Esas No
E. 2023/12902
Karar No
K. 2023/12627
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2023/12902 E.  ,  2023/12627 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1649 E., 2023/2258 K.
KARAR: Esastan red

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 9. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/375 E., 2022/175 K.

Taraflar arasındaki boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla kesilen ölüm aylığının yeninden bağlanması, aylıkların yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı ...'den Adıyaman Aile Mahkemesi'nin 2018/937 Esas sayılı dosyasının 14.03.2019 sayılı kararı ile evlilik birliğinin temelden sarsılması gerekçesi ile boşandığın; boşanma sonrasında davacının, kendisine bırakılan çocuğuna bakmak için, hasta bir bayanın bakımını üstlendiği; çocuğu ile birlikte bakımını üstlendiği yaşlı kadının yanında ikamet ettiği; geçimini idame ettirmek için, babası ...'dan dolayı ölüm aylığı almaya başladığı; babası üzerinden yetim aylığı almakta iken, davalı Kurum tarafından yetim aylığının kesildiği; bunun üzerine davacının, süresi içinde Kuruma itiraz ettiği; Kurum tarafından, boşandığı eşi ile birlikte aynı evde yaşadığı gerekçesi ile yetim aylığının kesildiğinin bildirildiği; davacıya, davalı Kurum tarafından, 28.01.2021 tarihinde 18.531,11 TL tutarında borç bildirim kağıdı gönderildiği; davacının, buna itiraz ettiği; davacının, muvazaalı boşanma gerçekleştirmediği; eski eşi ile aynı evde ikamet etmediği; bu durumun davacının, mernis bilgilerinden görülebileceği; davalı Kurum tarafından davacının ikamet ettiği yere kontrol için gittikleri; mernis adresinde ikamet ettiğinin görüldüğü; bu defa davacının eski eşinin ve 23.01.1999 doğum tarihli çocuğu ile birlikte yaşadığı eve gidildiği; davacının orada yaşamadığının görüldüğü; davacının oğlu rahatsızlığında eski eşinin evine gitmek zorunda kaldığı; davalı Kurumun, davacının, eski eşi ile birlikte yaşadığı iddialarının somut ve yersiz olduğu; davalı Kurum tarafından ölüm aylığının kesilmeden önce yeterli ve hukuki araştırma yapmadığı iddiasıyla davacının davalı Kuruma borcu bulunmadığının tespitine, davalı Kurumca kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsil edilmesine ve kesilen aylığının yeniden bağlanmasına, muvazaalı boşanma gerekçesi ile davalı Kurum tarafından tesis edilen, davacının ölüm aylığının kesilmesine ve davacının adına toplam 18.531,11 TL borç tahakkuk edilmesine dair işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının, Kurumdan daha önce babasından dolayı hak sahibi olarak 3/495093 tahsis numarası ile yetim aylığı almakta iken, 12.12.2011 tarihinde ... ile evlendiği; 25.04.2019 tarihinde boşandığı; 02.05.2019 tarihinde tahsis talep dilekçesi ile yeniden müracaat ettiği; boşanması sebebi ile yeniden aylık bağlanması talebinde bulunduğu; yetim aylığının yeniden bağlandığı; 14.01.2020 tarihli muvazaalı ihbar üzerine, 16.01.2020 tarih ve 941566 sayılı yazı ile denetim talep edildiği; yapılan denetim sonucunda 21.10.2020 tarih ve 12660865 sayılı yazı ile gönderilen 07.08.2020 tarih ve 2020/CÖ/ 17 sayılı denetmen raporuna istinaden, 24.01.2019 tarihinde ... ve eski eşi ...'in birlikte yaşadıklarının tespit edildiği; Kurumun yapmış olduğu tüm işlemlerin yasal mevzuat çerçevesinde olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesi tarafından; Kurum denetim elemanı tespitinin, somut verilere dayanıyor olması ve mahkememizce de dinlenen tanık ...'ın beyanının, denetim elemanına verdiği beyanla çelişmesi, davacı asılın da eski eşiyle birlikte yaşayan oğlunu görmek amacıyla eski eşinin evine ara sıra gittiğini ve nadir de olsa eski eşi yokken orada kaldığını beyan etmesi ve boşanmış eşin eski eşinin konutuna girip çıkmasının, boşandıktan sonra hayatın olağan akışına uygun düşmemesi karşısında, boşanmaya rağmen birlikte yaşama iradelerinin devam ettiği ve fiilen birlikte yaşadıkları, denetim raporunun aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile eski eşi evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeniyle ilk olarak 2003 yılında boşanmışlarsa da mevcut çocukların yaşı itibariyle yeniden evlilik kararı aldıkları ancak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle 14.03.2019 tarihinde çekişmeli olarak boşandıkları; çiftin küçük çocuğu anne, büyük çocuk ise baba ile birlikte kaldığı; büyük çocuk ...'in FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi) hastalığı bulunduğu ve sık sık hastalığı nüksettiği; bu sebeple müşterek çocuk çoğu zaman anne sevgi ve bakımına ihtiyaç duyduğu; hal böyle olunca davacı müşterek çocuğun ihtiyaçlarını giderebilmek adına davaya konu adrese gittiği; bu husus davacının muvazaalı boşandığının göstergesi olamayacağı; Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan bir ihbar üzerine denetmenler eksik denetim yaptığı, davacı ve eski eşinin boşandıklarından o dönemde haberdar olmayan tanığın soyut beyanına dayanarak yetim aylığı haksız yere kesildiği; lehe tanık beyanları bulunduğu; GSM şirketlerinin, ASAT, CLK Akdeniz Elektrik Kurumunun ve Yüksek Seçim Kurulu evraklarında da açıkça görüldüğü üzere davacı ile boşandığı eşinin ortak adres kullandığı bilgisi olmadığı tespit edildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasına dayalı olarak kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması, aylıkların yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin ve yersiz aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile aksine Kurum işlemlerinin iptali davasıdır.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog