Aramaya Dön

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/12
Karar No
K. 2023/12
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/12 Esas - 2023/276

T.C.

ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA "

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/12 Esas
KARAR NO: 2023/276
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ...

...

VEKİLİ: Av....
DAVA: İtirazın İptali (Kaskodan Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 03/05/2023
KARAR YAZMA TARİHİ: 04/05/2023

Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE; Müvekkili şirkette ... sayılı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı .... plakalı aracın, 01.01.2022 tarihinde,.... Park Evleri Sitesi önünde park halindeyken, davalıya ait ve firari sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tamamen kusurlu olarak çarpıp kaçması sonucu maddi hasara uğradığını, trafik kaza tutanağına göre ... plakalı araç işbu kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, yaptırılan ekspertiz sonucu alınan eksper raporlarına göre, müvekkili şirkette kasko sigortalı aracın, piyasa peşin rayiç değeri 130.000,00 TL olarak hesaplandığını ve ilgilisine 10.03.2022 tarihinde tamamen ödendiğini, bu tutardan 80.216,00 TL tutarlı aracın sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra rücuya esas hasar bedeli 49.784,00 TL olarak tespit edildiğini, ... Kanunu’nun 1472. Maddesi gereğince müvekkili şirketin hasar bedelini ödemekle, sigortalısının haklarına halef olduğunu, bu nedenle, davalı aleyhine ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapılarak kusur ve hasara dair fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 49.784,00 TL asıl alacağın ve ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 5.499,43 TL ticari avans faizi olmak üzere toplam 55.283,43.TL alacağın takip tarihinden de asıl alacağa işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilinin istenildiğini, davalının haksız yere borca itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE; Dava dilekçesinde bahsi geçen kaza mahallinde ve saatinde müvekkili şirkete ait hiçbir araç bulunmadığını, ... plakalı aracın, müvekkili şirkete ait bir araç olmadığını, müvekkili adına kayıtlı olan araç plakasının ... olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen araç ile hiç bir ilgisi yada benzerliği bulunmadığını, hatta bu aracın, 07.04.2022 tarihinde de müvekkili şirketçe satışının yapıldığını, davacı tarafça belirtilen araç (...) ile müvekkiline ait aracın ... birbirinden farklı marka ve modelde araçlar olduğunu, bu hususun tespiti için, ...Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, müvekkili şirkete ait araçların ... takip sistemi ile 24 saat kayıtlı olarak izlendiğini, müvekkili şirket hakkında haksız olarak takip başlatılmış olup bu icra takibi sebebiyle müvekkili şirketin ticari hayatta, özellikle bankalar nezdinde sıkıntılar yaşadığını belirterek haksız ve kötü niyetli davanın reddini, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; davacı sigorta şirketinin davadışı kendi sigortalısına kasko sigortası nedeniyle ödediği tazminatı TTK.nun 472. maddesi gereğince, sigortalısının haklarına halef olarak doğan tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraf sıfatı (husumet) kavramı üzerinde durulması gerekir: Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir.

Dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir.

Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Meselâ, bir alacak davasında davacı olma sıfatı o alacağın alacaklısına aittir. Alacak davası, o alacağın alacaklısından başka bir (üçüncü) kişi tarafından açılırsa, davacının davacı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir...

Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü (borçlu) olan kişidir (davalı sıfatı, pasif husumet ehliyeti). Örneğin, bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir (üçüncü) kişiye karşı açılırsa, davalının davalı (borçlu) sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan, husumetten) dolayı reddedilir.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada, davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddî hukuka göre belirlenir. Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.

Sıfatın usul hukuku bakımından önemi (usul hukukunu ilgilendiren yönü) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez. Mahkeme, davanın sıfat (husumet) yokluğundan reddine karar verir. Bu karar, davanın mesmu olmadığına (dinlenemeyeceğine) ilişkin bir karar olmayıp, gene davanın esasına ilişkin bir karardır (taraf olarak gösterilenlerden birinin taraf sıfatının bulunmadığını tespit eden bir karardır).

Mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu kendiliğinden (re'sen) gözetmesi gerekir. Çünkü, sıfat yokluğu, bir def’i değil, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itirazdır. Hâkim, kendisine sunulan dava malzemesinden (davalı veya davacının bildirdikleri vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itiraz sebebinin varlığını (sıfat yokluğunu) öğrenirse, bunu kendiliğinden (re'sen) gözetir. İşte bu nedenle, hâkim, sıfat yokluğunu kendiliğinden gözetir. ( ... )

Taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (def’i değil) bir itirazdır. Diğer bütün itiraz hallerinde olduğu gibi, sıfat yokluğu da, ancak dava dosyasından anlaşılabildiği ölçüde hâkim tarafından kendiliğinden (re'sen) gözetilir (Kuru..., s. 234- 237).

Somut olay değerlendirildiğinde; Eldeki bu dosyanın dava dilekçesinin ekindeki maddi hasarlı trafik kaza tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli olduğundan tutanakta ... plakalı aracın çarparak kaçtığı iddia edilmiş olup bu aracın kaza tarihi itibariyle malik bilgileri... Müdürlüğünden sorulmuş olup malikinin 29/05/2019 tarihinden itibaren .... olduğu 18/01/20123 tarihli cevabi yazıda belirtilmiştir.

Davalı ...ise kendilerine ait aracın plakasının ...olduğu belirtilmesi üzerine kaza tarihi olan 01.01.2022 tarihinde ...plakalı aracın davalı şirket adına trafik kaydının bulunduğu, ... 11/04/2023 tarihli cevabi yazısı ile belirtilmiştir.

Yukarıda ifade edildiği üzere, taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu nedenle mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Nitekim aynı ilkeler... Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Buna göre , davalı .... dava konusu edilen, kaza tespit tutanağında belirtilen .... plakalı aracın maliki-işleteni olmayıp davadışı ... olduğu tespit edildiğinden. Davanın, davalı ... yönetilmesi usule aykırı olduğundan, davalı şirketinin husumet sıfatları bulunmadığından. 6100 sayılı HMK.nun 114/1-d ve 115.maddelerine göre, taraf sıfatı dava şartı olup davalı tarafların pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1.6100 sayılı HMK.nun 114/1-d ve 115.maddelerine göre, taraf sıfatı dava şartı olup davalı tarafın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL red karar ve ilam harcından peşin alınan 667,69.TL harcın mahsubu ile bakiye 487,79‬.TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 1.560,00.TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5.Kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettiren davalı taraf lehine AAÜT'sinin 13/2.maddesine göre belirlenen 9.200,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

6.Tarafların yatırmış olduğu ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 03/05/2023 Katip ....

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog