7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/6568 E. , 2014/13944 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Karacabey 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 13/02/2014 Numarası : 2013/104-2014/85
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş,Yargıtayca incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı K.. İnşaat Elk. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti. Vekili tarafından istenilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili yanında ödenmeyen ücret alacağını da talep etmiştir.
Mahkemece, davacının talep ettiği ücret alacağına ilişkin talebi kararın gerekçe kısmında değerlendirilerek, banka kayıtları ve bordro kayıtları esas alınmak suretiyle hesaplama yapılan ayrıntılı bilirkişi raporuna itibar edilmiş olup davacının ödenmemiş ücretinin bulunmadığı kanaatine varıldığından ücret istemine yönelik talebin reddine karar verilmesi gerektiği belirtiltiği halde hüküm fıkrasında bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.
HMK'nun 297/2.maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Anılan usul hükmü gereğince, davacının ücret alacağı ile ilgili, istemine ilişkin olarak kararın hüküm kısmında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
3.Taraflar arasında hafta ve genel tatil çalışma karşılığı ücret alacağının bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur. Davacı, davalı işyerinde koordinatör (kontrol) mühendesi olarak çalışmış olup fesih tarihi olan 10.07.2010 tarihi itibariyle brüt 2.916,00 TL ücret aldığını iddia etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasında akdedilen 15.04.2008 tarihli iş sözleşmesine göre davacının aylık brüt 1.825,20 TL ücret alacağı belirtilmiş, aynı sözleşmenin 7/a bendinde ise " ... işçinin aylık olarak hak ettiği ücrete fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde yapılan çalışmadan kaynaklanan zamlı ücretler dahildir..." şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür.
Gerçekten de gerek sözleşmenin akdedildiği Nisan 2008 ayında asgari ücretin birinci dönemde brüt 608,4 TL, net 481,55 TL olduğu, bu hali ile davacının 2008 yılındaki ücretinin asgari ücretin yaklaşık 3 katı tutarında olduğu; feshin yapıldığı Temmuz 2010 itibariyle brüt 760,50 TL, net 599,12 TL olduğu, davacının ise aynı dönemde ücretinin ise asgari ücretin yaklaşık 4 katı tutarında olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca gerek davacının yaptığı iş ve gerekse almış olduğu yüksek miktardaki ücret dikkate alındığında davacının aylık ücretinin içinde çalışılan hafta tatili ile genel tatil günleri hak edilen ücretlerinin de bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle hafta tatili ile genel tatil alacakları talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile kabulüne karar verilmesi bozma nedenidir.