Esas No
E. 2021/3515
Karar No
K. 2023/9699
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/3515 E.  ,  2023/9699 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/655 E., 2016/570 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2015 tarihli ve 2015/494 Esas, 2015/751 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davasının, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/655 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

2.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2014 tarihli ve 2014/738 Esas, 2014/621 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının, aynı Mahkemenin 2014/655 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

3.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2014/655 Esas, 2016/570 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan,

a)03.11.2014 tarihli eylemi yönünden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine;

b)25.03.2014 tarihli eylemi yönünden 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına;

c)14.08.2014 tarihli eylemi yönünden ise, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin onuncu fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen beraat kararının ve alt hadden ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi Süre tutum dilekçesi mahiyetinde, kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.03.11.2014 tarihinde devriye görevini ifa eden güvenlik görevlileri tarafından, durumundan şüphe edilmesi üzerine durdurulan sanığın elindeki siyah renkli poşet içerisinde 50 paket gümrük kaçağı sigara; 25.03.2014 tarihinde önündeki tablada sigara satışı yaptığının görülmesi üzerine 78 paket gümrük kaçağı sigara; 14.08.2014 tarihinde ise semt pazarında sigara satışı yaptığının görülmesi üzerine 425 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dosya arasına alınmıştır.

3.Sanık savunmalarında, 03.11.2014 tarihinde elindeki poşet içerisinde ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla aldığını; 25.03.2014 ve 14.08.2014 tarihinde ise geçimini sağlayabilmek için ele geçen sigaraları sattığını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE

A. 03.11.2014 Tarihli Eylem Yönünden

1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; 50 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi, Dairemiz uygulamalarına göre ele geçen sigaranın miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırı kapsamında kalması karşısında, sanığın kaçak sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında mahkemenin farklı gerekçeyle verdiği beraat kararı neticesi itibarıyla ... bulunmuştur.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. 25.03.2014 ve 14.08.2014 Tarihli Eylemleri Yönünden Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanunun 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Sanık hakkında 25.03.2014 tarihli eylemine ilişkin açılan ve birleştirilerek görülmesine karar verilen dava dosyası ile asıl dava dosyasının incelenmesinde, kamu davalarına konu suçların işlendiği tarihler arasındaki zaman aralığı ve iddianame tarihleri açısından hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması yerine ayrı ayrı hüküm kurulması,

3.14.08.2014 tarihli eylemine ilişkin kurulan hükümde; sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve aynı fıkranın son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden anılan maddenin onuncu fıkrası gereğince üç yıldan az hapis cezası verilemeyeceğinden bahisle doğrudan üç yıl hapis cezası üzerinden temel cezanın belirlenmiş olması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

A. 03.11.2014 Tarihli Eylem Yönünden

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli 2014/655 Esas, 2016/570 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. 25.03.2014 ve 14.08.2014 Tarihli Eylemleri Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli 2014/655 Esas, 2016/570 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,06.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog