7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/9631 E. , 2014/19161 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 15/04/2014
Numarası : 2013/2-2014/171
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak sona erdirildiğini öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile genel tatil, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının çalıştığı süre boyunca iş yeri huzurunu bozduğunu, personele ağıza alınmayacak küfürler ettiğini, büro adına tahsil ettiği paraları zimmetine geçirdiğini, davacının mesaiye riayet etmediğini bu sebeplerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davalı tarafın beyan ve savunmalarının fesih konusunda çeliştiğini, davacının zimmetine para geçirdiği hususunun ispat edilemediğini, iş hukukunda bu tür iddiaların şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatının gerektiği, davalının iş akdinin fesih gerekçesinin haklı olmadığı gerekçeleriyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir.
Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır.
Davalı vekili fesih olayını bilen Kadriye isimli bayanın mahkemece tanık olarak beyanına başvurulması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiş ise de tanık listesinde Kadriye isimli bayan tanık olarak bildirilmediğinden bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak somut olayda, mahkemece tensip zaptında taraflara delillerini bildirmek üzere süre verildiği, davalı tarafın tanık listesi sunduğu ve yedi tanık bildirdiği, 19/09/2013 tarihli duruşmada davalı tarafa tanık olarak bildirmiş olduğu yedi tanıktan üçünün ismini bildirmesi halinde adlarına duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmasına, bildirmemesi halinde ilk üç tanığın tanık olarak dinlenilmesine ve bu konuda davalı tarafa on günlük süre verilmesine şeklinde karar verildiği, davalı tarafın tanık listesinde yedi tanık ismi bildirmiş olmasına rağmen ve yargılama sırasında bu tanıkların dinlenmesinden vazgeçmediği halde üç davalı tanığının dinlenerek sonuca gidildiği, bu haliyle davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı tarafın tüm tanıklarının dinlenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde eksik inceleme ve araştırma sonucu taraf delilleri toplanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.