2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2022/835
- Karar No
- 2022/835
- Karar Tarihi
- 15.12.2022
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/835 Esas - 2022/1409
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkile Hal Rüsum alacağından kaynaklı borcu olup, davalı bu borcunu ödemediğini, bunun üzerine müvekkil icra takibi başlattığını, davalı borçlunun, Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2022/... esas sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüğümüz 363,75-TL miktarındaki (asıl alacak) icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine itirazı üzerine takip durdurduğunu, müvekkil şirketçe tüm uygulamalar 5957 sayılı Hal Kanunu, 28346 sayılı Ticaret Bakanlığı Hal Uygulama Yönetmeliği ve 6183 sayılı kanun hükümleri uyarınca yapılmadığını, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünden gelen ekte sunduğumuz ‘Hal Rüsumu Borcu Takibi’ konulu yazılarda görüleceği üzere, Hal kayıt sisteminde belediyenin alacaklı olduğu tespit edilen ödenmemiş rüsum bedelleri ve borçlu listesi İlgili kurumlara gönderilmekte ve ödenmemiş hal rüsumlarının 6183 sayılı kanun hükümleri uyarınca tahsil edilmesi talimat edildiğini, davalı tarafından, icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı borçlu takip konusu borcun tamamından sorumlu olduğunu, müvekkil tarafından yapılan tüm işlemler yasaya uygun olduğunu, bu takipteki icra dosyasına yapılan itirazlar gerçeği yansıtmayıp, itirazların hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, bu nedenlerle Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyası ile yürütülen takipte davalı borçlunun tüm itirazlarının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla asıl alacak ve ferileri yönünden devamına, borçlu aleyhine itiraz olunan alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak savunmada bulunmamıştır. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; İİK 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından hal rüsum alacağına dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir. “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi” hakkındaki 5957 sayılı Kanuna bağlı olarak yayımlanan yönetmeliğin 23/3. maddesi ile tahakkuk eden rüsum bedelini ödemediğini davacı iddia etmektedir.
Bilindiği üzere 5957 sayılı Kanun'un 10/5. maddesine göre “Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir”.(Yargıtay 4. HD. 2016/1327 E.- 2017/6707 K., 2014/13512 E.- 2015/11659 K.,2016/7484 E.-2018/1786K.)
Anılan yasal düzenlemelere göre; değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda hal hakem heyeti kararlarına karşı yapılacak itirazı inceleme görevi olarak hal hakem heyetinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla yasa hükmü gereği davacının öncelikle elli bin Türk Lirası altındaki uyuşmazlık için hal hakem heyetine başvurusu zorunludur ve dava şartıdır. Bu itibarla hal hakem heyetine başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı lehine kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Diğer yandan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A-11 maddesi gereğince mazeretsiz olarak davalının ara buluculuk oturumuna katılmadığından yargılama giderlerinden olan arabuluculuk ücretinden sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,
2.Davalı lehine kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından reddine,
3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL nispi karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,
4.7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak HMK 341. Maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 15/12/2022 Katip ......
(e-imzalıdır)
Hakim ......
(e-imzalıdır)