7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/3322 E. , 2014/11704 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Samsun 1. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/12/2013
Numarası : 2013/305-2013/762
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2.Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, davalı iç hastalıkları uzmanı doktora ait muayehanede 1989 yılından itibaren çalışmaya başladığını, ancak sigorta kaydının 1995 tarihinde yapıldığını, iş aktinin işveren tarafından ihbar ve kıdem tazminatı ödenmeksizin son verildiğini, çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izin kullanmadığını, resmi tatil günlerinde ve fazla mesai yaparak çalıştığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti ve milli/dini bayram ücretinden oluşan işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı cevabında, davacıya var olan tüm haklarının ödendiğini savunup ihbarname sunmuş ve zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, davacının eli mahsulü olan ibranameye değer verilerek ibranamede resmi tatiller, mesailer ve kıdem tazminatını tamamının alındığının kabul edilmesi nedeniyle belirtilen alacak istemleri reddedilmiş, fazla mesai yapıldığı hususunun kanıtlanamadığı, işyerinin kapatılacağının daha önceden beyan edildiğinin davacının kabulünde olduğu gerekçeleriyle de fazla mesai ücreti ve ihbar tazminatı istemleri olmak üzere davanın tümden reddine karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde kıdem tazminatının ödenmediğini, kendisine çalışmasına devam edeceği ve oğlunu işe yerleştirileceği vaadiyle dosya içindeki belgenin imzalatıldığını iddia etmiş, davalı ise davacıya kıdem tazminatı ödendiği için dosyadaki belgenin imzalandığını savunmuştur.
Dosya içeriği ve tarafların konumu birlikte değerlendirildiğinde davalı işverenin kıdem tazminatı ödenmesini diğer delillerle birlikte ispatlaması gerekir. Zira davalı tarafından sunulan davacı tarafından yazılan ve imzalanan tarihsiz el yazılı belgede davacının "30.09.2007 tarihine kadar resmi tatiller, mesailerin ve kıdem tazminatımın tamamını almış bulunmaktayım, hiç bir alacağım yoktur." şeklindeki beyanı mevcut olup miktar ve ödemeye dair başka belge bulunmamaktadır Şu durumda, işveren kayıtları getirtilmeli ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir. Anılan yön gözetilmeksizin tarihsiz ve miktar içermeyen belgeye itibar edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmayacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde, davalı işverenin işyerinden fiilen ayrılmasından yaklaşık 20-25 gün önce işverenin telkinleri neticesinde iş yerinden çalıştırılmaya devam edeceği ve hatta oğlunun işverence vaad edilen bir işe yerleştirileceğine inanarak hiçbir bedel almaksızın ibranameye imza attığını, ancak işveren tarafından aynı tarihte haberi olmadan SGK. kayıtlarında çıkışının yapıldığını, oysa ki işyerinden 20-25 gün sonra ayrıldığını iddia ederek ihbar tazminatı isteminde bulunmuştur. Mahkemece, işyerinin kapatılacağını davacı işçinin daha önceden bildiği gerekçesiyle ihbar tazminatı isteği reddedilmiştir. İhbar öneli verdiğini davalı işverenin ispatlaması gerekir. Dosya kapsamından davalının ihar öneli verdiğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, ihbar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekir.
4.Taraflar arasında davacının yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı ve buna bağlı olarak yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı yıllık izinlerini kullanmadığını iddia etmiş, davalı ise kullandığını savunmuştur.
Davacı tanıkları davacı iddiası doğrultusunda, davalı tanıkları ise davalı savunması doğrultusunda beyanda bulunmuşlardır.
Yıllık iznin kullandırıldığını davalı işverenin yazılı delilerle ispatlamsı gerekir. Kaldı ki, davacının sekreter olarak davalı doktorun izne gittiği tarihlerde muayenehanede durup randevuları takip etme iddiası hayatın olağan akışına daha uygun olup davacı tanıklarının bu doğrultudaki beyanlarına itibar edilmesi gerekirken davalı tarafından kullandırıldığı ispatlanamayan yıllık izin ücreti isteminin reddi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut olayda, davacı tanıkların beyanlarına göre davacının fazla mesai yaptığı sabit olup mahkemenin bu yönü gözetmeden fazla mesai ücreti istemini fazla çalışma hususunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddetmesi bozma nedenidir.