Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/619
Karar No
K. 2023/731
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2020/619
KARAR NO: 2023/731
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 08/12/2020
KARAR TARİHİ: 19/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin seyahat acentası olarak faaliyet gösterdiğini ve davalı ... bünyesindeki ... ile ... ve ... gelecek misafirler için 2020 yaz sezonu kontenjan sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin ... ve ... gelecek olan misafirler için ayrı ayrı yapıldığını, Çekyadan gelecek misafirler için ... tarihinde ... Euro,... tarihinde ... Euro,... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro,... tarihinde ... Euro; ... gelecek misafirler için ise ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro, ... tarihinde ... Euro şeklinde ödeme planı yapıldığını, ödeme planına uygun şekilde ... misafirleri için ... Euro ve ... misafirleri için ... Euro toplamda ... Euro bedelli çeklerin avans olarak, davacı şirket tarafından verildiğini, Davalıya ... ... tarihli ... seri nolu ... Euro, ... ... tarihli ... seri nolu ... Euro, ... ... tarihli ... seri nolu ... Euro, ... Bankası ... tarihli ... seri nolu ... Euro, ... Bankası ... tarihli ... seri nolu ... Euro, ... Bankası ... tarihli ... seri nolu ... Euro’luk çekler verildiğini, Dünyada ilk kez 31 Aralık 2019 günü ... ... Cumhuriyetinin ... şehrinde görülen Korona virüs 2019 (Covid-19) Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020’de Pandemi (salgın) kategorisine alındığını, Uluslararası düzeyde alınan önlemler, ülkelerin karantina uygulamaları, diğer ülkelere uçuşların durdurulması ve insanların evlerinden dışarı çıkmaması yönünde idari tedbirlere başvurulduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı tarafından ilk etapta ... tarihi itibariyle içlerinde ... ülkelerinin bulunduğu 9 ülkeye uçuşların durdurulması; devamında 68 ülkeye yönelik uçuşların durdurulması ve nihayetinde de tüm yurtiçi ve yurtdışı uçuşların durdurulmasına karar verildiğini, davacı ... A.Ş. nin kaynak pazarlarından ... ve ... sınırlarını kapatması ve ülkemizde mevcut uçuş yasakları, küresel ve ulusal bazda devlet yönetimlerince alınan karantina uygulamaları ve idari tedbirler gereğince, davalı ... ... Turizm ile akdedilen sözleşme edimlerinin her iki tarafın da elinde olmayan ve öngörülemeyen sebeplerle yerine getirilemediğini, bu durumun mevcut sözleşme koşulları ve içerisinde bulunulan halin koşulları uyarınca mücbir sebep olarak tanımlandığını ve sözleşmesel yükümlülüklerin askıda kaldığını, davacı şirket elinde olmayan ve öngörülemeyen nedenlerle taahhütlerini yerine getiremeyeceğini ve ön ödemeler ile ön ödeme kapsamında davalı tarafın elinde bulundurduğu tüm çeklerin iadesini talep ettiğini ... tarihli yazısı ile davalı tarafa bildirdiğini,

Davalı tarafça ... tarihinde ... ... tarihli ... seri nolu ... - Euro ve ... ... tarihli ... seri nolu ... Euro bedelli çekler hakkında Antalya Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı ... ... tarafından, kendisine mücbir sebep bildirimi de yapıldığı halde, haksız yersiz ve hukuka aykırı olacak şekilde sebepsiz zenginleşme amacıyla takip yapıldığını, davalı taraf iş bu haksız bedelsiz çek ile davacı şirket yetkilisi ... hakkında Antalya ...İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas karşılıksız çekten suç duyurusunda bulunulduğunu, öncelikle davaya konu çekler hakkında takibin durdurulmasına, çeklerin bedelsiz kalması nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespiti ile iş bu çeklerin iptaline, davalı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalının adresinin ... olduğunu, davalı ile davacı arasında Antalya mahkemelerini yetkili kılan " yetki sözleşmesi" bulunduğunu, huzurdaki davanın ... Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde " Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla" açılması gerektiğini, bu sebeple huzurdaki davada mahkememizin yetkisiz olduğunu, esasa ilişkin ise; tarafların turizm sektöründe faaliyet göstermekte olup, davacı acenta, davalının ise otel işletmecisi olduğunu, tarafların davalının oteline davacı tarafından getirilecek misafirlerle ilgili olarak anlaşmaya vardıklarını, bu amaçla, davacı tarafından davalıya çeklerin keşide edilerek teslim edildiğini, söz konusu çeklerin bir kısmına ilişkin taraflar arasındaki sözleşmenin koşullarına kendileri tarafından uyulmasına rağmen davacı tarafından ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması ve çeklerin bankaya ibrazında karşılığının olmaması sebebi ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, haciz ve menkul satışı işlemleri yapıldığını, davaya konu olan çeklerin ise Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davalı ve davacı 2020 sezonu için sözleşme imzaladıktan sonra Covid-19 salgını pandemi nedeniyle bir çok kısıtlama gündeme geldiğini, davacı tarafın davalı ile çalışmaya devam edeceklerini, yasakların kalkacağını, davacı tarafından misafir getirileceğini ve davalının buna göre hazırlık yapması gerektiği ifade ettiğini, davalının da hazırlıklarını yaptığını ve bir çok harcama yaptığını, ancak; daha sonra davacı tarafından misafir getirilmediğini, davalı tarafından ibraz süresi içinde çeklerin bankaya ibraz edildiğini ve icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olmayıp yapmış olduğu harcamaları tahsil etmeye çalıştığını, bu sebeple davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Kontrolörler Kurulu Başkanlığı tarafından gönderilen Konaklama Tesislerine Erken Rezarvasyon Avansları Geri Ödeme Finansman'ından faydalanarak davalının kredi kullanarak avans çekleri iade edebileceğini ancak bu yolu tercih etmediğini belirttiğini beyanla, davanın reddine, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve davalı alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarının İİK md.72/4 maddesi gereğince alacağın %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. ... ...

Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... tarihli ... seri nolu ... Euro, ... tarihli ... seri nolu ... Euro bedelli çeklerin ödenip ödenmediği, ödenmiş ise kime ödendiğine ilişkin kayıt ve belgeler sorulmuş, çeklerin karşılıksız olup olmadığına dair cevabi yazılar celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası uyap sistem üzerinden celp edilmiş incelenmesinde de: ... tarihli ... Euro ve ... tarihli ... Euro bedelli çekler yönünden davalı tarafından davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.

Mahkememizce 2020 Yaz sezonunda davalıya ait otelde konaklama hizmetinin bulunup bulunmadığı hususunda ...

Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmış, gelen yazı cevabında 2020 yılında konaklayan hiç bir şahsın kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığına müzekkere yazılarak 2018, 2019 ve 2020 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında davalı şirkete ait otelde konaklama hizmeti verilip verilmediği ve buna ilişkin istatistiksel bilgiler talep edilmiş, gelen yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Antalya İl Umumi Hıfzıssıha Kurulu Başkanlığına müzekkere yazılarak konaklama ve uçuş yasaklarına ilişkin tarihleri içerir yazı cevapları dosyamız arasına alınmıştır.

Mahkememizce yargılama sırasında;

Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda davalı şirketlerin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere dosya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, mali müşavir bilirkişi ... tarafından sunulan ... havale tarihli raporda özetle; "...Davalı Şirket ... ... Ltd.Şti. 2020 yılı defter kayıt ve belgeleri incelendiğinde; -... ... tarihli ... seri nolu ... Euro ,tutarındaki çek yevmiye kayıtlarına ... tarihinde 121 Alacak Senetleri hesabına alacak kayıt ederek çıkartılıp 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına ... A.Ş borçlu olarak kayıt edildiği görülmüştür.(128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı: Tahsili şüpheli hale gelmiş olan alacaklar bulundukları hesaplardan çıkartılarak bu hesaba borç kaydedilirler.) - ... ... tarihli ... seri nolu ... Euro, tutarındaki çeki yevmiye kayıtlarında ... tarihinde 121 Alacak Senetleri hesabına alacak kayıt ederek çıkartılıp 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına ... .A.Ş. borçlu hesap olarak TL cinsinden kayıt edildiği görülmüştür.(128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabı: Tahsili şüpheli hale gelmiş olan alacaklar bulundukları hesaplardan çıkartılarak bu hesaba borç kaydedilirler.) Neticeten davalı ... Ltd.Şti'nin defter kayıtlarında Davacı ... A.Ş."en alacağı şüpheli hale gelmiştir." sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Dosya davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılmak üzere re'sen seçilecek yeminli mali müşavir bilirkişiye teslim edilerek, uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi ... tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Davacının 2020 yılı ticari defterlerinin TTK’na göre usulüne uygun tutulduğu, Takdiri ve değerlendirilmesi Yüce Mahkemenize ait olmak üzere Davacının 2020 yılı ticari defterlerinin bu haliyle sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu,

Davacı tarafça Davalı taraf adına düzenlenen dava konusu çeklerin Davacının ticari defter kayıtlarına kanuni süresinde ve usulüne uygun kaydedildiği, Davacının 2020 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ait cari hesaplarını ... adı ve carisi ile ... Hesap Kodundan takip ettiği, Davacının 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre ... cari hesabında Davacı şirketin Davalıdan, Davalıya verilen dava konusu avans çeklerinden kaynaklı dava tarihi itibariyle (... TL karşılığı ) ... Euro alacaklı olduğu gözüktüğü, Davacının 2020 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carinin avans hesabının kapatılmadığı, Davalı şirketin Davacı şirkete dava tarihi itibariyle dava konusu ... ... tarihli ... seri nolu ... - Euro ve ... ... tarihli ... seri nolu ... Euro bedelli olmak üzere verilen avans çeklerinden kaynaklı ... Euro borçlu olduğu gözüktüğü,

Dosya kapsamında yer alan Sayın Bilirkişi ... tarafından Davalı şirketin 2020 yılı ticari defter kayıtlarında inceleme yaparak rapor hazırlanan Bilirkişi Raporunda ise Davalının 2020 yılı ticari defter kayıtlarına göre Davacıdan avans olarak alınan ... ... tarihli ... seri nolu ... - Euro ve ... ... tarihli ... seri nolu ... Euro bedelli çeklerinden kaynaklı ... Euro Alacaklı olduğu ve bu alacak kaleminin 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabından takip ettiği tespit edildiği,.." sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davalı tanıkları ...'ün dinlenmeleri için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve beyanları alınmıştır. Tanık beyanlarında; sezon boyunca davacı için ayrılan odaların boş durduğunu, diğer çeklerin iade edilmediğini ancak dava konusu iki çekin iade edilmediğini beyan etmişlerdir.

Davalı tarafın, otelin hazır olduğu ve davacının misafirleri için konaklamaya hazır hale getirilmesi yönünde masraf yatırdığı iddia edilmiş olmakla buna ilişkin delillerini ibraz etmesi için süre verilmiş, verilen süre içerisinde bir kısım faturalar dosyaya ibraz edilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

Dava, acenta davacı ile otel sahibi davalı şirket arasında 2020 yılı yaz sezonuna ilişkin yapılan kontenjan sözleşmesinden sonra davacı tarafından avans olarak verildiği belirtilen çeklerin tahsili istemiyle yapılan takipten sonra davacı tarafından pandemiye dayalı mücbir sebep nedeniyle borçlu olunmadığı gerekçesiyle açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkememizce uyuşmazlığın tespitinde incelenmesi gereken hususun: Mücbir sebep kapsamında takibe dayanak çekler nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı, davalının yaptığı masrafları gerekçe göstererek çek bedellerini tahsilini talep hakkının bulunup bulunmadığı olduğu görülmüştür.

Somut olayda, taraflar arasında ... ve ...'dan gelecek misafirler için kontenjan sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında davacı ve acenta tarafından davalıya avans çeklerinin verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kapsamında verilen bir kısım çeklerin iade edildiği, uyuşmazlık konusu iki çekin ise otelin konaklamaya hazır hale getirilmesi için yapılan masraflar sebebiyle iade edilmediği ve icraya konulduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2018 tarih 2017/90 Esas, 2018/1259 Karar sayılı emsal içtihadında, “Mücbir sebep, sorumlu veya borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun veya borcun ihlâline mutlak ve kaçınılmaz bir şekilde yol açan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir olaydır. Deprem, sel, yangın, salgın hastalık gibi doğal afetler mücbir sebep sayılır”

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 04.06.2021 tarihli ve E. 2021/3542 K. 2021/6001 sayılı emsal içtihadında “Taraflar arasında devam eden kira ilişkisini etkiler şekilde dünya genelinde ortaya çıkan COVID-I9 pandemisi ve bu bağlamda yasa koyucu tarafından alınan önlemler ve bu minvalde yapılan düzenlemelerin sosyal hayat ve doğal sonucu olarak iş hayatına etkileri hukuken meşhur ve maruf vakıalardandır” denmektedir. Meşhur ve maruf vakıaların ise ispatı gerekmez. Zira bunlar çekişmeli sayılmaz (HMK md. 187 f. 2).

Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020 tarihinde pandemi ilan edilmiştir. Bunun dışında 17 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (Covid-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 maddesi “Yeni koronavirüs (Covid-19) salgını kaynaklı zorlayıcı sebep gerekçesiyle... ifadesiyle başlamaktadır. Görüldüğü üzere, yeni koronavirüs salgını kanun koyucu tarafından açıkça mücbir (zorlayıcı) sebep olarak kabul edilmiştir. Dolayısıyla, eldeki uyuşmazlık bakımından dava konusu somut olayda mücbir sebebe ilişkin koşulların bulunduğu hususu tartışmasızdır.

