T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davacıya ait aracın mülkiyeti davalı ... Aş. ait davalı ... yönetimindeki araçla çarpışması sonucu davacı aracının kullanılamaz hale geldiğini, kazayla ilgili ... Esas numarası ile kamu davası açıldığını ve yapılan yargılama sonucunda 03.10.2019 tarihinde davalı ... aleyhinde mahkumiyet hükmü kurulduğunu ve kararın kesinleştiğini, kazaya neden olan aracın davalı ... şirketince sigortalandığını, araçla ilgili hasar bedelinin davacıya ödenmediğini belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 3750,00 TL nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... şirketi vekili, zaman aşımı itirazında bulunduklarını ayrıca zaman aşımı dolmuş olduğundan ve zamanaşımı dolmasından önce Müvekkili Şirketten talepte bulunulmadığından (eksiksiz ve ödeme için yeterli bilgileri içeren bir talep) 3.750 TL lik ödemenin 02.07.2021 tarihinde Güvence Hesabına yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..., usuluna uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı ... şirketi tarafından ZMMS ile sigortalanan, diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın davacıya ait araca çarpması sonucu meydana gelen kazada aracı hasar gören davacının sigorta şirketine, sürücü ve işletene karşı açtığı hasar bedeli tazminatına ilişkindir.
Davacı tarafından davalı ... AŞ ye karşı açılan davanın iş bu davadan tefrikine karar verilmiş ve 2022/884 Esas ve 2023/68 K. Sayılı karar ile anılan davalıya yönelik olarak dava açılmadan önce ara buluculuğa başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı ... şirketi vekili zaman aşımı def'inde ; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu 24 maddesindeki zaman aşımı hükmü (bu kanuna göre yapılan sorumluluk sigortası sözleşmelerinden doğan her türlü tazminat davası hak sahibinin zararı ve tazminat yükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zarara neden olan olay tarihinden itibaren 10 yıl sonra zaman aşımına uğrar) 2918 sayılı KTK'nun 109 maddesinde olduğu gibi olup yolcunun ölümü veya bedensel zarara uğraması durumunda taşımacıya işletene girişimciye sürücüye yardımcılarının ve sigorta şirketlerine karşı açılacak davalarda dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmakta ve TCK'nun bu fiil için daha uzun zaman aşımı süresini öngörmekte ise tazminat davasında bu ceza zaman aşımı yani uzamış ceza zaman aşımı uygulanacaktır. Bu da 5237 sayılı Yeni TCK 66 maddesine göre; 1 yolcu ölmüş veya biri yaralanmış ise zaman aşımı 8 yıl olacak ölü sayısı birden fazla ise ya da bir ölümle birlikte bir veya birden fazla yaralı varsa zaman aşımı 15 yıla çıkacaktır.Somut olayda da kazada araç içindekilerin yaralandığı ve bu konuda bir ceza davasının da açılıp sonuçlandığı nazara alındığında uygulanacak zaman alışımı süresi de 8 yıl olup, kaza ve dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı görüldüğünden davalı ... şirketi vekilinin zaman aşımı itirazının reddi gerekmiştir.
Davalı ... şirketi tarafından cevap dilekçesi ile gönderilen hasar dosyasının incelenmesinde; davalı ... adına kayıtlı ve kazaya karışan 06 FT 0341 plakalı aracın 07/10/2017- 07/10/2018 tarihleri arasında davalı ... şirketince ZMMS poliçesiyle sigortalandığı ve limitin 33.000 TL olarak belirlendiği ve davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı görülmüştür.
Her ne kadar davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde Güvence hesabına bir ödeme yapıldığını belirtmişse de cevap dilekçesi ekinde sunulan toplu ödemeye dair dekont ile ödeme listesi dikkate alındığında ödemenin davacı aracı olan ... plakalı araç için yapılmadığı, davalı aracı için yapıldığı görülmüştür.
Tüm deliller toplandıktan sonra, Mahkememizce kusur oranının ve hasar bedelinin belirlenmesi için makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, hazırlanan 24.11.2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinden davacı aracının sürücüsü ile davalı sürücü ...'in, oluşan kazada %50 şer oranında kusurlu oldukları ve araç hasar bedelinin 3750,00 TL olduğu bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın 11.06.2018 tarihinde çift taraflı kazada hasar gördüğü belirtilerek karşı taraf araç sürücüsüne ve sigorta şirketine karşı eldeki davanın açıldığı, mahkememizce alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu kaza nedeniyle taraf sürücülerinin %50 şer oranında kusurlu oldukları ve davacının aracındaki araç hasar bedelinin 3750,00 TL olduğu belirlenmiş olup, bu doğrultuda hesaplanan tazminat miktarının poliçe limitleri dahilinde olduğu, davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı ve temerrüdün davalı ... şirketi açısından dava tarihinde, davalı araç sürücüsü açısından olay tarihinde oluştuğu tespit edilmiş, neticede açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Davanın KABULÜ İLE,
3.750,00-TL hasar tazminatının davalılardan ... bakımından olay tarihi olan 11/06/2018, diğer davalı ... şirketi bakımından dava tarihi olan 15/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2.Alınması gereken 256,16 TL harçtan peşin alınan 64,05 TL harcın düşümü ile kalan 192,11 TL harcın davalılar ... ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3.Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı olarak alınan toplam 126,25 TL’nin davalılar ... ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4.Davacının müzekkere gideri, posta-davetiye gideri, bilirkişi gideri olarak sarf ettiği toplam 1.457,50 TL yargılama giderinin davalılar ... ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak davacıya iadesine,
5....Ü.T. nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 3.750,00 TL vekalet ücretinine davalılar ... ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.Ara buluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderine davalılar ... ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)