Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/415
Karar No
K. 2020/789
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2019/415
KARAR NO: 2020/789
DAVACI: ... TEKS. KON. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - Cumhuriyet Cad. Halıcıoğlu İş Hanı No:1/1 Osmangazi / BURSA
VEKİLİ: Av. ... ..... - [16473-74560-..] UETS
DAVALI: ... - T.C.N.... - ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/05/2019
KARAR TARİHİ: 26/11/2020
KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlunun 9.298,25 TL.asıl alacakları üzerine başlattıkları icra takibine kısmi olarak itiraz ettiğini, 1.380,00 TL.+masraflar gibi bir bakiyenin kaldığını belirttiklerini, Bursa 9. İcra Müd.'nün 2018/... esas sayılı icra dosyası ile yapılan icra takibine ilişkin itirazının haksız, kötüniyetli ve yasal dayanaktan yoksun olup, işbu itirazının iptalinin gerektiğini, müvekkilinin davalı ile arasında yapılan ticari mal alışverişi neticesinde davalıdan alacağı mevcut olup, bu alacağın tahsili için Bursa 9. İcra Müd.'nün 2018/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibinde takibe, borca, faize, faiz oranına kısmi olarak ve borcun tüm ferilerine itiraz etmiş olup, davalı borçlunun yaptığı itirazları kabul etmediklerini, davalı borçlunun kısmi borca itirazlarına ilişkin olarak müvekkilinin söz konusu takip ile ilgili alacağına ait bütün kayıtlarının bulunduğu ticari defterleri incelendiğinde davalının borcu ve davalarının haklılığının açığa çıkacağını, davacının borca itirazlarının haksız olup, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazının iptali gerektiğini, müvekkilinin söz konusu takip ile ilgili alacağına dair tüm kayıtlarını usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde de mevcut olduğunu, ayrıca davalı tarafın defterleri incelendiğinde de tüm faturaların defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığının açıkça görüleceğini beyanla, talepleri doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmesini, icra takibine yapılmış olan kısmi itirazın iptali ile bu bakiye üzerinden takibin kaldığı yerden devamına, alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, alacak miktarı faturalar ile sabit olduğundan davalı tarafın icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.

DELİLLER

Dava dilekçesi, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2018/... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından cari hesap - faturaya dayalı olarak 04/12/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 10/12/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili tarafından yasal süre içinde 17/12/2018 tarihinde borca kısmi itiraz etmiştir. İcra takibinin 1380 TL yönünden takibe aynen devam edilmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Mali müşavir bilirkişinin 02/03/2020 tarihli raporunda özetle: davacı ile davalı arasında 2017 ve 2018 yılınca ticari bir ilişki bulunduğu, taraflar arasında dosyada herhangi bir sözleşme olmadığı, davacının 2017-2018 ve 2019 yılı ticari defterleri açılış ve kapanış tasdikleri açısından TTK hükümlerine uygun olarak işlemlerin yapılmış olduğu, faturalarla defter kayıtları uyum olan davacı taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, davacının Gelir İdaresi Başkanlığına vermekle yükümlü olduğu KDV Beyannamelerini ve BA BS formlarını zamanında gönderdiği, davacının davalı firmasına toplamda 12.288,25 TL fatura kestiği ve davalı firmanın 2017 yılında 1.990,00 TL ve 2018 yılında 1.000,00 TL olmak üzere toplamda 2.990,00 TL ödeme yaptığı, davacı firmanın 2018 yılı açılış kayıtlarında 10.298,25 TL bakiye yer aldığı, davalı firması 2018 yılında 1.000,00 TL ödemesiyle birlikte, 2018 yılından 2019 yılına 9.298,25 TL devir bakiye olarak defter kayıtlarında yer aldığı, davacı firmanın davalı firmadan toplamda 9.298,25 TL alacağı bulunduğu sonucuna varıldığı mütalaa edilmiştir.

Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş olup, davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Mali müşavir bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu 25/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: davalı firmanın 2017 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliği taşıdığı, ancak 2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine değil aleyhine delil olması gerektiği, dava konusu faturaların davalının 2017 yılı ticari defterlerine kayıtlı olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin kime yapıldığının tespit edilemediği ve ödemelerin ticari defterlerine kayıt edilmediği, davalının ticari defterlerinde davacıya borç görülmediği, hesabın ... cari hesabına devredilerek kapatıldığı, değerlendirme bölümünde açıklanan neden ile, davanın 7.918,25 TL olarak düzeltilmesi ve itirazın iptali ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu sonucuna varıldığı mütalaa edilmiştir.

Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen cari hesaba konu faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği anlaşılmakla bu faturalara konu malların davalı tarafından teslim alındığı sabit olup ödeme iddiasının ispat yükü davalıda olduğu ve davalının ödemeye ait yazılı ve kesin deliller sunmadığı anlaşılmakla davacının davalıdan alacaklı olduğu kısmi itiraz sebebiyle 7918,25 TL kısmının sübut bulduğundan davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın kabulü ile davalının Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına,

2.İ.İ.K nın 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 olan 1583,65 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 635,16 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 136,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 498,56 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,

5.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 700,00 TL, talimat bilirkişi gideri 700,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 231,40 TL olmak üzere toplam 1.631,40 TL yargılama gideri ve 136,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.768,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 4080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/11/2020 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog