5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ile aralarında 31.01.2020 tarihinde akdolunan ... Hizmet Sözleşmesi bulunmakta olduğunu, bu sözleşmeye göre projenin teslim tarihinin 30.04.2020 olduğunu, sözleşmenin 5.1 maddesi uyarınca; "Proje, 30.04.2020 tarihinde teslim edilmez ise; şirket (yüklenici davalı), Müşteriye (davacı) gün başına proje bedelinin KDV dahil %3 ünü ödemelidir. Bu tarih Müşteri taleplerine göre uzama gösterdiğinde, mail ile talepler takip edilecektir. Bu durumda müşteri talep ettiği gelişmeler için şirketin vereceği süre maksimum 45 iş günü olmak kaydı ile mevcut proje sonu tarihi uzatılabilir." bu madde hükmüne göre projenin teslim tarihinde en fazla 45 günlük bir uzama mümkün görüldüğünü, sözleşmede belirlenen bu 45 günlük uzama süresi ile birlikte projenin en geç 03.07.2020 tarihinde teslim edilmesi gerekmekte olduğunu, bu tarihte teslim edilmediği takdirde de geciken her gün için %3 lük gecikme tazminatı ödenmesi gerekmekte olduğunu, ancak davalı taraf bu yükümlülüğü yerine getirmemesi sebebiyle, taraflarınca defalarca mailler atılmış olduğunu, yine cevap alınamaması üzerine 15.01.2021, 22.01.2021 ve 27.01.2021 tarihlerinde toplamda 3 kez ihtarname keşide edilerek, projenin teslimi ve gecikme tazminatı talep edilmiş olduğunu, karşı tarafın ise 01.02.2021 tebliğ tarihli ihtarname ile böyle bir borcun olmadığını iddia etmiş olduğunu, söz konusu ihtilafın çekişmeli olması sebebiyle taraflarınca 08.02.2021 tarihinde Sulh Hukuk Mahkeme'sinden keşif yapılmasının talep edildiğini, 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporu uyarınca da tarafları lehine sonuca ulaşılmış olduğunu, belirtilen tüm - bu sebeplerle alacaklı davacı şirket ile borçlu davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklı bir borç söz konusu olduğunu, taraflarca akdedilen sözleşme ve dilekçeleri ekinde ibraz ettikleri ihtarnameler ve keşif raporu üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığında davalının davacı şirkete takip konusu miktar kadar borçlu olduğunun ortaya çıkacağını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulü ile, ...
5.İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile 265.950,00 TL Asıl Alacak açısından, takibin asıl alacağa işlemiş ve işleyecek ticari reeskont avans faizi ile birlikte devamını, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında 13.01.2020 tarihinde "..." akdedildiğini, iş bu sözleşme ile bir e-tıcaret ve Kurumsal Web Sıtesi projesi oluşturulması amaçlandığını, davalının sözleşmenin akdedilmesinden sonra gerekli hazırlık ve eleman istihdamını sağlayarak işe başlamış olduğunu, davalının, projenin her aşamasında hangi koşulda olursa olsun anlayışlı, özverili ve üstün performans ve çaba göstererek projeyi devam ettirdiğini, müşterinin kusurlarına ve tüm olumsuzluklara rağmen devam ettirmeye çalışmış olduğunu, sözleşmenin 2.3. Maddesinde aynen "Her iki taraf madde 2,1. ve 2,2'de belirtilen adreslerini tebligat adresi ve belirtilen elektronik posta adreslerini her türlü resmi yazışma adresleri olarak kabul etmişlerdir." hükmünün amir olduğunu, sözleşmenin 4.8 maddesinde “Müşteri Sözleşme imzalanma tarihli ayda sözleşme kapsamına dahil edilmeyen istek maddelerini iletecek...” olduğunu, bu hükme istinaden sözleşme imza tarihinden (13.01.2020) sonraki ilk ayda yani 13.02.2020 tarihine kadar davalı taraf sözleşme kapsamına dahil edilmeyen ve/veya sözleşmede “analiz aşamasında detaylandırılacaktır” olarak belirtilen konular hakkında maddeleri iletmemiş olduğunu, (Mail