5. Ceza Dairesi
5. Ceza Dairesi 2021/16059 E. , 2023/12056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.11.2012 tarihli ve 2011/52765 Soruşturma, 2012/37040 Esas, 2012/12916 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca iki kez cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2013 tarihli ve 2013/63434 Soruşturma, 2013/47172 Esas, 2013/17216 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/7 Esas sırasına kayden görülen davanın, İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1827 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.01.2015 tarihli ve 2012/1827 Esas, 2015/51 sayılı Kararı ile tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, kararın katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/5086 Esas, 2020/2533 sayılı Kararı ile yüklenen suçun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde sanığın zincirleme tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ve 625 tam gün karşılığı 18.750 TL adli para cezası ile mahkumiyetine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemi, müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ayrıca ... vekili tarafından sanığın üst hadden cezalandırılması talebine ilişkindir. Sanık ve müdafii, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasını talep etmiştir.
III. GEREKÇE
1.... ve ...'nın sanık hakkındaki tefecilik suçunun doğrudan zarar göreni oldukları, bu sıfatlarının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234 üncü maddeleri gereğince davaya katılma ve hükmü temyiz haklarının bulunduğu nazara alınarak tebliğnamedeki temyiz isteminin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
2.11.07.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 21.05.2010 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
3.Tefecilik suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
4.Dosya kapsamına göre son suç tarihinin 11.07.2011 olarak kabul edilmesi gerektiği ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/46 Esas, 2021/662 sayılı Kararına yönelik katılanlar ... ve ... vekilleri ile sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.