45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA VE TALEP Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt dışından getirilecek bazı ürünlerinin gümrük ve lojistik işlemlerinin yürütülmesi için davalı/borçlu şirket ile anlaştığını ve gümrük işlemlerinin davalı firma tarafından gerçekleştirildiğini, yurt dışından getirilen üç parti ürün ile ilgili davalı/borçlu tarafından müvekkili şirkete gönderilen 24/03/2023 tarihli Gümrük İşlemleri Ödeme Formu ile 199.500,00 TL, 28/03/2023 tarihli Gümrük İşlemleri Ödeme Formu ile 152.000,00 TL, 07/04/2023 tarihli Gümrük İşlemleri Ödeme Formu ile 234.000,00 TL talep edildiğini ve söz konusu tutarların davalı tarafa ödendiğini, ödemelerin yanında deniz taşıması sırasında ortaya çıkabilecek olası ek masrafların karşılanması için daha sonra iade edilmek üzere ödenen demuraj depozitosu bedelinin de davalı/borçluya ödendiğini, yurt dışından getirilen ürünlerin gümrük işlemlerinin bitirilmesi akabinde defaatle ihtarda bulunulmasına rağmen davalı/borçlunun depozito bedellerini müvekkili şirkete iade etmediğini, davalı tarafın amacının dava sürecinde zaman kazanıp şirket malvarlığını kaçırmak olduğunu beyan ederek 585.500,00 TL tutarındaki demuraj depozito bedelinin ticari faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini ayrıca davalının dava konusu bedeli ödememek amacıyla mallarını kaçırması, gizlemesi veya şirketi 3.kişilere devretmesi tehlikesi bulunması sebebiyle müvekkilinin dava sonunda alacağını tahsil edememe tehlikesiyle karşı karşıya kalmasının engellenmesi için İİK 257 ve ilgili maddeler uyarınca borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerden olan alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''Talep, deniz taşıması yolu ile yurt dışından ihraç edilecek malların gümrük ve lojistik iş ve işlemleri için kurulan sözleşme kapsamında ortaya çıkabilecek ek masraflar için teminat amacıyla verilen demuraj bedeline ilişkin ihtiyati haciz isteminden ibarettir. İİK m.257 hükmü gereğince ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilebilmesi için istemde bulunanın rehinle teminat altına alınmamış alacağının vadesinin geldiğini ve muaccel olduğunu gösterecek delilleri sunması veyahut alacak muaccel değilse borçlunun muayyen bir yerleşim yerinin bulunmadığını veya mallarını kaçırmaya, gizlemeye yönelik eylemler içerisinde olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlık iddiası ve talep birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın İİK m.257 vd. maddelerinde yazılı ihtiyati haciz hükümlerini dilekçesinde belirttiği, dilekçenin netice ve talep kısmında davalının mallarını kaçırma aşamasında olduğunu belirttiği ve ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu iddia ettiği, ancak talep edilen ihtiyati haciz miktarının tam olarak belirtilmediği dolayısı ile talebin bu anlamda İİK m.257 hükmüne uygun olmadığı kaldı ki anılan yasal düzenleme ve yerleşik içtihatlar uyarınca alacaklının alacağını ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek - deliller göstermeye mecbur olduğu ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğundan alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerektiği, davacı tarafından sunulan belgeler ve iddialar birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlık konusu demuraj depozito bedelinin kullanılıp kullanılmadığı, sözleşme kapsamında ek masrafların oluşup oluşmadığının bu aşamada tespit edilemediği, muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, bunun yanında davacı vekilinin davalının kaçma ve mal kaçırma çabası içerisinde olduğu iddiasını ispat eder delillerini de dosyaya sunmadığı dolayısı ile ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında gümrük işlemlerinin neticelendiğini, ekte sunulan maillerde de görüleceği üzere depozitonun iade edilmesi için defalarca davalı tarafa bildirimde bulunulduğunu, davalı tarafın borcunu kabul etmekle birlikte ödeme yapmadığını, iade edilmeyen depozito bedelleri nedeniyle müvekkilinin zararının her geçen gün arttığını, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal etmesi ve müvekkili şirketi zarara uğratması nedeniyle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığa 2023/210097 ve 2023/210040 soruşturma numaralı dosyalar ile suç duyurusunda bulunulduğunu, aralarındaki husumet büyümeye devam ettiğinden davalı şirketin mal varlığını hileli şekilde kaçırması ve gizlemesi tehlikesi doğduğunu, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, taraflar arasında gümrük ve lojistik işlemlerinin yürütülmesine ilişkin hizmet sözleşmesi kapsamında davalı şirkete ödenen demuraj depozito bedelinin iadesi gerektiği iddia edilerek, söz konusu bedellerin tahsili istemiyle açılmış ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan "…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur…." hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E.2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut olayda, taraflar arasında sözleşme ilişkisi kapsamında demuraj depozito bedelinin iadesi talebi yönünden, iade edilmesi gereken miktarın tespiti ve alacağın muaccel olup olmadığı hususlarında sunulan kayıtların bu aşamada yaklaşık ispata elverişli olmadığı gibi davalının mal kaçırmaya yönelik eylemleri olduğu iddiasına yönelik somut bir delil de bulunmadığından İİK 257.maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır.Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan 6100 sayılı HMK 353/1.b.1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/01/2024