2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/234 Esas - 2022/1367
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit ve İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil aleyhine davalı firma tarafından Bursa 10. İcra Müdürlüğü 2019/...
E. Sayılı dosyasından 15.11.2019 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, haciz ihbarnamesinin müvekkile tebliğ edilemeyip göndericisine iade edildiğini, müvekkilin söz konusu tebligattan haberi olmamasından dolayı cevap veremediğini, daha sonra 25.02.2020 tarihinde müvekkil firmaya 89/2 haciz ihbarnamesi gönderilmiş olup söz konusu ihbarname tebligat kanunu 35. Maddeye göre tebliğ edildiğini, müvekkil firmanın söz konusu ihbarnamelerden haberi olmadığından cevabi yazı veremediğini, davalı tarafın 3. Haciz ihbarnamesini de yine iade dönen adrese göndermiş olup müvekkilimizin bu 3 ihbarnameden de haberi olmadan borçlu olarak eklenmiş ve araçlarına haciz koyulduğunu, 3. Haciz ihbarnamesine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir evrak bulunamadığını, yapılan tebligat açıkça usule aykırı olduğu gibi davalı tarafından müvekkilimize yöneltilen alacakların kesinlikle hiç bir hukuki dayanağının olmadığını, müvekkilin takip borçlusuna böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilin ticari defterlerinin incelenmesi halinde borçlular ile herhangi bir ticari ilişki içerisinde olmadığı tespit edileceğini, müvekkilin dosya borçlusu şahıs ve şirketlerin ismini dahi duymadığını, tüm bu nedenlerle teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren Bursa 10. İcra Müdürlüğü 2019/... E. sayılı icra takibinin icra takibinin durdurulmasına, haklı davanın kabulüne ve Bursa 10. İcra Müdürlüğü 2019/...
E. Sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkil firma, dava konusu icra takibini MNG Faktoring'den temlik alarak takipte alacaklı sıfatına sahip olduğunu, dolayısıyla icra dosyasındaki evvelki işlemler MNG Faktoring tarafından yürütüldüğünü, dosyanın önceki alacaklısı tarafından, dosya borçlusu ... ile ticari ilişkisi olduğu tespit edilen şirketlere 89/1 ihbarnamesi gönderilerek, borçlunun kendilerinde bir alacağı olup olmadığı hakkında bilgi istendiğini, bu işlem toplamda 7 farklı şirket için talep edilmiş, her bir şirkete 89/1 ihbarnameleri gönderildiğini, davacı tarafın her ne kadar ...'e herhangi bir borçları olmadığını iddia etse de, aralarındaki ticari ilişki tespit edilerek ve borçlu ...'in davacıdan alacağı olduğu tespit edilerek 89/1 ihbarnamesi kendilerine tebliğ edildiğini, davacı taraf aralarında herhangi bir ilişki olmadığını iddia etse de bu husus ancak bilirkişiler nezdinde veya yapılacak keşif ile ispatlanabileceğini, bu iddianın ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı taraf ... Lojistik'e çıkan tebligatlar ise öncelikle iade olmuş, kendilerine 89/1 ihbarnamesi tebliğ edilemediğini, bunun akabinde ise borçlunun Ticaret Sicile kayıtlı adresi tespit edildiğini, davacı tarafın sistemde kayıtlı adresi, ekte yer alan ticaret sicil gazetesi örneğinden de anlaşılacağı üzere "Işıktepe Mah. Fırtınalı Sk. No:14/4 Nilüfer/BURSA" olarak bildirildiğini, 17.02.2021 tarih ve 10269 sayılı Resmi Gazetede yer alan adres değişikliği ilanına kadar da şirket bu adrese kayıtlı kaldığını, dolayısıyla davacı şirkete çıkartılan tüm tebligatlar Tebligat Kanunu m.35'e göre kayıtlı adreslerine çıkartılarak tebliğ edildiğini, dosya içerisindeki tebliğ mazbatalarına bakıldığında, adreslerin ticaret sicile kayıtlı adres olduğu ve m.35'e göre tebliğ edildiği görüleceğini, dolayısıyla tebligatlarda hiçbir usulsüzlük olmadığını, davalı taraf davasını menfi tespit davası olarak açmış ise de sonuç bölümünde "icra takibinin iptalini" talep ettiğini, 89/1, 89/2 ihbarnamelerine cevap vermeyen ve kendisine 89/3 ihbarnamesi gönderilen taraf, kanunen on beş gün içerisinde "takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek" maksadı ile davayı açması gerektiğini, davalı tarafın takibin iptalini talep etme hakkı bulunmadığını, dolayısıyla dava dilekçesinin sonuç ve talep bölümüne bakıldığında bunun bir menfi tespit davası değil takibin iptal edilmesi amacıyla açılmış bir dava olduğu görüldüğünü, davalı tarafın bu talebi kabul edilebilir olmamakla birlikte, usul ve yasaya da aykırı olduğunu, davacı tarafın böyle bir davayı açma hakkı ve yetkisi bulunmadığını, açıklanan nedenlerle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davada esas incelemesi yapılarak davacı tarafın talepleri bakımından tümden reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyasının, Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/281 E. 2021/253 K. Sayılı görevsizlik kararı ile esasa kaydedildiği anlaşıldı.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, İİK'nun 89. maddesine dayalı haciz ihbarnameleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Davalı tarafından davacıların keşideci, davalının hamili olduğu 35.250,00 TL bedelli çek sebebiyle Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı icra takip dosyasında icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.
Mahkememiz dosyası, temin edilen evraklar ve icra dosyası ile birlikte konusunda uzman SMMM bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu temin edilmiştir.
Bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 06/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacının 2019 yılı yevmiye ve defteri kebir defterlerinin tasdiklerinin T.T.K'nun 69. İle 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırılmış olduğu, envanter defterinin yaptırılmamış olduğu, kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, davacının tutulması zorunlu ticari defterlerinin kendi içinde birbirlerini doğruladığı, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmamış olduğu, bu nedenle ticari defterlerin 2019 yılı için delil niteliği taşımadığı (YHGK 24.03.1994 gün E.1994/963, K.1994/1786) davacının ticari defterlerine göre takip borçlusu ile arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığı; takip borçlusu tarafından tarafıma incelenmek üzere yasal defterleri sunmak adına iletişime geçilmediği için defterlerin tasdikine ilişkin bilgi edinilemediği, takip borçlusu defterleri incelenemediği için davacı ile ticari ilişkisinin olup olmadığı tespit edilemediği hususu mütala edilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 89. maddesi uyarınca, borçlunun üçüncü şahıs nezdinde bulunan para alacaklarının haczi halinde borçluya, alacağı karşılayacak kadar borcunu alacaklıya ödeyemeyeceği ve ancak icra dairesine ödeyebileceği duyurusunu içeren haciz ihbarnamesi (birinci haciz ihbarnamesi) gönderilir. Haciz ihbarnamesini alan üçüncü kişinin tebliğden itibaren 7 gün içerisinde borçlu olmadığına veya borcun tebliğden önce ödendiğine dair yazılı veya sözlü olarak itirazda bulunmadığı takdirde kendisine, kendisine gönderilen birinci haciz ihbarnamesine 7 gün içerisinde itiraz etmediği ve bu nedenle borcun zimmetinde sayıldığına ilişkin yeni bir haciz ihbarnamesi (ikinci haciz ihbarnamesi) gönderilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, tebliğden itibaren 7 gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci haciz ihbarnamesine de süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir. 2004 sayılı İİK’nın 89/5. maddesine göre açılacak istirdat davasında ise; üçüncü kişi, kötüniyetli olan takip alacaklısına karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı meblağı geri alabilir. Burada üçüncü kişi, kötüniyetli takip alacaklısına karşı açtığı davanın hukuki sebebi 6098 sayılı TBK 49 ve devamında düzenlenen haksız fiil, takip borçlusuna karşı açılan davanın hukuki sebebi ise 6098 sayılı TBK m. 77 ve devamında düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Dolayısıyla üçüncü kişi konumunda olan davacının, takip alacaklısı yönünden davacı üçüncü kişinin, takip borçlusuna borçlu olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, üçüncü kişinin herhangi bir borcu olmadığını bilerek kötüniyetli olarak haciz ihbarnamelerini gönderdiği hususunu ispatlaması gerekir (Bkz. Yargıtay 11. HD.nin 08/02/2021 tarihli ve E. 2020/3631, K. 2021/973 sayılı ilamı). O halde yukarıdaki açıklamalardan somut olayda, dava,
İİK'nun 89/3.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarının maddedeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere 15 gün içerisinde açılması gerekir. 15 günlük süre hak düşürücü süredir.
Davacı tarafa tebliğ edilen Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2019/... sayılı icra takip dosyasıdaki üçüncü haciz ihbarnamesinin 11/03/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ise İİK'nun 89/3 maddesinde öngörülen 15 günlük sürenin dolmasından çok sonra 30/09/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafın İİK 89. Maddesine göre menfi tespit davasının hak düşürücü süre sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir Diğer yandan davacı tarafından ödeme yapıldığını ödenen bedel kadar davanın istirdat davasına dönüştüğü ileri sürülerek istirdat talebinde bulunmuştur.
Bu durumda davacı tarafından ödenen bedelin istirdadının talep edilebilmesi için icra takip alacaklısının,
İİK 89/5’e göre kötü niyetli olduğunu ve takip alacaklısı yönünden davacı üçüncü kişinin, takip borçlusuna borçlu olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, üçüncü kişinin herhangi bir borcu olmadığını bilerek kötüniyetli olarak haciz ihbarnamelerini gönderdiği hususunu davacı tarafından ispat edilmesi zorunludur.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/690 Esas ve 2021/3698 Karar sayılı Kararda vurgulandığı üzere)
Davacı taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı ancak davalının kötü niyetli olduğu, kötü niyetli hareket ettiğine dair bir kaydın bulunmadığı davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. ( Samsun Bam 3 HD 2022/740 Esas ve 2022/1439 Karar sayılı benzer Kararda vurgulandığı üzere ) H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1.Davacı tarafından İİK 89. Maddesine göre açılan menfi tespit davasının hak düşürücü süre sebebi ile reddine,
2.Davacı tarafın İİK 89. Maddesi uyarınca istirdat talebinin subut bulmadığından reddine,
3.Davalı lehine kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine,
4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40, TL'nin mahsubu ile bakiye 26,30 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kararın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgililerine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/12/2022 Katip ....
(e-imzalıdır)
Hakim ....
(e-imzalıdır)
Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip ...
(e-imzalıdır)