7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2020/454 E. , 2023/9805 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Gümrük İdaresi’nin yokluğunda verilen hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/414 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararı ile 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca sanık ... hakkında neticeten 3 yıl hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... Ataş hakkında neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu eşya hakkında talep olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; suça konu eşya ve suçta kullanılan araç hakkında karar verilmemesine, maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.15.08.2014 tarihinde önleme araması kararına istinaden yol uygulamasında durdurulmak istenen ... plakalı aracın ikaza rağmen durmayarak yola devam etmesi neticesinde kolluk görevlilerince kontrollü olarak durdurulduğu, sanık ...'in sevk ve idaresindeki , ön yolcu koltuğunda sanık ...'in bulunduğu ve aracın bagajında 300 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık ... suça konu sigaraları satmak amacıyla aldığını ikrar etmiş, diğer sanığın ilgisi olmadığını ifade etmiştir. Sanık ... ise alınan savunmalarında yola çıktıklarında Necmettin'e ait eşyanın kaçak sigara olduğunu öğrendiğini ancak kendisine ait olmadığını ifade ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Suça konu sigaraların gümrük kaçağı olduğuna ilişkin ekspertiz raporu dava dosyasında mevcuttur.
4.Gümrük İdaresi vekilinin 17.06.2015 havale tarihli katılma dilekçesi hakkında karar verilmediği, ancak gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilerek anılan kurum lehine dilekçe yazım ücretine hükmedildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi hususunda iddianame ile kamu davası açılmadığı gibi, bu konuda mahkemece karar verilmediği de anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Suça konu eşyanın müsaderesi hususunda talep edilmesi halinde mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, Gümrük İdaresi vekilinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi'nin 17.06.2015 havale tarihli katılma talebi hakkında karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında kaldığı gözetilerek, sanıklara ek savunma verilmek suretiyle anılan maddeler uyarınca cezalandırılmaları yerine, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca yazılı şekilde temel cezanın belirlenmesi,
3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4.Sanık ... hakkında hükmedilen 5 gün karşılığı adlî para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL üzerinden 100,00 TL olarak belirlenmesi gerekirken, hesap hatası sonucu 80,00 TL adlî para cezası olarak gösterilmesi,
5.Suçtan zarar gören ve kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi gerekirken, hangi sanıktan alınacağı da belirtilmeden dilekçe yazım ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmesi,
6.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 26.05.1935 gün ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 02.05.1966 gün ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktarda yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanıkların yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği halde, mahkemece kısa kararda yargılama giderinin gerekçeli kararda belirtilmesine karar verilip, ilgili miktar açıklanmadan, bilahare gerekçeli kararda belirtilmesi suretiyle usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2015 tarihli ve 2014/414 Esas, 2015/104 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.11.2023 tarihinde karar verildi.