Aramaya Dön

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KONYA

. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO:
KARAR NO:
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:
KARAR TARİHİ:

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH:
KARARIN MAHİYETİ: KISMEN KABUL, KISMEN RED

Mahkememizde görülmekte bulunan " Tazminat " davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sürücü ...'ın, ... plakalı araçla 25.09.2011 günü ... Caddesini takiben ... Caddesi istikametine seyrederken olay tarihinde henüz 8 yaşında olan yaya müvekkil Muhammed Yozğat'a çarparak müvekkilin yaralanmasına sebep olduğunu, ... plakalı aracını olay tarihindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını yapan sigorta şirketi davalı ... Sigorta şirketi olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle Konya ( Kapatılan) . Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporları neticesinde sürücü ... kusurlu bulunarak ceza aldığını, fakat hemen belirtelim ki ceza dosyasındaki raporlarda müvekkile de kusur atfedilmişse de işbu kusuru kabul etmediklerini, meydana gelen işbu kaza nedeniyle müvekkilinin, BTM ile giderilemez ve hayati tehlikesi olacak şekilde yaralandığını, beyninde ödem oluştuğunu, vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar meydana geldiğini, kaza sebebiyle kalıcı olarak sakatlık geçiren müvekkilinin beyninde, kafasında, elinde, kolunda, bacağında ve konuşmasında kalıcı hasar meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkilde zeka geriliği, konuşma zorluğu ve yürüme bozukluğu, elini kullanmada zorluk, elinde ince beceri eksikliği ve titreme olduğunu, müvekkilinin bir dizi ameliyat geçirdiğini ve müvekkilinin tedavisi halen de devam ettiğini, kaza nedeniyle müvekkil, bir daha okula gidemediğini, okuma yazmayı da neredeyse tamamen unuttuğunu, bu zorlu süreçte özel bakım ve ilgi isteyen müvekkilli ile anne babasının da ilgilenemediğini, müvekkilinin annesinin müvekkille ilgilenmediği gibi müvekkilin velayetini babasına bırakarak boşandığını, müvekkilinin babası da müvekkilin özel bakım, tedavi ve ilgi istemesi nedeniyle bunlarla uğraşmak istemediği için müvekkilini terk ettiğini, müvekkilinin babasının şu an nerede olduğu dahi belli olmadığını, bu şekilde ortada kalan müvekkiline dedesi ... ın sahip çıkmış ve elinden geldiğince bakım ve tedavisi ile dedesinin ilgilendiğini, ilgilenmeye de devam ettiğini fakat dedenin de ekonomik durumunun oldukça kötü olduğunu, müvekkilinin hem ailesini, hem bedeni sağlığını kaybettiğini, ömrü boyunca da sağılığı kayıp bir şekilde yaşayacağını, bu doğrultuda müvekkilinin geçici göremezlik ve sürekli iş göremezlik giderlerinden oluşan maddi tazminatın tahsili için kaza yapan aracın ZMMS kapsamında davalı sigorta şirketine talepte Bulunulduğunu ve arabuluculuğa başvurulmuşsa da davalı sigorta şirketi başvuruyu sonuçsuz bıraktığını ve uzlaşmaya da yanaşmadığını, bu nedenlerle 100 TL bakıcı gideri, 100 TL tedavi gideri, 250 TL geçici iş göremezlik gideri, ve 250 TL sürekli iş göremezlik gideri olan müvekkilin uğradığı maddi zararın karşılanmasını talep etme zaruretinin doğduğunu, açılan davanın kabulünü talep ettikleri görülmüştür.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, aynı zamanda davacının bakıcı talebinde de bulunamayacağını, bakıcıya ihtiyaç duyulması çalışamamazlık durumundan daha ağır ve ileri derecede yaralanmaların sonucu olduğunu, açılan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle davaya konu talebin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddini, daha sonra ise sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil bir kusur bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

Mahkememizce verilen ara karar uyarınca dosyanın NEÜ Adli Tıp Bölümüne maluliyet raporu tanzimi için gönderildiği, tanzim edilen bilirkişi heyeti raporunda özetle; kişiye verilecek toplam tedavi masraflarının 5.000,00 TL olduğunu, bu miktara 9 ay boyunca kazanç kaybının eklenmesinin uygun olacağını, bu hesaplanan giderlerin SGK tarafından karşılanmayacağını, giderlerin sigorta şirketi veya kusurlu tarafça kusur oranında paylaştırılmasının uygun olacağını bildirir rapor tanzim ettikleri görülmüştür. Dosyanın kusur tanzimi için Ankara ATK ya gönderildiği, kurum tarafından düzenlenen raporda özetle; sürücü ...'ın %30 oranında, yaya ... %70 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Dosyanın Aktüeryal Hesaplama Uzmanı Bilirkişi Av. ... tevdi edildiği, bilirkişinin raporunda özetle; davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 1.676,49 TL olduğu, sürekli iş göremezlik devresinde uğradığı maddi zararın 157.946,63 TL olduğu, bakıcı giderinden doğan maddi zararının 2.346,48 TL, kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan 1.500,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Aynı bilirkişi tarafından tanzim edilen ek raporda özetle; davacının geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 1.676,49 TL olduğu, sürekli iş göremezlik devresinde uğradığı maddi zararın 186.910,57 TL olduğu, bakıcı giderinden doğan maddi zararının 2.346,48 TL, kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan 1.500,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Mahkememiz dosyasına kazandırılan tüm bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

Davacı vekilinin harçlandırılmış şekilde 21/09/2021 havale tarihli ıslah dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür.

Mahkememizce verilen 24/11/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 30/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.

Mahkememizin ara kararı uyarınca dosyanın NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğine tevdii ile bilirkişi heyeti Prof. ... , Dr. Öğr. Üyesi Densel Araç ve Dr. Öğr. Üyesi ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Mevcut arızasının iyileşme süresinin 9(dokuz) ayı bulacağı, bu süre boyunca bir başkasının bakımına ihtiyaç duyacağını bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir.

Mahkememiz ara kararı gereğince Karayolları Fen Heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi heyeti olan ... , ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Kazalı Yaya ... ’ın olayda farik ve mümeyyiz olmaması sebebiyle kusurunun bulunmadığı, ancak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68/b-3 maddesinde belirtilen kuralları ihlal etmesi mevzubahis olduğundan, olayda % 70 (yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, ... Plaka Sayılı Araç Sürücüsü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 47/c ve 52/a maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmesinin yanında dikkatsizliği ve tedbirsizliği sebebiyle olayın meydana gelmesine sebep olduğundan % 30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ..., maliki ... ile söz konusu aracın davalı sigorta şirketi (Poliçe limitleri dâhilinde) Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve 85/5. maddeleri hükmü gereği meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını bildirir müşterek raporlarını tanzim etmişlerdir.

Mahkememiz ara kararı gereğince resen görevlendirilen bilirkişi Av. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; 25.09.2011 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 9 ayda iyileşen, bu sürenin tamamında bakıcıya ihtiyaç duyan ve 9632,3 oranında malul kalan davacı ... ; 25.09.2011 25.06.2012 Tarihleri Arası 9 aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının; 1.676,49 TL, 26.06.2012 28.07.2067 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı Sürekli İş Göremezlik Devresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 157.946,63TL, 25.09.2011 25.06.2012 Tarihleri Arası 9 Aylık Süre ile Sınırlı Bakıcı Giderleri Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının 2.346,48TL, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 1.500,00 TL olduğu, temerrüt başlangıç tarihi ve faiz türü istinaf kararı ile kesinleşmiş olduğundan, temerrüt tarihinin 30.11.2018 tarihi, faiz türünün ise yasal faiz olduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir.

Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde;

Davacı vekili davalı aleyhine Tazminat (haksız fiilden kaynaklanan) davası açmıştır.

Ayrıca konu ile ilgili olarak 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, (haksız fiil, doktrinde hukuka aykırı zarar verici eylem olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak belirlenmektedir, bu durumda haksız fiilden söz edebilmek için "1) hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, 2)eylemden kaynaklı bir zararın olması, 3)zarar veren kişinin kusuru bulunması" ya da yasaca sorumlu olması" zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir) KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K.

4.Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K.

5.Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde (6704 S.K.

6.Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. Sürücü ...'ın, ... plakalı araçla 25.09.2011 günü ... Caddesini takiben ... Caddesi istikametine seyrederken olay tarihinde 8 yaşında olan yaya Muhammed Yozğat'a çarptığı, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı ... Sigorta şirketi tarafından yapıldığı görülmüştür. (YARGITAY . Hukuk Dairesi'nin 21/03/2017 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 24/09/2020 tarih tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamında;"..... “Usuli kazanılmış hak” kavramı Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada kesinleşen kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gibi, bu usul kuralı davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder." şeklinde kabul edildiği, mahkememizin 24/11/2021 tarih ve ... Esas ... sayılı kararına karşı davalı ... Sigorta Şirketi tarafından kanun yoluna götürüldüğü, davacı tarafın kanun yolu talebinde bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Sigorta Şirketi yönünden usulü kazanılmış hak doğduğu ilk karardan daha aleyhe karar verilemeyeceği, davalı ... Sigorta AŞ açısından da ilk kararın usuli kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınarak) 5237 Sayılı TCK'nın 89/1-2. Maddelerinde; "(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, Bu fıkralarda geçen “ikinci” ibareleri, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle “üçüncü” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. Bu fıkrada yer alan “ikinci” ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. 14/4/2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanunun 12 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “onaltı” ibaresi “onsekiz” şeklinde değiştirilmiştir. Bu madde başlığı “Daha az cezayı gerektiren haller” iken, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiş, sözkonusu maddenin birinci fıkrası metinden çıkarılmış, ikinci fıkra birinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir. b) Vücudunda kemik kırılmasına, c) Konuşmasında sürekli zorluğa, d) Yüzünde sabit ize, e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır. (3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d) Yüzünün sürekli değişikliğine, e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. (4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

Aynı kanunun 66. Maddesinde; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, 12/5/2022 tarihli ve 7406 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “sürecindeki davranışları,” ibaresi “sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları veya” şeklinde değiştirilmiş ve “gibi hususlar” ibaresi madde metninden çıkarılmış, fıkraya “kararda” ibaresinden sonra gelmek üzere “gerekçeleriyle” ibaresi eklenmiştir. e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer.(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz."

Yine aynı kanunun 67. Maddesinde; "- (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur. (2) Bir suçla ilgili olarak; a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,halinde, dava zamanaşımı kesilir. (3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. (4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı, 2918 Sayılı KTK'nın 109. Maddesinde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır." şeklinde yapılan düzenlemeler ile, 6098 Sayılı TBK'nın 72. Maddesinde; "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir." şeklinde yapılan düzenlemeler dikkate alındığında, 6325 Sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 16. Maddesinde; " (1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. " şeklinde yapılan düzenlemeler de dikkate alındığında, Kaza Tarihi: 25/09/2011, Arabuluculuk Başvuru Tarihi: 31/12/2019, Dava Tarihi: 17/02/2020 olduğu, Sulh Ceza Mahkumiyet Tarihi: 11/10/2013 olduğu bilgileri de dikkate alındığında,

Tüm bu bilgileri değerlendirdiğimizde, ister artan maluliyet olsun, ister olmasın somut olayımızda özellikle zamanaşımının kesilmesi ve bu nedenle zamanaşımı süresinin tekrar başlaması ve uzamış ceza zamanaşımı ile birlikte değerlendirdiğimizde davalı yanın zamanaşımı defi savunmasına, eldeki davanın belirsiz alacak davası da olduğu hususu da dikkate alınarak itibar edilmemiştir. Davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınarak hüküm tesis edilmiştir.

TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,

Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde,

Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Yüksek Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamı, aynı dairenin ... , ... sayılı ilamları, Konya BAM . HD'nin ... E, ... K, ve aynı dairenin ... Esas, ... K, sayılı 28/01/2021 tarihli ilamları dikkate alınarak davacının 1.676,49 TL Geçici iş göremezlik, 157.946,63 TL Sürekli iş göremezlik, 2.346,48 TL Bakıcı gideri, 1.500,00 TL Kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı olmak üzere toplam 163.469,60TL maddi tazminatın 30/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE

Davacının davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

1.Davacının 1.676,49 TL Geçici iş göremezlik, 157.946,63 TL Sürekli iş göremezlik, 2.346,48 TL Bakıcı gideri, 1.500,00 TL Kaçınılmaz tedavi gideri zararına bağlı olmak üzere TOPLAM 163.469,60TL maddi tazminatın 30/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2.Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 11.166,61-TL harçtan dava başında yatırılan 54,40TL peşin harç, 08/11/2021 tarihinde yatırılan 494,64TL ıslah harcı ile 21/09/2021 tarihinde yatırılan 2.779,70TL ıslah harcı toplamı 3.328,74-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.837,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,

3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 26.155,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5.Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 116,60TL ile 2.779,70 TL ıslah harcı (21/09/2021 tarihli) 494,60 TL ıslah harcı (08/11/2021 tarihli) toplam 3.274,34-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 3.390,94‬TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6.Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan İstinaf öncesi ve sonrası yapılan 100 TL (EZ 0881312 seri nolu 100 TL bedelli fatura) fatura bedeli ile 7.247,65 TL yargılama gideri toplamı 7.347,65TL'nin yargılama giderlerinin kabul red oranına göre hesaplanan 6.241,09TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

7.Davalı tarafından sarfına mecbur kalınan 143,50-TL İstinaf öncesi ve sonrası yapılan posta masrafları ile 162,10-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı olmak üzere toplam 305,6‬0-TL yargılama giderlerinin kabul red oranına göre hesaplanan 46,02-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, geri kalan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

8.6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince 1.121,20-‬TL'nin davalıdan alınarak, geri kalan kısmının ise davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA,

9.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin istek halinde ilgili taraflara iadesine, karar kesinleşinceye kadar iade alınmaz ise gider avansının artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen ilgili taraflara İADESİNE,

Dair, davacı asilin ve davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2023

Katip Hakim

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ceza Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 7242 sayılı Kanun 2918 sayılı KTK'nın 109. Maddesinde; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza Kanunu 6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, (haksız fiil, doktrinde hukuka aykırı zarar verici eylem olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak belirlenmektedir, bu durumda haksız fiilden söz edebilmek için "1) hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, 2)eylemden kaynaklı bir zararın olması, 3)zarar veren kişinin kusuru bulunması" ya da yasaca sorumlu olması" zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir) KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunu 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2. Maddelerinde; "(1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun; a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, Bu fıkralarda geçen “ikinci” ibareleri, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 5328 sayılı Kanun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu 7406 sayılı Kanun K2918 md.3 K2918 md.109 K2918 md.85/5 K6102 md.13 TCK md.89/1 HMK md.297 K6325 md.16 TBK md.56/1 K7406 md.5377/8 K6100 md.297 K5237 md.2 TTK md.5 K6098 md.56 TBK md.72 K6098 md.72
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.