16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...'ın ...Fakültesi bünyesinde doçent doktor unvanıyla öğretim üyesi olarak görev yapmakta olduğunu, davalı ... Çoçuk Ürünleri Anonim Şirketi nezdinde, 03 tertib, 69 numaralı pay senedi ile ... adet nama yazılı ... Grubu pay ve ... tertib, ... numaralı pay senedi ile 4 adet nama yazılı B Grubu pay olmak üzere toplam 1900 adet B grubu paya sahip olduğunu, davalı şirket Yönetim Kurulu'nun 12 Mart 2021 tarihli 10286 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan ilan ile, 29/03/2021 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı düzenleneceğini ilan ettiğini, ilan içeriğinde de Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Gündemi'nin 2 numaralı gündem maddesinin "Şirketimiz Esas Sözleşmesi'nin "Sermaye ve Sermaye Senetlerinin Nev'i" başlıklı 6 no'lu maddesinin tadili hususunun müzakere edilmesi ve karar alınması" şeklinde olduğunu ancak Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 11. maddesinde genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanlarda ve pay sahiplerine gönderilecek mektuplarda yer alması gereken hususların şüpheye yer kalmayacak derecede açık olarak belirtildiğini, mezkur maddenin "(…)Gündemde esas sözleşme değişikliği var ise değişen maddenin/maddelerin eski ve yeni şekilleri (…) belirtilir." şeklinde olan 1/ç bendi uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanlarda değişecek maddelerin eski ve yeni halinin bulunması gerektiğini, genel kurul kararları toplantıya katılanların yanı sıra katılmayanları da bağlayacağı için (TTK m. 423), gündemde nelerin bulunduğunun önceden bilinmesi ve gündemin değiştirilmemesi gerektiğini ancak somut olayda davalı şirket yönetim kurulunun “gündeme bağlılık ilkesi”ni ihlal ederek müvekkilinin haklarını zedelediğini, gündemde esas sözleşme değişikliğinde değişen maddelerin eski ve yeni şekillerinin yer almamasının hukuka ve yönetmeliğe aykırı olduğunu, 29/03/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı ilanının "usulsüz çağrı ilanı" olarak kabul edilmesini gerektirdiğini, bu sebeple usulsüz çağrılı ilana istinaden toplanan genel kurulda alınan 2021/5 numaralı ve 29/03/2021 tarihli kararın iptalinin gerektiğini, müvekkilinin, çağrının usulsüz olmasına rağmen şirket menfaatleri gereği 29/03/2021 tarihli genel kurul toplantısına katılmak ve oy kullanmak üzere Av. ...'a noter marifetiyle vekalet verdiğini ancak düzenlenen vekaletnamede müvekkilinin pay adedinin sehven 1900 yerine 4 olarak belirtilmiş olması nedeniyle toplantıya katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini, müvekkilinin Av. ...'a vermiş olduğu yetki kapsamında düzenlenen vekaletname ile vekile toplantıya katılmak ve oy kullanmak için yetki verdiği yönündeki iradesi yok sayılıp pay adedine ilişkin maddi hata gerekçe gösterilerek toplantıya katılmasına izin verilmemesi gibi ağır bir yaptırım uygulanması hukuka aykırı olup bu sebeplerle 29/03/2021 tarihli genel kurul kararlarının iptalinin gerektiğini, davalı şirketin 29/03/2021 tarihinde düzenlenen olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar ile sermaye artırımına gidilerek, şirket sermayesinin 2.592.000,00 TL'den 6.592.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, 29/03/2021 tarihli genel kurul kararları gereği pay sahiplerinin rüçhan haklarının kullanılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının 05 Nisan 2021 tarihli 10302 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilerek yayınlandığını, TTK m.449'da; "..genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.." şeklinde düzenlendiği üzere telafisi imkansız zararların engellenebilmesi adına dava konusu 29/03/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasını talep ettiklerini, 29/03/2021 tarihli genel kurulun usulsüz çağrı ile toplandığını, usulsüz olarak toplanmış olan genel kurula müvekkili tarafından yazılı olarak yetkilendirilen temsilcinin katılmasının haksız olarak engellendiğini ve dürüstlük kuralı ile eşitlik ilkesine aykırı kararlar alındığını beyanla 29/03/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarının iptaline ve ihtiyati tedbiren alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen 29.03.2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı (“Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı”) hakkında yapılan çağrı ilanının TTK 423 maddesi ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik 11. Maddesine uygun olarak düzenlenerek ilan edildiği, davacının iddia ettiği şekilde genel kurul kararının alınmasında etkili olacak nitelikte bir aykırılık söz konusu olduğunu, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına ilişkin olarak yapılan 12.03.2021 tarih 10286 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ilan edildiğini, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında; 2.592.000 adet hisseden 2.589.150 adedin temsilen katılımı ile, gündeme uygun olarak şirketin sermaye tadili görüşüldüğünü ve şirketin 2.592.000-TL tutarındaki sermayesinin 4.000.000 TL karşılığı artırılarak 6.592.000 TL’ye çıkartılmasına ve buna göre şirket esas sözleşmesinin “Sermaye Senetlerinin Nev’i” başlıklı 6. maddesinin ekli tadil metnine uygun şekilde değiştirilmesine katılanların oybirliği ile karar verildiğini, Olağanüstü Genel Kurulun sermayenin artırımına ilişkin kararı ile tüm ortaklara rüçhan hakkı kullanımı için TTK 461 maddesi kapsamında rüçhan hakkı tescil ve ilanı yapıldığını, ancak davacı rüçhan hakkını kullanmadığını ve sermaye artışına katılmadığını, TTK ve Yargıtay emsal kararlarına göre, ana sözleşme değişikliğinin eski ve yeni metinlerinin Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edilmemesi durumunun tek başına genel kurulun iptali sonucunu da doğurmadığını, 29.05.2021 tarih ve 31495 tarihli resmi gazetede yapılan değişiklik ile, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 18. Maddesinde genel kurullara vekilleri vasıtası ile katılacak pay sahiplerinin vekaletlerinin şekil şartlarının açıkça belirlendiğini ve pay sahiplerine bu şekil şartına uyma yükümlülüğü getirildiğini, 29.03.2021 tarihli olağanüstü genel kurulda davacı vekilinin sunduğu vekaletin Yönetmelikte düzenlenen şekil şartına uygun olmadığını ve bu sebeple geçerli temsil hakkı sağlamadığı gerekçesi ile bizzat Bakanlık Temsilcisi tarafından kabul edilmediğini ve toplantı tutanağına geçirildiğini, bu şartlarda davacının temsil hakkının yönetmeliğine aykırı olarak engellendiğinden bahsedilemeyeceğini, davacının aksi yöndeki iddialarının kabul etmemekle birlikte, TTK ve Yargıtay emsal kararlarına göre pay sahiplerinin genel kurula katılma ve oy hakkının engellenmiş olması durumunun tek başına genel kurulun iptali sonucunu da doğurmadığını, davacının iddia ettiği aykırılıkların TTK 446/1-B maddesi kapsamında genel kurul kararının alınmasında etkili olacak nitelikte olmadığını ve tek başına genel kurul iptali sonucunu doğurmadığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi emsal kararları ile açık olduğunu , Türk Ticaret Kanunu’nun madde 384 hükmü uyarınca genel kurul kararları aleyhine kötü niyetle iptal davası açan davacıların bu dava nedeniyle ortaklığın uğramış olduğu zararlardan ötürü müteselsilen sorumlu tutulacağını, iptali talep edilen 29.03.2021 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu sonucu gerçekleşen sermaye artımının ortaklığın yararına olduğunu, davacının dürüstlük kuralına aykırı olarak işbu davayı açmış olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Mahkememizde açılan işbu dava; Davalı ...'nin 29/03/2021 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların iptal koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Mahkememizce tarafların delilleri toplandıktan sonra ve ticaret sicil kayıtları getirtildikten sonra dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; genel kurulun toplantı ve karar alma usul ve esaslarına uygun olarak yapılıp yapılmadığının tespiti için, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen raporlarda; A-Bilirkişiler ... ve... tarafından hazırlanan 25/03/2022 tarihli raporda özetle; "1-Dava konusu uyuşmazlıkta TTK m.195-209 da düzenlenen şirketler topluluğu ilişkisi bulunmaktadır.
2.Davalı bağlı şirket, özel bir esas sözleşme değişikliği olan sermaye artırımı kararına ilişkin eski ve yeni maddeleri TTK m.553 hükmüne uygun olarak ilan etmemiştir. Ancak bu eksiklik TTK m.446/f.2 bendinde ve Yargıtay kararlarında alınan kararın tek başına iptali sebebi olarak görülmemektedir. Bu eksiklik nedeniyle anılan sermaye artırımı kararının iptali şartları oluşmamıştır.
3.Davalı bağlı şirket 10.09.2019 tarihinde gerçekleştirdiği sermaye artırımından sonra şirketin 1 TL itibari değerdeki 142.000 adet nama yapılı pay için küpürler halinde nama yazılı hisse payı ise başka bir hisse senedinde birleştirilmiştir. Davacı bu hisse senetlerinden 4 adet payın birleştirildiği, hisse senedi için temsilcisine vekalet vermiş olmasına rağmen hukuka uygun olmayan şekilde temsilci toplantıya alınmamıştır.
4.Temsilcinin hukuka uygun olmayan şekilde genel kurul toplantısına alınmaması, TTK m. 446/2 kapsamında, kararın alınmasında etkili değilse , genel kurul kararının iptalini sağlamayacaktır.
5.Ancak, somut uyuşmazlıkta şirketler topluluğu ilişkisi bulunduğu dikkate alındığında, bağlı şirketin pay sahiplerinden olan davacının temsilcisi genel kurul toplantısına katılmış olsaydı, TTK m. 202/f.2'nin bağlı şirketin pay sahibine verdiği gerçek değerden satın alma hakkını kullanabilmesinin şartlarını oluşturan olumsuz oy kullanma, muhalefetini toplantı tutanağına yazdırma işlemini yaparak, elindeki payların gerçek değerden hakim şirket tarafından açabilme hakkını kazanacaktı. Oysa , temsilci hukuka uygun olmayan bir şekilde toplantıya alınmayarak davacı pay sahibinin çok önemli bir pay sahipliği hakkı elinden alınmıştır.
6.Bu nedenle anılan toplantıya katılımın, davacının TTK m. 202/2 de yer alan pay sahipliği hakkını kullanması açısından etkili olduğu hususu kabul edilirse, sermaye artırımı kararının iptaline,
7.Genel kurulda alınan sermaye artırımı kararında, davacı temsilcisinin genel kurul toplantısına alınmamasına, kararın alınmasında herhangi bir etkisi olamayacağı kabul edilirse TTK m. 446/2 kapsamında davacı talebinin reddi sonucuna ulaşılabilecektir. " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. B-Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 22/05/2023 tarihli ek raporda özetle; kök raporda varılan sonucu değiştirecek bir eksikliğe rastlanmadığını mütalaa ettikleri görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; mahkememizde açılmış bulunan işbu dava , davalı şirketin genel kurulunun 29/03/2021 tarihinde, 12 Mart 2021 tarihli 10286 sayılı Türkiye Sicil Gazetesinde yapılan ilanın , gündemin ikinci maddesinde , şirketin esas sözleşmesinin , " sermaye ve sermaye senetlerinin nevi başlıklı altınca maddesini tadili hususunun müzakere edilmesini ve karar alınması " şeklinde yazıldığı, anonim şirketlerin genel kurullarının toplanmalarının usul ve esasları ile bu toplantıda bulunacak bakanlık temsilcileri hakkında yönetmeliğin 11. Mad gereğince toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanda ve pay sahiplerine gönderilecek mektuplarda yer alması gereken hususlar şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olarak belirlenmiştir. İşbu yönetmeliğin 1/Ç bendinde , " genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin ilanda gündemde esas söz. Değişikliği var ise değişen maddenin eski ve yeni şekilleri var ise belirtilir" şeklinde düzenlemeleri içermesine rağmen genel kurul TTK 423. Mad gereğince belirlenen gündemle toplanarak önceden bilinen gündemin müzakere edilerek karara bağlanması gerektiği halde somut olayda TTK 413/2 mad gereğince gündeme bağlılık ihlal edilerek , esas sözleşme değişikliğine ilişkin eski ve yeni şekiller yer almadan yapılan ilan ve çağrının usulsüz olması sebebiyle genel kurul kararlarının iptali talep edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı TTK 453 mad. Uygun olarak esas sözleşme değişiklerinde yönetim kurulunca karara bağlanmış değişiklik taslağının, değiştirilecek mevcut hükümle birlikte TTK 414/1 mad gereğince ilan edilmesi gerekirken , ilan metninin bu kurala uygun olarak tanzim edilmediği açıktır. Yargıtay 11. Hukuk d. Pek çok kararında belirtildiği gibi çağrıya ilişkin eksiklik tek başına alınan kararın iptaline sağlamayacağı TTK 446/2 mad bu hususta eksikliğin , etki prensibi denilen kural gereğince, alınan karara ve sonuca etkili olup olmayacağına göre iptalin gerekip gerekmediği belirlenecektir. Anonim şirketler de her bir payın , diğerinden farklı olarak pay sahibine hak ve borçlar yükler. Pay sahibi paylardan doğan pay sahipliği haklarını genel kurula katılarak kullanır. Genel kurul toplantısına katılmak için pay sahipliği gerekmekte olup bir paya sahip olmakla, bir milyon paya sahip olmak arasında fark yoktur. Davacının birinci hisse senedinde 1896 adet payı varken , ikinci pay senedinde 4 adet pay bulunmaktadır. Bu payların bölünmesi mümkün değildir. Bu nedenle payların bölünmesi mümkün değildir gerekçesi ile temsilcinin toplantıya alınmaması kanuna aykırılık oluşturmaktadır. Özellikle 6102 sayılı TTK nın 202/2. Maddesinde, bağlı şirketin genel kurulunda önemli esas sözleşme değişikliği gibi önemli işlemlerde genel kurul kararının red oyu verip tutanağa geçilmesi şartı ile hakim teşebbüsün zararlarının tazmini veya paylarının varsa en az borsa değeri yoksa gerçek değeri üzerinden satın alınmasını isteme hakkı vardır. Somut uyuşmazlıkta ... in temsilcisinin genel kurula alınmayarak karara olumsuz oy verme ve muhalefetini tutanağa geçirme ve buna bağlı olarak TTK 202/2 mad. ki haklarını kullanma hakkına sahip olacağı halde yapılan işlemle , temsilcinin genel kurula alınmamasından ötürü davacı bu haklarını kullanmaktan mahrum kalmıştır. Ayrıca esas sermaye artırılmasına ilişkin gündem maddesi de bulunmakta olup TTK 456/4 ve 353 mad. Ni düzenleyen fesih davasına ilişkin hükümlerin tüm sermaye artırımı türlerine kıyas yolu ile uygulanması gerektiği açıktır. Anonim şirketlerin kurulmasında ve esas sermaye artırımında kanun hükümlerine aykırı hareket edilmek suretiyle , alacaklıların pay sahiplerinin ve kamunun menfaatleri önemli ölçüde tehlikeye düşürülmüş ve ihlal edilmiş olursa, bakanlığın ve ilgili alacaklı ve pay sahibinin şirketin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde şirketin feshini talep edebileceği açıktır.
Mahkememiz tarafından sonuç olarak, davacının davayı süresinde 21/04/2021 açtığı , TTK 553 446/2 ve 202/2 maddesine aykırı olarak davacı temsilcisinin genel kurula katılmamış olması davacının oydan kaynaklanan hakkının kullanılmasını ortadan kaldırdığından , davacının açtığı davanın kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile;
Davalı şirketin 29.03.2021 günlü Genel Kurulda alınan kararlarının hukuka uygun olmadığının TESPİT VE İPTALİNE,
2.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 269,85 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3.Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 4.298,5 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine
4.Davalı tarafın yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
6.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,
7.Davacı tarafça peşin yatırılan 59,30 TL peşin harç ile 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 118,60 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 02/11/2023 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)