kayıtları delil listemiz ekinde yer almaktadır.) Davalı tarafından gönderilen maillerin davalı tarafından cevapsız bırakması sebebiyle, sözleşmeye konu proje süresine etki edeceği konusunda davalıya açık şekilde mail yolu ile bildirimler yapıldığını, e-posta ihtarları gönderilmiş olduğunu, takip eden ilk hükmü mevcut Bütün bu uyarılara rağmen davalı taraf sözleşme Madde 4.2 de belirtilen “Müşteri, şirketin proje kapsamı içinde ilgili bilgi, belge ve kişilere erişimini, proje süresini göz önünde bulundurarak mümkün olan en kısa sürede sağlayacaktır” maddesini defalarca ve uzun süre ihlal etmiş olduğunu Sözleşmenin 4.3 maddesinde aynen "Taraflar, bu sözleşme çerçevesinde tanımlanmış projelerin yürütülmesinde, proje çerçevesinde belirlenen hedeflere ulaşmak için birlikte hareket edecektir." 4.4 maddesinde "Taraflar, projelerin yürütülmesi için gerekli koordinasyonu ortaklaşa sağlayacaktır." maddelerine rağmen davacı tarafın üzerine düşen hiçbir yükümlülüğünü davalının, tüm uyarı, ikaz ve taleplerine rağmen yerine getirmemiş olduğunu, bütün bu uyarı, ikaz ve yerine getirilmeyen yükümlülüklere dair mail yazışmaları detaylı olarak delil listesi ekinde yer almakta olduğunu, Sözleşmenin 4.8 maddesi "Müşteri Sözleşme imzalanma tarihini takip eden ilk ayda sözleşme kapsamına dahil edilmeyen istek maddelerini iletecek olup, bu maddeler için sözleşme süresi uzatma (ek süre talebi) şirket tarafından belirlenip Müşteriye yazılı olarak iletilecektir. Eğer bu ek maddeler aylık iş gününden daha fazla efor gerektirirse Müşteri ve Şirketin karşılıklı mütabık kaldığı senaryoda bu geliştirmeler 3 aylık geliştirme sürecinde yapılmak üzere planlanabilir, eğer ek ücret gerekiyorsa Müşteriye yazılı olarak iletir ve müşterinin de yazılı onayıyla ortaklaşa kararlaştırılan Ek Ücret henüz yapılmamış ödemelere eşit olarak paylaştırılır ayrıca yapılan bir protokol ile imza altına alınır." hükmünün amir olduğunu, öncelikle bu hükme göre, davalı taraf sözleşme kapsamına dahil edilmeyen istek maddelerini sözleşme kapsamına dahil olan istek maddelerini dahi aylık sürede göndermediğini, sözleşme kapsamına dahil olmayan istek maddelerini ise aylar sonra ve sürekli göndermeye devam ettiğini, örneğin davalının gönderdiği toplantı notları mailine istinaden (03.07.2020-07.07.2020) bu aşamada dahi davalının sistemin ve yapının bütünlüğünü sağlığını düşünmekte ve kullanım kolaylığı sağlamak adına kendi üzerine ek çalışma eforu alarak “eklemeler” yapmış olduğunu, davada 03.07.2020 tarihinden itibaren tazminat isteyen davacının, bu tarihten sonraki bir ek geliştirme talebini iletmiş, davalının yerine getirmiş ve bu konuda mutabık kalınmış ve davacı tarafından ödeme yapılmış olduğunu, davacıya gönderdiği mailler ile müşterisi ile mutabık kalmış ve hatta davalıya ödemede yapılmış olması nedeni ile sırf zaten bu tarihten itibaren süreler sözleşme gereği 3 ay uzamış olduğunu, davacı tarafın tüm süreç boyunca kendisinden kaynaklanan gecikmeler olduğu müteaddid defalar müvekkili tarafından bildirilmiş olduğunu, davacı tarafın gecikmelerin kendisinden kaynaklandığına dair kabulü de olduğunu, bunun dışında davacı tarafın son güne kadar gecikmeleri kendisinden kaynaklandığı için ses çıkarmayarak ve kabul ederek süreci yürüttüğünü, birdenbire fesih iradesini de ortaya koyacak şekilde sunucuyu kapattırdığını ve imha ettirdiğini, davacı tarafın akabinde o güne kadar hiç ileri sürmediği ve davalıya herhangi bir şekilde ihtar ve ihbar etmeden gecikme tazminatı (cezai şart) talep etmiş olduğunu, davalıya herhangi bir uyarı, ihtar göndermeden ve müvekkili temerrüde düşürmeden gerçekleşen sonraki - tarihteki ihtarnamelerin davalı açısından bağlayıcılığının bulunmamakta olduğunu, davacı taraf bu şekilde bu süreç hiç olmamış ve hiçbir iş yapılmamış gibi baştan itibaren gecikme tazminatı (cezai şart) talep etmesinin mümkün olmadığını, davacının 13.04.2020 tarihinde cevabını “eksik, yarım, tamamlanmayan şekilde” ancak gönderebilmiş, davacının gönderdiği e-postada “Covid-19 sebebiyle işler daha zor ilerliyor” diyerek bu süreçteki gecikmelerin kendisinden kaynaklandığını kabul ve ikrar etmiş olduğunu, e-posta devamında gönderdiği dokümanın tam olmadığını ve üzerine halen ekleyeceği şeyler olduğunu belirtmiş olduğunu, 13.01.2020 de imzalanan ve Müşterinin Analiz için 1 ay içerisinde (en geç 13.02.2020 tarihine kadar) iletilmesi gereken maddeleri “çok büyük eksiklikler” ile 13.04.2020 - tarihinde iletildiğini, bu iletide dahi birçok değiştirmeler, eklemeler, geliştirmeler talep etmeye devam etmiş olduğunu, mücbir sebep üç aydan fazla süre devam ettiği içinde tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir hak talep etmeksizin sözleşme feshedildiğini, bu nedenle de davacının davalıdan herhangi bir nam altında tazminat talep hakkı bulunmamakta olduğunu, davacı tarafın ...
8.Sulh Hukuk Mahkemesinin .... D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını belirterek bu tespitte sonucu çıkan bilirkişi raporunun kendi lehlerine olduğunu iddia ettiğini, söz konusu tespite itirazlarında da belirttikleri üzere yapılan tespitte davacı lehine hiçbir husus tespit edilmediğini, zira tespit için gerekli tüm veriyi davacı tarafın yukarıda arz ve izah ettikleri üzere imha ederek sildirmiş olduklarını, tespit sadece davacı tarafın çekmiş olduğu bir takım video görüntülerine bakarak tahmin üzerine bazı değerlendirmelerde ibarettir ki bu şekilde bir bilirkişi incelemesinin bu tarz bir uyuşmazlıkta kabulü ve delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, bunun dışında yaşanan salgın hastalık mücbir sebebine rağmen davalının üstün çabasına rağmen ve tespit isteyen taraftan kaynaklanan kusurlarla proje teslimi gecikmeler meydana gelmiş en sonunda da davacı tarafın teslimden kaçınmış olduğunu, davalı firmanın çalışmaları devam ederken ve teslim aşamasına gelmişken davacı tarafından davalıya hiçbir bilgi verilmeden ... (Projenin Veritabanı) tespit isteyen tarafından tek taraflı olarak ve hiçbir bilgi vermeden kötü niyetli olarak tamamen kapatılması ve imha edilmesi nedeni ile proje teslim aşamasında olmasına rağmen teslim alınmamış olduğunu, davanın reddini, %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ... kapsamında davalı tarafından edimin zamanında teslim edilmediği iddiasıyla gecikme tazminatının tazmini istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce celp edilen ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 265.950,00-TL gecikme tazminatı, 9.397,51-TL takip öncesi faiz, toplam 275.347,51-TL 'nin tahsiline ilişkin icra takibine geçtiği, davalı 26/04/2021 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Mahkememizin 06/10/2021 tarihli celse ara kararı gereği, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, ticari defter ve kayıtları, sözleşme, mailler, yazılım ve sistem kayıtları ve dosya incelenerek öncelikle mümkünse yazılımın yerinde incelemesi yapılarak gelinen aşamanın tespit edilmesi, edimin gecikmesinde davalının kusurlu olup olmadığının belirlenmesi, davacının ilave iş talebi olup olmadığının tespiti, davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi ve varsa davacının gecikme tazminatının hesaplanması konusunda rapor alınmasına karar verilerek, dosyanın Bilirkişiler Bilgisayar Mühendisi ...ve Mali Müşavir ...'ın 10/01/2022 tarihli raporunda, davacı firmanın 23.11.2020 tarihinde davalı firmaya haber vermeden Yansıtma faturası kestiği gözlemlenmiştir. Bu süreçten sonra tarafların arasındaki iletişim ve karşılıklı projeyi devam ettirme koşullarının ek bir protokol ile imzalanması kararlaştırılmıştır. Ancak davacı firma protokol kendisine iletildikten sonra herhangi bir dönüş yapmamış ve mahkemeye başvurmuştur. Durumu gösteren ekran görüntülerinin dosyaya sunulduğunu, sonuç olarak, 1) Davacı ve davalı yanın 2020 ve 2021 yılı Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2) Tarafların ticari defterlerine ve belgelere göre, tarafların borç veya alacaklarının olmadığı, 3) Davalı tarafın sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiği ve herhangi bir gecikme durumunun söz konusu olmadığı, dolayısıyla, davacının gecikme tazminat talebinin yerinde olmadığı, hukuki takdirin mahkemede olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 02/03/2022 tarihli duruşma ara kararı gereği, dosyanın önceki bilirkişilere tevdi ile tüm deliller ve mailler kronolojik olarak incelenerek davacının itiraz dilekçesinde belirttiği hususların karşılanması, cevaplanması gereken soruların cevaplanması ve itirazların değerlendirilmesi konusunda ek rapor alınarak ek raporun sadece Bilgisayar Mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilmesine karar verilerek, Bilirkişi ...'nın sunmuş olduğu 13/05/2022 tarihli ek raporunda, DAVALI: 25.12.2020, 26.12.2020, 29.12.2020, 06.01.2021, 10.01.2021 tarihlerinde “Protokol sözleşme işlemleri devam ediyor, araya yılbaşı girdiğinden süreç uzadı, avukata iletildi, avukat ile tekrar revizeler yapılıyor” vb. içerikli mailler göndermiş ve haber vermiştir. Taraflar arası sözleşmede protokol hazırlanma süresine dair maksimum bir süre belirtilmemiştir. Sonuç takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, davacı taraf itirazlarına cevap verilmiştir, genel olarak kök rapordaki kanaat tekrar mevcut olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 04/10/2022 tarihli celse ara kararı gereği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek raporu tarafların itirazlarını ve uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmadıkları anlaşılmakla mahkememizin 1. Celsesinin 5 nolu ara kararında istenilen hususların, dosya kapsamında alınan rapor ve ek raporunda irdelenerek alınan raporlardaki taraf itiraz ve beyanlarının da göz önünde bulundurularak rapor alınmasına karar verilerek, dosyanın Bilirkişiler Bilgisayar Yazılım Mühendisi ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Hesap bilirkişisi ...'ın 06/06/2023 tarihli raporunda, ... (Muhasebe) ... için, davacı firmanın gerekli kişiler ile iletişimi geç yaptığı ve sürecin çok uzadığı izlenmektedir. Sözleşme Sayfa 1 Madde 4.2'ye göre “Müşteri, şirketin proje kapsamı proje süresini göz önünde bulundurarak mümkün olan en kısa sürede sağlayacaktır.” olarak belirtilen maddeye istinaden 04.09.2020 tarihine kadar ve bundan sonrasında da tam anlamıyla API'yi teslim etmediğinde ilgili bilgi, belge ve kişilere erişimini gözlemlenmiştir. Davalı firmanın, ... erişimi kendisine sağlanmadan sipariş modülüne başlayamayacağını bu süreçte sıkça dile getirmiştir. Sözleşme Sayfa 10 Hizmetler bölümü Madde 8'de belirtilen: “Site açılışta ürünlerin sisteme aktarılabilmesi için yazılacak olan...” henüz site açılmadan, davacı firma tarafından veri girişlerinin yapılmaması ve davacı firmanın talebi üzerine, site açılışı yerine plan değiştirilerek erken tarihe alındığı gözlemlenmiştir. Ek olarak sözleşmede yer almayan ve süreci uzattığı gözlemlenmiştir. Davalı firmanın bu geliştirmeleri aşağıdaki talepleri ile ilgili kapsamlı ek detayların istenmesinin bu kapsamında (davacı ile davalı arasındaki e-postalaşma işlemlerinden anlaşılacağı üzere) tamamlandığı gözlenmiştir. Ayrıca davacı firmanın 13.11.2020 tarihinde halen bu aşama ile ilgili ek talepler göndermeye devam ettiği görülmektedir. Resmi e-posta adresleri üzerinden yapılan iletişimde 13.11.2020 tarihinde halen ek talepler devam etmekte olduğu ve davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği gözlemlenmiştir. Durumu gösteren ekran görüntüsü aşağıda yer almaktadır. Takdir mahkemede olmak üzere Bilirkişi Heyetimiz tarafından yapılan inceleme ve tespitlerde davalı tarafça sözleşmede - belirtilen verilerin yükümlülüklerini gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
Davacının dava konusu olan işleri davalı tarafından yapılan işlerin gerçekleştirildiği taraflar arasındaki ve dosya ekinde bulunan USB bellekte bulunan e45.eml mail yazışması ve .... ekran görüntünden anlaşılmakta olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 04/07/2023 tarihli duruşma ara kararı gereği, dosyanın daha önce rapor alınan bilirkişi heyetine tevdi ile itirazlar değerlendirilerek bu hususta ek rapor tanzim edilmesine karar verilerek, Bilirkişiler Bilgisayar Yazılım Mühendisi ..., Bilgisayar Mühendisi ...ve Hesap bilirkişisi ...'ın 01/11/2023 tarihli ek raporunda, teknik konuda yapılan inceleme ve tespitlerde 06.06.2023 tarihli bilirkişi heyet raporundaki görüşlerimiz aynen devam etmektedir. Davalı firma davacı firmadan istemiş olduğu verileri zamanında iletmediği yukarıdaki ekran görüntüleri ve e-mail yazışmalarından anlaşılmaktadır. Kök raporda incelemesi yapılan CD ve USB bellekteki veriler aynen korunarak Ek Bilirkişi Heyet raporuna da eklenmiştir. Teknik yönden yapılan incelemelerde herhangi bir değişiklik olmadığı için sözleşme bakımından yapılan değerlendirmelerde de kök rapordaki kanaati değiştirmeye yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Bilirkişi Heyetimiz tarafından yapılan inceleme ve tespitlerde davalı tarafça sözleşmede belirtilen verilerin yükümlülüklerini gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
Davacının dava konusu olan işleri davalı tarafından yapılan işlerin gerçekleştirildiği taraflar arasındaki ve dosya ekinde bulunan USB bellekte bulunan... mail yazışması ve ... ekran görüntünden anlaşılmaktadır. Bu nedenle kök rapordaki kanaat tekrar mevcut olduğu kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Taraflar arasında 31.01.2020 tarihinde akdolunan Yazılım Geliştirme ve Danışmanlık Projesi Hizmet Sözleşmesi kapsamında, davalı tarafça taahhüt edilen projenin teslim tarihinin 30.04.2020 olduğu, sözleşmenin 5.1 maddesinde; "Proje, 30.04.2020 tarihinde teslim edilmez ise; şirket (yüklenici davalı), Müşteriye (davacı) gün başına proje bedelinin KDV dahil %3 ünü ödemelidir. Bu tarih Müşteri taleplerine göre uzama gösterdiğinde, mail ile talepler takip edilecektir. Bu durumda müşteri talep ettiği gelişmeler için şirketin vereceği süre maksimum 45 iş günü olmak kaydı ile mevcut proje sonu tarihi uzatılabilir." düzenlemesinin mevcut olduğu, davacı tarafça bu madde hükmüne göre projenin teslim tarihinde en fazla 45 günlük bir uzama mümkün görüldüğü, sözleşmede belirlenen bu 45 günlük uzama süresi ile birlikte projenin en geç 03.07.2020 tarihinde teslim edilmesi gerekmekte ise de süresinde teslim edilmediği gerekçesi ile geciken her gün için %3 lük gecikme tazminatı ödenmesi talebinde bulunulduğu, mahkememizce uyuşmazlığın çözümüne ilişkin olarak alınan teknik raporların irdelenmesi sonucunda; taraflar arasında 13.01.2020’de imzalanan sözleşmede, Madde 4.8’e göre, sözleşmenin imzalanmasını takip eden 1 aylık süre içerisinde (13.02.2020 tarihine kadar) davacı tarafından taleplerin iletilmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak davacının yazılım taleplerini sözleşmeye uygun şekilde ve zamanında iletmediğinin tespit edildiği, ... (Muhasebe) ... Entegrasyonu için, davacı firmanın gerekli kişiler ile iletişimi geç yaptığı ve sürecin çok uzadığı, Madde 4.2’ye göre “Müşteri, şirketin proje kapsamı içinde ilgili bilgi, belge ve kişilere erişimini proje süresini göz önünde bulundurarak mümkün olan en kısa sürede sağlayacaktır.” düzenlemesi mevcut ise de, davacı tarafın belirtilen maddeye istinaden 04.09.2020 tarihine kadar ve bundan sonrasında da tam anlamıyla ...’yi teslim etmediğinin gözlemlendiği, davalı firmanın, ... erişimi kendisine sağlanmadan sipariş modülüne başlayamayacağını bu süreçte sıkça dile getirdiği, Madde 8’de belirtilen: “Site açılışta ürünlerin sisteme aktarılabilmesi için yazılacak olan ...” henüz site açılmadan, davacı firma tarafından veri girişlerinin yapılmaması ve davacı firmanın talebi üzerine, site açılışı yerine plan değiştirilerek erken tarihe alındığı, ek olarak sözleşmede yer almayan ve ürün ile ilgili kapsamlı ek detayların istenmesinin bu süreci uzattığı, davalı firmanın bu geliştirmeleri (davacı ile davalı arasındaki e-postalaşma işlemlerinden anlaşılacağı üzere) tamamlandığı, ayrıca davacı firmanın 13.11.2020 tarihinde halen bu aşama ile ilgili ek talepler göndermeye devam ettiği, resmi e-posta adresleri üzerinden yapılan iletişimde 13.11.2020 tarihinde halen ek taleplerin devam etmekte olduğu ve davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin devam ettiği, buna göre davalı tarafça sözleşmede belirtilen verilerin yükümlülüklerini gerçekleştirdiği tespit edilmiş, iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlarda istikrarlı bir biçimde davalının, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini ifa ettiğinin belirtildiği, davacının aksi yöndeki itirazlarının da bilirkişi kurulu heyetleri tarafından gerekçeli bir biçimde değerlendirildiği nazara alındığında alınan raporların hükme elverişli oldukları kanaatine varılarak, davanın reddine, icra takibinin kötü niyetle başlatıldığı davalı tarafça ispat olunmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.Davanın reddine,
2.Davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
3.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.165,03-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.737,43-TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama masrafı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davalı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesap olunan 41.892,50-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalı tarafa verilmesine,
7.Arabuluculuk ücreti olan 1.320-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.09/01/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
"Bu belge 5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır."