14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı ... Tekstil San. ve Tic. A.Ş.'nin 203'ü yurtdışında, 300'den fazlası yurt içinde olmak üzere 504 mağazada, dünya genelinde ise 800'den fazla satış noktasında bulunduğunu, davacı şirket ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari mal alım-satımı konusunda üretim ve satın alma sözleşmesi yapıldığını, davalı borçlu şirket davacı şirketin 22.12.2015 tarihinden beri tedarikçisi olduğunu, aralarındaki ticari ilişki ve sözleşme gereğince mal alım-satım yapıldığını ve satışların faturalandırıldığını, cari hesapta görüleceği üzere davacı şirket tarafından kumaş satıldığı, davalı borçlu tarafta işbu kumaşlar üzerinde üretim yaptığını ve mamul ürün olarak davacı şirkete sattığını, davacı şirket ticari ilişkinin gereği olarak kumaş teslim görevini layığı ile yerine getirmiş olmasına karşın, davalı borçlu şirket davacı şirkete yapması gereken ödemeleri yapmaktan imtina ettiğini, davacı şirketin davalı borçlu şirketten alacağını tahsil edebilmek için ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçtiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız bir şekilde itiraz edildiğini ve bunun üzerine takibin durdurulduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan borca itirazın iptalini, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve tüm fer'ileriyle birlikte icra takibine devam edilmesini, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkil aleyhine .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasıyla ticari ilişkinden doğan bakiye alacak iddiasıyla 65.127,56TL alacak talebinde bulunduğunu ve devamda ikame ettiği bu davada borcun kaynağının satılan ve teslim edilen kumaş bedeline ilişkin olduğunu iddia ve beyan ettiğini, davacının iddialarının aksine takip ve davaya konu alacağın dayanağını teşkil eden ticari malın (kumaş) davalıya satılmadığı ve teslim edilmediğini, davacının aksi yöndeki iddialarının doğru olmadığını, davalıya teslimin gerçekleştirildiğine dair usulüne uygun bir sevk irsaliyesi yahut teslim belgesi bulunmadığını, tarafların tacir sıfatında oldukları ve dava konusu alacağın miktarı itibariyle senetle ispat şartlarına tabi olduğu dikkate alındığında davacının öncelikle satım ve teslimin gerçekleştiğine dair iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, yazılı delile dayanmayan ispat vasıtalarına muvafakatin bulunmadığını, davalının, davacıya muaccel herhangi bir borcu bulunmadığını belirterek, tüm bu açıklanan nedenlerle davacının haksız ve mesnetten mahrum davasının reddini, davacı takibe konu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
Mahkememizce dava konusu takip dosyasının çıktılarının UYAP üzerinden alınarak dosya içerisine konulduğu ve tarafların BA-BS formlarının celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında cari hesaptan kaynaklanan 65.127,56TL üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 05/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 08/12/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Mali Müşavir bilirkişinin 12/12/2023 tarihli raporunda özetle; Rapor içerisinde belirtildiği üzere; Davacı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2020 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2020 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davacı yasal defterlerinde davacı taraf davalıdan 65.189,15-TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken davalı yasal defterlerinde davalı tarafın davacıya 65.253,83 borçlu olarak göründüğü, Davacının kestiği faturaların e-fatura olarak kesildiği ve dijital olarak davalıya tebliğ edildiği ve davalı ticari defterlerine kayıt edildiği işbu faturalara veya muhteviyatı hizmetlere davalı tarafından sitiraz edildiğine ilişkin dosyada mevcut herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Davalının kestiği faturaların e-fatura olarak kesildiği ve dijital olarak davacıya tebliğ edildiği ve davacı ticari defterlerine kayıt edildiği işbu faturalara veya muhteviyatı hizmetlere davacı tarafından itiraz edildiğine ilişkin dosyada mevcut herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Tarafların ticari defterlerinin ve BA-BS formalarının karşılaştırılması neticesinde tarafların bildirimlerin birbirini doğruladığı, Davacının icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, taraflar arasında yapılan Üretim ve Satın Alma Sözleşmesinde alacağa talep edilecek faiz oranı ile ile ilgili madde bulunmadığı, Davacının davalıdan 65.189,15-TL tutarında alacaklı olduğu, taleple bağlılık ilkesi olarak talep edebileceği alacak miktarının 65.127,56-TL olduğu, Davacının inkâr tazminatı talebinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki açık cari hesaptan takip edilen fatura alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Cari hesap TTK 89 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin yazılılık şartı geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir. Taraflar arasında yasal şekilde aranan bir cari hesap ilişkisi bulunmamaktadır. Ancak zamana yayılı olacak şekilde ticari ilişki bulunmaktadır. Bu durumda incelenen ticari defterlerden de anlaşıldığı üzere aralarında ticari ilişki bulunduğu ve alacak ile borçları açık cari hesap ile takip ettikleri anlaşılmıştır. Davacının doğrudan TTK 89 ve devamında düzenlenen cari hesap sözleşmesinden yazılı geçerlilik şartına aykırılıktan yaralanamayacağı açık ise de ticari defter kayıtlarından alacağını ispat etmesi mümkün olacaktır.
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır.
Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.
Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde;
Uyuşmazlığın taraflar arasındaki açık cari hesaptan takip edilen fatura alacağına ilişkin yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali davası ile inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden kaynaklandığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, mahkememizce ön inceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, taraflara usulüne uygun ihtaratların yapıldığı, incelemenin taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde yapıldığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile, taraflarca incelemeye ibraz edilen yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehlerine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı yasal defterlerinde davalıdan 65.189,15-TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken davalı yasal defterlerinde davacıya 65.253,83-TL borçlu olarak göründüğü, davacının kestiği faturaların e-fatura olarak kesildiği ve dijital olarak davalıya tebliğ edildiği ve davalı ticari defterlerine kayıt edildiği işbu faturalara veya muhteviyatı hizmetlere davalı tarafından itiraz edildiğine ilişkin dosyada mevcut herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, davalının kestiği faturaların e-fatura olarak kesildiği ve dijital olarak davacıya tebliğ edildiği ve davacı ticari defterlerine kayıt edildiği işbu faturalara veya muhteviyatı hizmetlere davacı tarafından itiraz edildiğine ilişkin dosyada mevcut herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, tarafların ticari defterlerinin ve BA-BS formlarının karşılaştırılması neticesinde tarafların bildirimlerin birbirini doğruladığı, davacının icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, taraflar arasında yapılan Üretim ve Satın Alma Sözleşmesinde alacağa talep edilecek faiz oranı ile ile ilgili madde bulunmadığı, davacının davalıdan 65.189,15-TL tutarında alacaklı olduğu, taleple bağlılık ilkesi olarak talep edebileceği alacak miktarının 65.127,56-TL olduğu, davacının inkâr tazminatı talebinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu'' tespitlerinin yapıldığı, bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmıştır.
Faturaya dayalı alacak iddiası kapsamında salt fatura malın teslimi için yeterli değilse de iki tarafın da ihtilafsız şekilde vergi dairelerine ba/bs formlarını bildirmesi, faturaların itiraza uğramaması, ticari ilişkinin aynı şekilde defterlere yansıması akdin ve faturadaki miktarın kabul edildiğine karinedir. Davalının, davacının dayandığı faturaların tümünü ba formu ile bildirdiği ve faturalara itirazının bulunmadığı, tarafların Ba/Bs formlarının ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olup, taraf bildirimlerinin birbirini doğruladığı, dava dışı...tekstil adlı şirketin aracılığıyla teslim edilen mallara dayalı irsaliye kayıtları ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamının davacının haklılığını gösterdiği, bunun yanında ticari defterlere dayalı yazılı delilin aksini iddia eden davalının taraflar arasındaki güven ilişkisine dayalı kayda dair savunmasının aynı güçte yazılı delil ile ispat olunamadığı, bir başka deyişle davalının fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle kanıtlayamadığı, davacı yasal defterlerinde davacı taraf davalıdan 65.189,15-TL tutarında alacaklı olarak görünmekteyken davalı yasal defterlerinde davalı tarafın davacıya 65.253,83-TL borçlu olarak göründüğü, taleple bağlılık ilkesi ve takipteki miktar kapsamında davacının davalıdan 65.127,56-TL alacaklı olduğu, sözleşmede aksi belirlenmeyen takipteki işleyecek ticari faiz oranın ticari iş karinesine uygun olduğu anlaşıldığından asıl alacak niteliğindeki bu miktarı içeren ilamsız takipte davalı itirazının iptali ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu edilen ve davalı defterlerinden de açıkça anlaşılabilen asıl alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
1.Davanın Kabulü ile; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 65.127,56 TL asıl alacak üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
2.Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 13.025,51-TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 4.448,86-TL karar ve ilam harcından 786,58-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.662,28-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 786,58-TL peşin harç olmak üzere toplam 867,28-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.913,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.06/01/2024 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)