10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/5744 E. , 2023/12484 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen yaşlılık aylığının durdurulmasına ilişkin kurum işleminin iptali, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 20.04.2008-14.05.2008 ile 10.08.2008-10.05.2010 tarihleri arasında çalıştığını, işyerindeki görevinin alçıdan peri bacası yapmak olduğunu, bu çalışmalarının davalı işveren tarafından 506 sayılı Kanun kapsamında Kuruma bildirildiğini, çalışmaları sonunda Kurumca yaşlılık aylığı tahsis edildiğini, daha sonra işyerinde yapılan denetimde işyerinde fiili olarak çalışılmadığı halde sigortalı olarak bildirildiği gerekçesi ile iptali sonucuna ulaşıldığını, 21 Kasım 2012 tarihli yazı ile yaşlılık aylığının durdurulduğunun bildirildiğini, davacıya yersiz ödenen aylıklar nedeniyle 21.408,59 TL'nin ödenmesinin istendiğini, davalı şirkete ait işyerinde 05.03.2008-11.03.2010 tarihleri arasında eylemli olarak çalıştığını beyanla davacının davalı şirkette 20.04.2008-14.05.2008 ile 10.08.2008- 10.05.2010 tarihleri arasında işyerinde mülga 506 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesine tabi hizmet akdi ile çalıştığının tespitini, yaşlılık aylığının kesilme tarihi itibarı ile davacıya yeniden yaşlılık aylığı tahsisi ile ödenmeyen yaşlılık aylıklarının ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile ödenmesi gerekliğinin tespitini, davalı Kuruma yersiz ödendiği iddia edilen aylıklar nedeniyle borcu olmadığının tespitine, aksine Kurum işleminin iptalini yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan incelemeler neticesinde davacının da adının geçtiği 65 kişinin fiilen söz konusu işyerinde çalışmadıkları halde sigorta bildiriminin yapıldığını, ...'ın şirkette bir sorumluluğu olmadığını, söz konusu işyerinde 23.02.2012 tarihinde yapılan durum tespitinde 65 kişinin hiçbirine rastlanmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
2.Diğer davalı dosya kapsamında cevap dilekçesi ibraz etmemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.03.2016 tarihli ve 2013/1-2016/89 sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; "... dosyada mevcut 24.4.2008 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde yapılacak işin bekçilik olarak belirtildiği ancak tanık anlatımlarında davacının yaptığı iddia edilen işin peri bacası maketi yapıp satma işi olarak anlatıldığı anlaşılmakla davacının ne iş yaptığı net olarak belirlenip ,yapılan işin peri bacası maketi yapıp satma işi olması halinde işin mahiyeti ve kendi nam ve hesabına çalışma olup olmadığı araştırılmalı, ayrıca davacının kendi adına vergi kaydı olup olmadığı araştırılarak, uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kurum memurları tarafından tutulan tutanaktaki alınan beyanlarda davacının davalı şirkette çalışmadığı tespit ve beyan edilmiş ise de dinlenen davacı tanıkları, tutanak tanıkları ve bordro tanıklarının beyanından davacının davalı şirkette kasiyer olarak çalıştığını beyan ettikleri, alınan bilirkişi raporunda da davacının, davalı iş yerinde fiilen çalıştığının tespit edildiğinin bildirildiği anlaşılmış olmakla, tüm bu değerlendirmeler sonucunda davacının 20.04.2008-14.05.2008 tarihleri arasında ve 10.08.2008-10.05.2010 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığı kanaatine varılmış olmakla sadece kurumca 20.04.2008-14.05.2008 dönemi yönünden iptal işlemi yapılmadığından bu dönem yönünden işlem iptaline yönelik hüküm kurulmamıştır. Anılan sebeplerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..." gerekçesiyle "davanın kabulü ile
1.Davacının davalı ... Bağcılık Şarapçılık Hay. Tur. Tic. Ltd. Şti'de 10.08.2008-10.05.2010 tarihleri arasında çalışmadığı nedeni ile çalışmama ve emeklilik kaydının iptaline yönelik kurum işleminin iptaline,
2.Davacının davalı işyerinde 20.04.2008-14.05.2008 tarihleri arasında ve 10.08.2008-10.05.2010 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine,
3.Davacının, borç bildirim belgesinde belirtilen miktarda davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine,
4.Davacıya ödenmeyen emeklilik aylıklarının hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili;
eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, içerik itibariyle hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.