1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/10181 E. , 2023/7651 K.
"İçtihat Metni"
T U T U K L U D U R U Ş M A T A L E P L İ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, ..., ...
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar Mehmet ve Ümmühan müdafii, katılan kurum vekili ve sanık ... müdafii
Katılanlar Mehmet ve Ümmühan vekilinin sanık ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede sanık ... hakkında anılan suç bakımından açılmış kamu davası bulunmadığı ancak İlk Derece Mahkemesi tarafından bu hususta suç duyurusunda bulunulduğu anlaşılmakla, bu istem inceleme dışında bırakılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında suç delillerini yok etme gizleme veya değiştirme suçundan hükmolunan beraat kararı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ile bu suça yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında ihmali davranışla kasten adam öldürme suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin ve sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/352 Esas, 2021/250 Karar sayılı kararı ile;
a)Sanık ... hakkında suç delillerini yok etme gizleme veya değiştirme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
b)Sanık ... hakkında ihmali davranışla kasten adam öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 83 ncü maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
2.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1539 Esas, 2022/1891 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili, katılan kurum vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılanlar Mehmet ve Ümmühan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan, sanık ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ile yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçlarından mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanık ...’ın eyleminin kasten öldürme olarak kabul edilmesi gerektiğine ve vekâlet ücretine, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanık ...’ın yaralama veya öldürme kastı ile hareket etmediğine, olayda sanığın taksirli eyleminin de bulunmadığına, eksik incelemeye, meşru savunmaya, meşru müdafaada sınırın aşılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Maktul ile sanık ... arkadaş olup aynı evde ... süredir ailelerinin bu durumdan haberi olmaksızın birlikte yaşadıkları, diğer sanık ...'inse maktul ile sanık ...'ın birlikte yaşadıkları dairenin karşısındaki apart daireye yaklaşık 20 gün önce taşındığı, sanık ...'ın olayın olduğu gece arkadaşları ile alkollü bir mekanda eğlenmek için evden çıktığı, öncesinde de 300 TL parayı maktulden aldığı, sabaha karşı saat 03.00 sıralarında birlikte yaşadıkları aparta döndüğü, sanık ...'e ait dairede oturmaya başladıkları, yanında diğer sanık ... ve tanıklar H.Y ile İ.O'nun da bulunduğu, sonrasında sanık ...'ın maktulle birlikte kalınan aparta gidildiği, tarafların komşu tanık beyanlarından anlaşıldığı kadarıyla daha önceden olduğu gibi aldatma ve kıskançlık gibi nedenlerle tartışmaya tutuştukları, bu tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ...'ın bıçak ile maktulün boyun bölgesine bir kez darbe vurarak yaraladığı, adlî tıp raporuna göre bıçağın ucunun 3 cm nüfuz ettiği, başlangıçta bu yaralanmanın niteliği konusunda her iki sanığın kararsız kaldıkları, dinlenen diğer tanıkların da bu aşamada ölenin herhangi bir yardım çağrısında bulunmadığı ve hastane konusunda talebinin bulunmadığını teyit ettikleri, maktulün bir süre oturduğu, bu sırada Gamze'nin taytını çıkardıkları, sonrasında kanamanın artması ile sanık ...'ın 112'yi arayarak intihar girişiminden bahsedip tedavi için ambulans istediği, dinlenen tanıkların taraflar arasındaki tartışmayı teyit ettikleri, bu tartışmaların benzer şekilde daha önce de olduğu, olay gününde de yaklaşık yarım saat ölen ve sanık ...'ın tartışıp kavga ettikleri, bunun sonucunda sanığın göğüs üst kısım, boyun bölgesine yakın yerden bıçak ile yaralayarak Gamze'nin ölümüne neden olduğu, Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 10.02.2021 tarihli raporda belirtildiği üzere ölende sadece bir adet delici ve kesici yaranın mevcut olduğu ve hızlı bir şekilde tıbbî müdahale olsa idi çok büyük olasılıkla ölümün gerçekleşmeyeceğinin ancak bunun kesin olmadığının bildirildiği, dolayısı ile sanık ...'ın zamanında ve hızlı bir şekilde tıbbî yardım istemeyerek eyleminin sonucunu ağırlaştırdığı anlaşılmıştır. Sanık ...'ın yaralanma meydana geldikten sonra diğer sanık ...'i çağırarak tampon yapmaları, kanamayı durdurmaya çalışmaları nedeniyle aralarında öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmadığı, bu durumda ani gelişen kavgada sanığın yaralama kastının ötesine geçen bir kastının bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Maktulün yarasının yüzeyel olduğunu düşünen sanık tam olarak belirlenemese de yaralanma anından ölümün gerçekleştiği anın hemen öncesine kadar muhtemelen korku, kaygı ve ailelerin birlikte yaşadıklarını bilmemeleri nedeniyle oluşan tedirginlikle 112'yi aramama şeklindeki ihmali neticesinde ölümün meydana geldiği kabul edilmiştir.
2.Sanıkların ve tanıkların beyanları tespit edilerek evrak içerisine eklenmiştir. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri raporu, maktul hakkında Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 10.02.2021 tarihli otopsi raporu, 112 kayıtlarının çözümü neticesinde düzenlenen kolluk tutanağı dosya kapsamında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
A. Suç vasfı yönünden;
Sanık ile maktul arasında kıskançlık sebebiyle çıkan tartışmada, sanığın maktulü sağ parasternal bölgede orta hattın 4 cm sağında juguler çentik hizasından bıçakla yaraladığı, dosyada mevcut otopsi raporunda yaranın derinliğinin 3-5 cm olduğunun ve maktulün ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar delinmesinden gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, sanığın maktulü yaraladıktan sonra yaklaşık 45 dakika boyunca ambulans çağırmadığı, Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 10.02.2021 tarihli raporda kişinin yaralanmanın hemen akabinde 112 acil servisine haber verilmesi ya da hastaneye götürülmesi halinde kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu ancak kesin olmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın suçta kullandığı aletin elverişliliği, hedef aldığı vücut bölgesi ve maktule yönelik yaralama eylemini gerçekleştirdikten sonraki davranışları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kasten öldürme suçunun kanunî tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek hareket ederek öldürme suçunu doğrudan kastla işlediği anlaşılmakla, Mahkemece suç vasfının, tespit ve tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
B. Haksız tahrik yönünden;
Olayın başlangıcını gören tanık bulunmadığı, olayın meydana geliş şekli ile ilgili sanığın aksi kanıtlanamayan beyanlarına göre ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının tespit edilemediği olayda,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 367 Karar sayılı kararıyla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında da kabul edildiği üzere, sanık lehine asgarî oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
C. Vekâlet ücreti yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ...
hakkında verilen beraat kararı yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar Mehmet ve Ümmühan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
hakkında verilen mahkûmiyet kararı yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklandığı üzere suç vasfında yanılgıya düşülmesi, sanık hakkında koşulları oluştuğu halde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması ve vekâlet ücretine hükmolunmaması nedenleriyle katılan kurum vekilinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/1539 Esas, 2022/1891 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.12.2023 tarihinde karar verildi.