5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilin, davalı deniz taşıması yapan firmanın hasarlı konteynerlerini tamir eden bir firma olduğunu, Müvekkil tarafından tamir edilen konteynere ilişkin olarak ibraz ettiği ödeme icmal dosyasının, 2017 yılı cari hesap ve faturamıza istinaden müvekile yaptığı tamirattan dolayı davalı taraftan 12,165.64 ABD Doları tutarı alacağı bulunduğunu, Müvekkil ile davalı taraf arasında bu hususta müteaddiden yazışmalar oldu ise de bugüne kadar fatura tutarı ödenmediğinden dolayı Arabuluculuk aşamasına başvurulmuş olduğunu, buradan da sonuç alınamadığından işbu davanın açılması zarureti kalınıldığını, bu nedenlerle, 12,125.64 ABD Doları alacağımızın fatura tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte aynen ABD Doları olarak veya ödeme tarihindeki TL kuru dikkate alınarak ve hesaplanarak tespit ve tahsiline, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, Davacı yanın dava dilekçesinde hasarlı konteyner tamir eden bir firma olduklarını, tamir edilen 9 adet konteynerle ilgili müvekkil şirketten 12.16b,64 USD alacaklı olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkilin ... A.Ş.'nin davacı şirket ile herhangi bir ticari ilişkisi olmamış, davacı şirketten herhangi bir hizmet almadığını, hatta ve hatta müvekkilin ... A.Ş 'nin sahip olduğu herhangi bir konteyner dahi bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde bahsini geçirdiği ve delilleri arasında yer alan cari hesap müvekkil şirkete ilişkin değil dava dışı ... (eski ünvanı ...) şirketine ilişkindir: davacı yanın dava konusu ettiği alacağa ilişkin faturayı dava dışı ... (eski ünvanı ...) (... VD : ...) firmasına kesmiştir: davacının delilleri arasında yer alan mail yazışmaları da müvekkil şirket ile değil dava dışı ... (eski ünvanı ...) firması ve bu firmanın personelleri ile gerçekleştirildiğini, bu yazışmalarda borcun kabulü anlamına gelen herhangi bir beyan bulunmadığını, aksine davacı şirketin dava dışı ... 'e 30.000 USD ödeme yapması gerektiği ifade edildiğini, Müvekkil ... A.Ş (... VD : ...) ile ... (... VD : ...) firmaları biri birinden ayrı ve faklı firmalar olup bu firmaların tüzel kişilikleri, unvanları, vergi daireleri, vergi kimlik numaraları, vergi mükellefiyet türleri, adresleri vs. Farklı olduğunu, bu hususun ıspatı açısından müvekkil ... A.Ş. 'nin vergi levhası, (EK-2) 'de davacının muhatabı olan dava dışı ... 'in vergi levhası ve ... 'in dar mükellef olduğu ve daha önce ... olarak kullandığı unvanını ... olarak değiştirdiği yönündeki vergi dairesi yazısının mahkemeye arz edildiğini, müvekkilin ... A.Ş. başka bir şirkettir, davacının muhatabı olan dava dışı ... başka bir firmadır. Bu farkı gözler önüne koymak için şu şekilde bir tablonun çıkartılmasının zaruri olduğunu, müvekkilin ...A.Ş. (... VD : ...) ile ... (... VD : ...) firmaları biri birinden ayrı ve faklı firmalar olmakla, konteyner tamir hizmeti -iddiaya göre- dava dışı ...'e verilmişken ve bu hizmet karşılığı faturalar da dava dışı ... 'e kesilmişken, bu fatura bedellerinin müvekkilim ... *den talep edilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, bu durum aslında davacı tarafından da bilindiğini, davacı yan zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusunda hasım tarafını dava dışı ... olarak gösterdiğini, ... hakkında zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecini tamamladığını, ancak işbu davasını bir başka şirket olan müvekkil ... aleyhine ikame ettiğini, davacı yanın işbu davasında hasım tarafını müvekkil “...A.Ş.” olarak gösterdiğini, fakat davacı yan işbu davasını ikame etmeden önce zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecini ... Anadolu Arabuluculuk Bürosu 'nun ... sayılı dosyası üzerinden başlattığını, ancak ne var ki bahsi geçen ... Arabuluculuk Bürosu 'nun ...sayılı dosyası üzerinden girişilen ve nihayete erdirilen zorunlu dava şartı arabuluculuk sürecinde davacının hasmı “... A/S - ...” olarak belirtildiğini, nitekim bu arabuluculuk toplantılarına da doğrudan doğruya ve asaleten ... noterliğince tasdik edildiğini, ... Dış İşleri Bakanlığınca Apostil şerhi tatbik edilerek uluslararası geçerlilik kazanmış ve Türk Noterliğince sadece tercüme tasdiki yapılmış ...vekaletnamesine istinaden vekili olarak tarafımızca katılındığını, davanın davalısı olan “... A.Ş” aleyhine usulüne uygun olarak başlatılmış ve tamamlanmış bir zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusu bulunmadığını, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkil ... A.Ş. başka bir firma olduğunu, ... (eski unvanı ...) başka bir firma olduğunu, davacı taraf dava dilekçesinde konteyner tamir hizmeti verdiğini, yapılan işe ilişkin olarak ... tarihli ... numaralı, 12.125,64 USD bedelli faturayı düzenlediğini ancak fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürdüğünü, fatura ekindeki yapılan işlemlere ilişkin döküm belgesi incelendiğinde söz konusu ..., ..., ..., .... ..., ..., ..., ..., ... numaralı konteynerlerde yapılan işlemlerin 06.02.2017 / 07.02.2017 / 08.02.2017 tarihlerinde tamamlandığı anlaşıldığını, nitekim dava konusu fatura da 19.12.2017 tarihinde düzenlendiğini, bir eşyanın, aletin, motorlu aracın, ekipmanın, binanın vs. bakımı ve onarımı, elden geçirilmesi, düzenlenmesi gibi iş sahibinin buyruğu altına girmeksizin, bağımsız olarak yapılan, yaptırılan tüm işler TBK 'da geçen Eser Sözleşmesinin konuları arasında olduğunu, dolayısıyla konteynerlerin tamiri ve onarımı hizmeti de İSTİSNA (ESER) AKDİ ÇERÇEVESİNDE verildiğini, bu durumda tbk 'da geçen eser sözleşmelerinden doğan her türlü alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, Konteynerlerin onarım işlemleri en son 08.02.2017 tarihinde sonra erdiğine ve bu onarım işine ilişkin olarak dava konusu fatura 19.12.2017 tarihinde düzenlendiğine göre davacının dava konusu eser sözleşmesinden doğan alacağının en geç 19.12.2022 tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacı taraf haksız ve kötü niyetle dava konusu tamir işinin tamamlanmasından ve dava konusu faturanın düzenlenmesinden yaklaşık 6 sene sonra ve fatura alacağının zamanaşımına uğramasındân yaklaşık 1 sene sonra, 27.11.2023 tarihinde fatura alacağının tahsili için davasını ikame ettiğini, alacak davasının açıldığı tarih itibariyle dava konusu alacak zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle husumet nedeniyle reddine, arabuluculuk dava şartı noksanlığı nedeniyle reddine, dava konusu alacağın zamanaşımına uğramış olması sebebiyle haksız davanın reddine, davacı aleyhine asıl alacağın 120 'sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin 1. Fıkrasında; " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; Dosyaya sunulan ...Arabuluculuk bürosunun ... arabuluculuk numarasına kayıtlı arabuluculuk son tutanağından karşı tarafın ....- olduğu , davacının mahkememize açtığı, dava dilekçesinde ise davalı tarafın ... A.ş. Olarak gösterildiği, dosyamızda davalı olarak ... a.ş.'nin vekille temsil edilerek dosyaya cevap dilekçesi sunduğu anlaşıldığı, davacının dava dilekçesinde belirttiği davalının adresinin gelir idaresi başkanlığından alınıp davalı tarafından dosyaya sunulan vergi kaydına göre ...A.Ş.'nin adresinin aynı olduğu gözönü alındığında bu durum mahkememizce maddi hata olarak değerlendirilmemiş ve davanın davalısıyla arabuluculuk son tutanağı düzenlenilmeden dava açıldığından, dava şartı arabuluculuğa gidilmeden dava açıldığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi tebliğinin 7/2. Maddesi olan "(2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü gereğince davalı vekiline A.A.Ü.T. Gereğince hesaplanan 17.900,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 5.986,52-TL'den mahsubu ile fazla yatan bakiye 5.558,92-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirdiğinden 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 19/01/2024 19/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)