TBK 136. maddesinde; “Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder” düzenlemesi mevcuttur.

Aslolan ahde vefadır. İmkansızların geçici olması halinde tarafların bir süre daha ahde tahammül etmeleri gerekir. Ahde tahammül süresinin sona ermesi halinde ancak fesih dönme hakkı kullanılabilir. İfa imkânsızlığı borcu sona erdiren nedenlerdendir. BK. md. 117/1 'e göre "borçluya isnat olunamayan haller münasebetiyle borcun ifası mümkün olmazsa borç sakıt olur'. İfa imkânsızlığı ortaya çıkış nedenlerine göre bazı ayırımlara tabi tutulmaktadır. Bu ayırımlardan birisi de objektif imkânsızlık (daimi imkânsızlık) - geçici imkânsızlık ayırımıdır. Şayet ifa imkânsızlığı sadece sözleşmenin tarafları bakımından değil, herkes için söz konusu ise buna objektif imkânsızlık denilmektedir. Objektif imkânsızlıkta sözleşme esasen BK. Md.20 uyarınca butlanla batıldır (geçersizdir) ve ayrıca feshi gerekmez. Hâlbuki geçici imkânsızlıkta akdin ifası (icrasının istenmesi) bir hadisenin gerçekleşmesine bağlıdır. Ancak o hadise tahakkuk ederse akdin icrası istenebilir. Şüphesiz geçici imkânsızlığın varlığı, beraberinde tarafların bu sözleşmeyle ne kadar süre bağlı kalacakları sorununu getirir. Bu konudaki kural "ahde vefa-söze sadakat" ilkesi gereği tarafların sözleşmeyle bağlı tutulmasıdır. Ancak bazı özel durumlar vardır ki, tarafları o sözleşmeyle bağlı saymak hem onların ekonomik özgürlüklerini engeller, hem de bir başkası ile sözleşme yapma firsatını ortadan kaldırır. Uygulamada, geçici imkânsızlık halinde tarafların o sözleşmeyle bağlı tutulma süresine "akde tahammül süresi” denilmektedir. Bu sürenin gerçekleşip gerçekleşmediğini de her somut olaya göre ve onun çerçevesinde değerlendirmek gerekir.

Dava konusu somut olayda, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra tüm Dünya ve Türkiye'de mücbir sebep niteliğindeki Covid 19 salgınının ortaya çıktığı ve bu kapsamda bir takım önleyici tedbirler alındığı, bu önleyici tedbirlerin taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilebilirliğini de ortadan kaldırdığı görülmüştür. Zira, 2020 yılında otelin konaklama hizmeti vermediği ... Emniyet Müdürlüğünün yazı cevabından anlaşılmıştır.

Davalı taraf otelin konaklama için hazır edildiğini ve bu yönde masraf yapıldığını beyan etmiş ise de; yapılan masrafların münhasıran davacı ile yapılan sözleşmeye istinaden olmadığı zira masraf kapsamında dosyaya delil olarak ibraz edilen faturalar incelendiğinde çoğunluğunun gıda, temizlik malzemesi, vs hususlara ilişkin olduğu görülmekle davacının takibe konu çekler yönünden borçlu olmadığının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

İİK 72/5. Maddesinde, "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderacatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." düzenlemesi gereği davalının karşılıklı edimleri havi sözleşme kapsamında mücbir sebep nedeniyle 2020 yaz sezonunda otelin konaklama hizmetini vermediği, bu hususun kendisi tarafından bilindiği, dolayısıyla takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü ile takip konusu çek bedellerinin %20'sinin dava tarihindeki TL karşılığı kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafça dava açılırken dava değeri ...-TL olarak belirlenmiş olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücreti belirlenen bedel üzerinden değerlendirilerek açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE,

Buna göre Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak ... Bankası Antalya ... Şubesine ait ... tarihli ... seri nolu ... Euro bedeli ve ... Bankası Antalya ... Şubesine ait ... tarihli ... seri nolu ... Euro bedeli çekler yönünden davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE,

2.İİK 72/5.maddesi gereğince takip konusu çek bedelleri toplamı olan ... EURO alacağın %20 si tutarındaki ... EURO’nun(1 EURO =9,36 TL) dava tarihindeki TL karşılığı ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli ... nispi harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

4.Davacı tarafça yapılan posta, davetiye ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 2.673,75 TL. yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından yapılan ... TL ilk dava masrafı ve peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

6.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir edilen ... TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

8.Davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,

9.Taraflarca dosyaya yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE,

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.