7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/1759 E. , 2023/5864 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2011 tarihli ve 2011/97 Esas, 2011/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 3 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.11.2017 tarihli ilâmıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hali bulunmayan sanığa kamu zararı bildirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı kararı verilmesi ve gümrük kapısı harici bir yerden kaçakçılık yaptığı sabit olan sanığın cezasında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca artırım yapılması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/445 Esas, 2018/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 1 ... 5 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
4.Anılan 14.03.2018 tarihli karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık temyiz yasa yoluna başvurmuş, Dairemizin 23.09.2019 tarihli ve 2019/2511 Esas, 2019/35041 Karar sayılı ilâmı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasında benimsenen kamu zararı miktarının sanığa yanlış bildirilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.14.03.2018 tarihli bozma ilâmı üzerine verilen ve temyiz incelemesine konu, Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2021 tarihli ve 2019/452 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 6 ... 20 gün hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
6.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.01.2023 tarih ve 2022/49850 sayılı, ''bozma sonrası yapılan yargılamada, etkin pişmanlık ihtaratında bulunurken oran belirtilmediği, ihtaratın soyut bildirime dayandığı; Etkin pişmanlıktan istifadenin hüküm tarihine kadar olduğu gözetilmeden sanığa ödemede bulunup etkin pişmanlıktan yararlanmak üzere 15 günlük kesin süre verilerek sanığın yanıltıldığı'' nedenlerine dayalı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği; zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.05.04.2011 tarihinde sanığın koordine ettiği ekibin Suriye'den Türkiye'ye kaçak yollardan hayvan sokacağı istihbaratı alınması üzerine, ihbarda geçen bölgede beklenilmeye başlanıldığı, sabah 6 civarında sırtında çuval taşıyan 20 kişi ile 8 adet ineği çekerek getiren 10 kişinin Suriye'den Türkiye'ye girmek üzere sınıra yaklaştığı, bir süre sonra Türkiye tarafında kendilerini karşılamak üzere bekleyen sanık ... ile buluştukları, şahısların olay yerinden kaçtıkları, 8 adet büyükbaş hayvanın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda "olay yerine yakın bahçem bulunmaktadır, olay tarihinde de bahçemle ilgilenip evime döndüm" şeklinde beyanda bulunarak atılı suçu inkar etmiştir.
3.Tutanak tanığı ... ... kovuşturma aşamasında, tutanak içeriğini doğrulamış, ayrıca huzurda bulunan sanığı olay yerinde bizzat teşhis ettim şeklinde beyanda bulunmuştur.
4.Tutanak tanığı ... ... Kızıl kovuşturma aşamasında, tutanak içeriğini doğrulamış, ayrıca o gün hayvanları getiren şahıslardan biri sanıkta kendisini bizzat teşhis ettim şeklinde beyanda bulunmuştur.
5.Tutanak tanığı Tamer Ülvan kovuşturma aşamasında, tutanak içeriğini doğrulamış ayrıca sanık olay yerinde yalnız değildi hayvanlar ve diğer şahıslarla birlikteydi şeklinde beyanda bulunmuştur. IV. GEREKÇE
1.Her ne kadar Tebliğname'de soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlık hükmünden yararlanması için soyut ihtarat yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; 20.11.2020 tarihli celsede sanığa 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı olan 30.380,80 TL'yi ödemesi gerektiğinin anlatılması karşısında etkin pişmanlık ihtaratında bir isabetsizlik görülmemiş, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2.Her ne kadar Tebliğname'de etkin pişmanlıktan istifadenin hüküm tarihine kadar olduğu gözetilmeden sanığa 20.11.2020 tarihli duruşmada 15 günlük kesin süre verilmesi ve duruşmanın da 15.01.2021 gibi yaklaşık 2 ... ileriye ertelemesi suretiyle sanığın ödemede bulunup etkin pişmanlıktan yararlanma imkan ve iradesinin yanıltılması gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığa etkin pişmanlıkta bulunup ödemesi için süre verilmiş ise de, hüküm tarihine kadar etkin pişmanlıktan yararlanma imkanı elinden alınmamış ve 4 ayı aşkın süre geçmesi karşısında ödeme yapmadığı anlaşıldığından Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
3.Sanık müdafiinin zamanaşımının dolduğuna ilişkin temyiz isteği yönünden; zamanaşımı süresinin belirlenmesinde daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller gözetilmelidir. Sanığın gümrük kapısı dışından ülkeye sokulduğu sabit olduğundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3 üncü maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinden hapis cezasının üst sınırı gözetilerek zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.01.2021 tarihli ve 2019/452 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.