar gönderilmiş olup, düzenlenen 07/06/2022 tarihli raporda özetle; olayın iki durum olarak incelenmiş olup, 1.durum; müteveffa yayanın kaplama üzerinde yol boyunca yürüdüğü veya araç istikametine göre soldan sağa doğru yolun karşısına geçtiği esnada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde:
A) Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunan yerleşim yeri içi mahaldeki köy yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, devamlı düz yol orta şerit çizgisi olduğu kesimde seyrini kendi istikamet şeridi içerisinde kalacak şekilde sürdürmeyip nizamlara aykırı biçimde yolu ortalayarak seyrettiği esnada, kaplama üzerinde yol boyunca yürümekte olan veya soldan sağa doğru karşıdan karşıya geçiş yapan müteveffa yayaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbiri almadan karşı istikamet şeridinde çarptığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurludur.
B) Müteveffa yaya ... olay mahallindeki köy yolunda nizamlara aykırı biçimde yol ortasında kaplama üzerinde yürüdüğü veya soldan sağa doğru yolun karşısına geçtiği esnada kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, kaplama üzerinde seyir halindeki araçlara karşı korunma tedbiri almadığı esnada seyir halindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı kazada kusurludur.
2.durum; Müteveffa yayanın kaplamaya girip araç istikametine göre sağdan sola doğru yolun karşısına geçtiği esnada kazanın meydana geldiğinin kabulü halinde:
A) Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunan yerleşim yeri içi mahaldeki köy yolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde, görüş alanını etkin bir şekilde kontrol etmesi, seyir istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girerek yolun karşısına geçiş yapmak isteyen ve sol şeride kadar ilerleyen müteveffa yayayı zamanında farkedip etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği kazada kusurludur.
B)Müteveffa yaya ... kendi can güvenliğini tehlikeye atar vaziyette ve yaklaşan araçların hızı ve yakınlığını dikkate almaksızın kaplamaya girdiği, buna rağmen geçişi sırasında kontrollerini sürdürerek korunma tedbirine başvurması gerektiği ve ilk geçiş hakkını seyir halindeki otomobile vermeksizin kontrolsüzce yolun karşısına geçiş yaptığı sırada bu aracın çarpmasına maruz kaldığı kazada kusurludur.
1.durumun kabulü halinde; sürücü ...'ın %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ün %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, 2. durumun kabulü halinde; sürücü ...'ın %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'ün %70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Tarafların beyan ve itirazları üzerine İTÜ Makine ve Trafik Kürsüsünden rapor aldırılmak üzere ...
Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, bilirkişiler ...'ın düzenlemiş olduğu 26/08/2022 tarihli raporda özetle; 06/10/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu, kazada müteveffa yaya ...'ün %50 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/12/2022 tarihli raporda özetle; müteveffa ...'ün dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, müteveffanın kızı davacı... lehine 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, İTÜ Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen 26.08.2022 tarihli raporda davacının murisi ...'nun %50 oranında kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dosyadaki son kusur raporu olan bu tespitlere göre hesaplama yapıldığı, davacı lehine hesaplanacak zarardan %50 kusur indirimi yapıldığı, müteveffanın dava konusu trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucunda, kızı davacı... lehine 81.917,56 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplanmış olup, hesaplanan zarardan %50 kusur indirimi yapıldığında, davacı... lehine 40.958,78 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davacı tarafça, davalı Axa sigorta şirketlerine yapılan başvurunun, 16.06.2020 tarihinde tebliğ edildiğinin kargo teslim belgesinden tespit edildiği, mahkemece temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 29.06.2020 tarihinde davalı Axa sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, dava konusu kazaya karışan ... plakalı araçların kullanım amaçlarının hususi-otomobil olduğunun tespit edildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 16/01/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı miktarının 40.858,78.TL arttırdıklarını belirterek toplam 40.958,78.TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesine talep etmiş olup talep artırım ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacının trafik kazasında ölen babasından dolayı desteğinden yoksun kalması nedeniyle aracın sigorta şirketine karşı açılan destekten yoksun kalma maddi tazminatına ilişkindir.
Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 20/03/1986 tarihli 1986/1585 Esas- 1986/2553 Karar sayıl ilamında belirtildiği gibi; "Desteğin yardımının yalnız parasal nitelikte olmasında zorunluk yoktur. Çünkü ölenin “hizmet edebilme” güç ve yeteneği de para ile ifadesi mümkün olan bir mali imkan teşkil eder. " diye belirtilmiştir.
Davacınan dosya arasında bulunan Tekirdağ Devlet Hastanesinden müzekkere ile istenen 02/12/2019 tarihli 2480 rapor nolu sağlık kurulu raporuna göre; davacı...'ün akli dengesinin akıllıca yaş sürmesi için yeterli olmadığı. Sürekli yardıma muhtaç olduğu. Hastalığının sürekli olduğu, vasi tayini gerektiği belirtilmiştir.
Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır.
İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesine göre; ''Destekten yoksun kalma tazminatının doğumu için destek ile tazminat talebinde bulunan kişi arasında bir destek ilişkisi bulunmalıdır. Burada bahsedilen destek ilişkisi hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar. Destek ilişkisinin varlığında destek olunanın ihtiyaçlarının sürekli ve düzenli olarak karşılanması yer almaktadır. Burada ifade edilmek istenen süreklilik ve düzenlilik hali yardımın belirlenen zamanlarda ve belirli miktarlarda yapılması değil, eğer destek ölmeseydi yardımların devam edeceğine dair bir beklentinin bulunmasıdır. Eğer yardım devamlı destek saiki ile değil de, tek seferlik, geçici, düzensiz ya da gelişigüzel zamanlarda yapılıyor ve ileride yardımın devam edeceğine dair bir beklenti yaratmıyorsa , bu durumda desteğin sürekli ve düzenli olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır".
Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümlerinden anlaşıldığı üzere; destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan yardımdır. Bu tazminatın amacı, ölüm olayı olmasaydı ölenin yardımda bulunduğu kimselere yardımda bulunmaya devam edeceğinin düşünülmesi ve ölüm olayının bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin uğradıkları zararın peşin ve toptan şekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olayından önceki durumlarına kavuşturulmasıdır. Eş deyişle amaç; destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. (Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2019/213 Esas, 2019/7417 Kararı) Burada önemle üzerinde durulması gereken husus, trafik kazasında ölen müteveffanın destek gücünün, evladı çocuğu kızının destek ihtiyacı ile beklenilen destek şeklinin ve miktarının yaşam deneylerine uygun olması gereğidir.
Davacının, öz bababası müteveffanın davaya konu trafik kazası sonucu öldüğü sabit olup, dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi olan 06/10/2019 tarihi itibariyle zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alan davalı sigorta şirketinin kazada davacı açısından meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Davada, davacı ...'ün trafik kazanıda vefat eden müteveffanın, engelli bakıma muhtaç kızı olup kendi kendini idare edemez olup ölen destek babasının ihtiyaçlarını giderdiği maddi yönden destek olduğu tanık beyanları ,kolluk tahkikatı gerek ise davacıya ait Tekirdağ Devlet Hastanesinden verilen 02/12/2019 tarihli 2480 rapor nolu sağlık kurulu raporu tespit edilmiş olup Borçlar Kanununun 50. ve 51. Maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacının desteğin öz kızı olup bakıma muhtaç olması nedeniyle alabileceği destek dikkate alınarak aktüerya bilirkişi tarafından hesaplanan, hakkaniyete uygun raporda, İTÜ Makine ve Trafik Kürsüsünden talimat ile 26/08/2022 tarihli raporda, meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu, kazada müteveffa yaya ...'ün %50 oranında kusurlu olduğu rapora göre, aktüerya bilirkişi tarafından, davacı... için 40.958,78.TL destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiştir.
Bu kapsamda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinine göre davacının, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak buna göre toplanan delillere göre,Davanın kabulü ile, davacı için 40.958,78.TL Destekten yoksun kalma tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 29/06/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kazaya karışan araç hususi araç olduğundan buna göre faizi türü olarak yasal faiz uygulanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M ; Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1.Davanın KABULÜ İLE, Davacı için 40.958,78.TL Destekten yoksun kalma tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında sorumlu olmak üzere, temerrüt tarihi olan 29/06/2020 tarihinden itibaren YASAL faiz işletilecek şekilde davalı sigorta şirketinden alınarak, davacıya ödenmesine,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.797,89.TL karar ve ilam harcının, dava açılışında davacıdan alınan 54,40.TL peşin harç ile 139,55 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 193,95.TL'nin düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 2.603,94.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00.TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4.Davacıların yargılama sırasında yapmış olduğu 54,40.TL başvurma harcı, 54,40.TL peşin harç, 139,55.TL tamamlama ıslah harcı, 418,85.TL posta ve tebligat ücreti, 1.345,00 TL adli tıp fatura ücreti, 5.900,00.TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.912,20.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın vekilinin e-duruşmada yüzüne karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2023 ¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