7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/4222 E. , 2014/11369 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Bursa 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 06/01/2014
Numarası : 2012/491-2014/5
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalı nezdinde 1998 yılından başlayarak 16.11.2012 tarihine kadar yangın gözetleme kulesinde kesintisiz olarak çalıştığını ancak davalı işverence sigorta primlerinin yatırılmadığını,bu nedenle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle sona erdirildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma,ulusal bayram genel tatil,hafta tatili,yıllık izin ve işçilik ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunmadığını,aksini iddia eden davacının tespit davası açması gerekeceğini, doğrudan eda davası açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bir işçinin yirmi yıl boyunca sigortasız olarak çalıştırılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,davacı tarafa hizmet tespiti davası açması bakımından süre verilmesine karşın tespit davası açılmadığı,bu durum karşısında davacının alacak davasının usulden reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça işçilik alacaklarının hüküm altına alınması amacıyla eda davası açılmış ve davayı ispat bakımıdan delil olarak bir kısım ödeme belgeleri,gazete küpürleri,fotoğraflar ile tanık ifadelerine dayanılmıştır.
Mahkeme tarafından davacı vekiline, davacının çalıştığı dönemi belirlemek bakımından hizmet tespiti davası açması için 23.9.2013 tarihli duruşmada iki haftalık kesin süre verilmiş davacı vekili 23.09.2013 tarihli duruşmada tespit davası açmayacakları belirterek, tanıkların dinlenilmesini talep etmiştir.
Anayasanın "Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde: "Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bahsi geçen Anayasal düzenlemeye göre hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı gibi hiç kimse de dava açmaya zorlanamaz.
Yukarıda belirtildiği üzere davacı tarafça davanın ispatı bakımından dosyaya sunulna deliller ile davalı tarafın savunmaya dair delilleri göz önünde tutularak mevcut delil durumuna göre yapılacak değerlendirme sonucu bir karar verilmesi gerekirken iken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebidir.