2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2022/282
- Karar No
- 2023/931
- Karar Tarihi
- 21.11.2023
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Öncelikle müvekkil 4562 sayılı OSB kanununa tabi bir organize sanayi bölgesi olup davalı ... ise Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi 'nin katılımcılarından biridir. Katılımcı tarafa takip konusu altyapı katılım payı ve üyelik aidat bedellerine ilişkin olarak yapılan bildirimlere rağmen ödenmemesi sebebiyle tarafımızca icra takibi açılması zorunluluğu doğmuştur. Ancak katılımcı tarafın Kemalpaşa İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı takibine yapmış olduğu haksız itirazın sonucu huzurda görülmekte olan itirazın iptali davası ikame edilmiştir. Şöyle ki, müvekkil bir organize sanayi bölgesi olup, 4562 sayılı OSB Kanunu' na tabidir. Aynı Kanun' un 12. maddesinde ise OSB ' nin gelirleri düzenlenmiştir. Görüldüğü gibi yönetim aidatları ve katılım payı alacağı işbu kanunun 12. maddesi kapsamında OSB gelirleri arasında sayılmış ve OSB ' ye tahsil yetkisi verilmiştir. Ayrıca müvekkil organize sanayi bölgesinin hukuki statüsü ile hak ve yükümlülükleri 4562 sayılı OSB Kanunu ile düzenlenmiştir. OSB Kanunu' nun 6. maddesinde organlar belirlenmiş, 7. maddesinde müteşebbis heyetin yetki ve görevleri belirlenmiştir. OSB Kanunu ve 22.08.2009 tarihli OSB Uygulama Yönetmeliği gereğince altyapı katılım payının tahsili müteşebbis heyeti kararları gereğince gerçekleşmektedir. Nitekim OSB Yönetmeliğinin 12. maddesine göre müteşebbis heyet OSB ' nin en üst karar organı olup yönetmeliğin 35/3 maddesinde takip konusu kalemlerin de yer aldığı şekilde görev ve yetkileri düzenlenmiştir. İlgili maddenin somut olaya ilişkin fıkraları şunlardır : ...k) (Değişik:RG-9/2/2011-27841) Yönetim aidatları ve hizmet karşılıklarını arsaların boş, inşaat halinde ve üretime geçme durumları dikkate alınarak parsel büyüklüğüne göre belirlemek, ....m) Altyapı katılım payları, elektrik, su, doğal gaz ve benzeri satış bedelleri ile ilgili prensipleri belirlemek... Dava konusu 2018 sonrası aidat ve katılım payına ilişkin alacaklar için de mevzuata uygun olarak ekte sunulu 21.12.2017, 25.12.2018 ve 20.12.2019 tarihli müteşebbis heyeti kararları gereğince tahsilat yapılmasına karar verilmiş olup yine bu kararla tahsilatların hangi oranlar üzerinden yapılacağı kararlaştırılmıştır. Bu meyanda, takip konusu kalemlerin belirlenmesi ve ve tahsil edilmesi yetkisinin müteşebbis heyete ait olduğu izahtan varestedir. OSB Kanunu' nun 3. maddesinde ise katılımcı sıfatı tanımlanmış olup, buna göre'' e) Katılımcı: OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel tahsisi veya satışı yapılanlar ile maliki bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Kanunun amacına uygun faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişi ile finansal kiracı'' anlamına gelmektedir. Bu meyanda davalı taraf takibe konu Ansızca ...Parsel'de bulunan taşınmazın katılımcısı konumundadır. Ayrıca OSB Kanunu ' nun 16. maddesi şu şekildedir :Yönetim aidatları Madde 16 – Yönetim aidatları ve hizmetlerin karşılıkları, müteşebbis heyet tarafından arıtma tesisi işletme masrafları hariç parsel büyüklüğüne göre belirlenir. Arıtma tesisi işletme masraflarına katılım payları ise debi ve kirletme parametreleri esas alınarak yönetim kurulunca tespit edilir. Yönetim kurulunun yıllık bütçesinde belirtilen, bölgenin alt yapı ve müşterek hizmetlerine ait tüm masraflar önceki yıla ait kesinhesap da dikkate alınarak katılımcılar tarafından karşılanır. Belirtilen hizmetlerden yararlanmadıkları gerekçesi ile yönetim aidatlarının ödenmesinden kaçınılamaz. Müteşebbis heyetin yönetim aidatı ile ilgili kararları ilam hükmünde olup, ilamların icrasına ilişkin yolla takip edilirler. İşbu açık kanun hükmü yanında Yargıtay ' ın yerleşik içtihatlarına göre de takip konusu bedellerin katılımcıların tarafından karşılanması gerekmektedir. '' .. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilen...
K. Ve ...K.
Sayılı kararda ''.... Davalı tarafın katılımcı sıfatı bulunmadığından, katılımcıların ödemekle yükümlü altyapı aidatlarından sorumlu tutulma olanağı yoktur.. '' denilmekte, katılımcı sıfatını haiz kişilerin bu bedellerden sorumlu tutulacağını ifade etmektedir. Yanı sıra, (EK- 2) 6183 sayılı '' Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun '' u hakkında çıkan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile ''Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'' un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammı oranı her ay için %1,6 olarak kararlaştırılmıştır. Bu çerçevede somut olayda da davalının 2018 den kalma bakiye borçlarına ilgili tarihten itibaren her ay %1,6 oranında faiz işletilmiştir. Sonuç olarak, ilgili Ansızca... Parsel 'de bulunan taşınmazın toplam aidat, katılım payı borcu gecikme faizleri ile birlikte 8.632,85 TL etmektedir. Neticen, müteşebbis heyeti kararlarına dayanan alacak ve masraflardan davalının kaçınması mümkün olmayıp icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini talep ediyoruz. Yukarıda arz ve izah edilen sebepler ve mahkemenizce re'sen gözetilecek hususlar çerçevesinde; Kemalpaşa İcra Müdürlüğü ' nün ... esas sayılı icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz eden davalı-borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine haksız ve kötüniyetli itirazı ve alacağın likit olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygılarımızla arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir olmadığını, uyuşmazlık konusunun mutlak ticari dava olmadığını bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkeme'si olması gerektiğini, davalının yerleşim yerinin Kemalpaşa değil Bornova olduğunu bu nedenle görevli İcra Daireleri'nin İzmir İcra Daireleri olduğunu, ayrıca arabuluculuğa konu edilmeyen hususlarla ilgili dava şartı yokluğu söz konusu olduğundan davacının taleplerinin reddini talep etmiştir. Müvekkilin dava konusu bedellerden sorumlu olabilmesi için katılımcı sıfatını taşıması gerektiğini oysa davacı KOSBİ bünyesinde faaliyette bulunmadığından katılımcı sıfatına haiz olmadığını, parselde herhangi bir faaliyette bulunmayan müvekkilin katılımcı sıfatı taşımadığını dava konusu bedellerden dolayısıyla bunlara ilişkin faizlerden sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir. Dava konusu alacakta faizin fahiş oranda uygulandığını, faize faiz yürütülmesi yasağına aykırı davranıldığını bu nedenle icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borcun neye ilişkin olduğunun anlaşılmadığını, alacak bir belgeye dayanmakta ise icra dosyasında bu belgelerin de olması gerektiğini, müvekkilinin katılımcı sıfatına haiz olmadığını, aidat, katılım payı ve altyapı ödentilerinin haksız olarak tahakkuk ettirildiğini, KOSBİ tarafından hiçbir alt yapı hizmeti verilmemesine rağmen haksız ve hukuka aykırı şekilde aidat, katılım payı ve altyapı ödentisi tahsilatı yapıldığını, bununla ilişkili olarak Kemalpaşa ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen ... ve ...
E. Sayılı davaların halen derdest olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Bilirkişiden alınan 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; dava dosyası içeriğinde bulunan belgeler üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; Davalı ... “ın (Dosya kapsamında davalının, Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi'ne Yönetim Aidatı ya da Altyapı Katılım Pay bir ödeme yaptığını kanıtlayacak geçerli herhangi bir belge bulunmadığından; ilgili borçlara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı kabul edilmiştir.) sahibi bulunduğu Ansızca... Parsel 1418,29 Metrekare paylı parsele ait, 2018 yılı ocak ayından itibaren, İcra dosyasının açılış tarihi olan 04.02.2022 tarihine kadar tahakkuk etmiş yönetim aidatları, altyapı katılım payları, yönetim aidatlarına ilişkin gecikme süreleri ve gecikme faizleri (aylık yüzde 1.6 üzerinden) ile altyapı katılım paylarına ilişkin gecikme süreleri ve gecikme faizleri (aylık yüzde 1.6 üzerinden) aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır. (Hesaplama yapılırken Ocak 2022 dönemine ait tahakkuklar, icra dosyası açılış tarihinde henüz ödeme süresi içerisinde olduğu için göz ardı edilmiştir.)
1.Yönetim Aidatları Toplam :4.084,68 TL
2.Yönetim Aidatları Faiz Toplamı :1.470,48 TL
3.Altyapı Katılım Payı Toplamı : 1.701,95 TL
4.Altyapı Katılım Payı Faiz Toplamı : 601,81 TL Olmak Üzere Genel Toplam :7.858,92 TL dir" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, alt yapı katılım payı ile aidat bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar,
TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır.
TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalara ve Yargıtay... H.D.' nin ... Karar sayılı ilamına göre; 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmakla mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
1.Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2.Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine,
3.HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonda davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altın alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilememesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden de bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine, Dair,taraf vekillerinin yüzüne karşı,tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2023 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır