6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2022/13188 E. , 2023/15466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay uygulamalarında da dayanılan "sahip olma teorisi"nin savunduğu gibi mağdurun hakimiyet alanından çıkıp failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanına girmesi ile eylem tamamlanır. Diğer bir deyişle mağdurun hakimiyet alanın bittiği yerde failin veya üçüncü kişilerin hakimiyet alanı başlayacağından mağdurun hakimiyet alanından çıktığı anda yağma fiili tamamlanmış olacaktır. Sanık eşyayı aldıktan sonra müdahale imkanı olacak şekilde kesintisiz, sıcak takip sonucu yakalanmış ise eylem teşebbüs aşamasında kalacak yoksa tamamlanmış olacaktır. Bu yakalama mesafesinin eşyanın alındığı yere olan uzaklığının çok da önemi yoktur. Olayımızda kolluğun düzenlediği 20.02.2013 tarihli tutanak ve mağdur ...'ın kolluktaki beyanından, sanığın mağdur ...'ın evinden iki çift çorap alarak bağımsız bölümden ayrıldıktan sonra mağdur ... tarafından görüldüğü ve kolluk görevlilerince yakalandığı, yağma konusu iki çift çorabın malın mağdurun hakimiyet alanından çıkarıldıktan sonra, her hangi bir kesintisiz, sıcak takip olmaksızın yakalanmış olduğu anlaşıldığından, sanığın eyleminin tamamlandığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesinin uygulanarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafiinin diğer temyiz istemleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58.maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan ...
5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10.08.2010 tarih, 2010/547 Esas ve 2010/751 Karar sayılı ilamına ilişkin hükümlülüğünün uyaptan yapılan sorgulamasında kesinleşmesinin, suç tarihi olan 20.02.2013 tarihinden sonra 10.04.2013 tarihi olduğu ve sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde tekerrüre esas alınabilecek başkaca bir ilamı da bulunmadığının anlaşılması karşısında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.