Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/685
Karar No
K. 2020/787
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2019/685 Esas
KARAR NO: 2020/787
DAVACI: ... - ... [25999-97584-....] UETS
VEKİLİ: Av. ... GÜVEN - [16288-82862-....] UETS
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - K.Bakkalköy Mah. Dilek Sabancı Cad. Erguvan Evleri Sitesi 4 N:21F/1 Ataşehir/İSTANBUL
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2019
KARAR TARİHİ: 26/11/2020
KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında kumaş satımına dayalı şifahen kurulmuş bir akdi münasebet olduğunu, davalının bakiye 56.314,49 TL borcunu ödememesi üzerine müvekkili tarafından Bursa 13. İcra Dairesinin 2019/...

E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye, borcun tamamına, faiz oranına ve diğer ferilerine yönelik itirazda bulunduğunu, itiraz üzerine takibin durduğunu, akabinde arabuluculuğa başvurulduğunu, sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı şirket tarafından müvekkili şirkete karşı yine davacı alacaklı tarafından Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 201/... Esas sayılı dosyası ile açılan ilamsız icra takibine yönelik yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali davası açıldığını, davacı tarafın her ne kadar takip konusu alacağın para borcu olduğunu ve götürülecek borçlardan olduğunu belirtmişse de alacaklı ile borçlu arasında para borcu doğuran bir sözleşme mevcut olmadıkça, alacaklı BK m.73/1 uyarınca kendi ikametgahında takipte bulunamayacağını, müvekkilinin işyeri adresine şekilde gönderildiği bilinmeyen bu durumun davacı şirket tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep edildiğini, mevcut tazminatın talep edilmesi için karşı tarafın haksız ve kötü niyetli olması gerektiğini, müvekkili şirketin sadece teslim alınmayan malların karşılığı olarak ileri sürülen ödemenin haksız olacağını düşünerek hak arayışı içinde olduğunu, dolayısıyla herhangi bir şekilde haksız ve kötü niyetli davranmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dava dilekçesi, Bursa 13. İcra Dairesinin 2019/... E. sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 14/05/2019 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 15/05/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 16/05/2019 tarihinde borca ve yetkiye itiraz itiraz etmiştir.

Davalının yetki itirazı yönünden dosya incelendiğinde, ticari defterlerin incelenmesi sonucunda İİK 50. Maddesi ve TBK'nun 89. maddesi uyarınca temel ilişkinin varlığı anlaşıldığından, davacının bir para alacağı söz konusu olup bu durumda, davacının ikametgahındaki mahkeme ve icra müdürlüğü yetkili olması sebebiyle yetki itirazı yerinde değildir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Mali müşavir bilirkişinin 04/10/2020 tarihli raporunda özetle: davalının, davacı tarafından kesilen faturaları ve muhteviyatı malları teslim almış olup bu faturaları BA formları ile maliyeye beyan ettiği, dolayısıyla bu mal alışlarından kalan 16.522,04 TL borcu göründüğü, bunu ödediyse davalının ispat edici belge sunması gerektiği, sunamaması halinde 16.522,04 TL mal ticarinden dolayı borçlu olduğu, davacı ile davalı arasında alışverişin döviz cinsinden yapılacağına dair bir sözleşmenin dosyada bulunmadığı, ancak kesilen faturaların mevzuat gereği TL üzerinden kesilmiş olmakla birlikte üzerlerinde o günkü döviz kuru ve dolar karşılığı tutar ayrıca ödemelerin döviz cinsinden yapılacağının yazılı olduğu, dolayısıyla davacının kur farkı isteyebileceği, ancak kesmiş olduğu kur farkı faturasının açıklamasını gösteren bir tabloyu ibraz etmesi gerektiği, ayrıca bu faturayı davalıya tebliğ ettiğini de belge ile ispatlaması gerektiği, bu takdirde davalının yasal 8 günlük sürede faturaya itiraz edip etmediği konusunun araştırılabileceği, tarafların vergi dairelerinden Mart ayına ait BA&BS formlarının istenmesinde yarar bulunmadığı, davacının Mart 2019 ayı BS formu davalının da Mart 2019 BA formunun vergi dairelerinden istenmesinin faydalı olacağı mütalaa edilmiştir.

Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla dosya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş olup, davalı tarafça ibraz edilen ticari defterler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.

Mali müşavir bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu 26/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: davalı şirket defter ve belgelerine göre, takip tarihi itibariyle davacı şirket davalı şirketten 56.284,00 TL ( döviz cinsinden 10.000,00 USD ) alacaklı olduğu, davacı şirketin davaya konu olan icra takibinde 56.284,00 TL asıl alacak ve 30,49 TL işlemiş faiz talep ettiği, davacının icra takibini TL alacak tutarı üzerinde yaptığı, Taleple Bağlılık İlkesi ve gereği takdirin Mahkememize ait olmak üzere, davalının temerrüde düşmediğinden temerrüt faizine yer olmadığına, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık % 19,50 oranından başlayacak değişen oranlardan faiz işletilmesi gerekeceği kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir.

Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).

O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacının davalıya ticari ilişki kapsamında malları sattığı ve buna ilişkin faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği, davalının ticari defterlerinde de alacaklı olduğunun sabit olduğu anlaşılmakla alacağın ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediğinden 26/10/2020 tarihli kanaat verici bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının asıl alacak 56.284 TL yönünden alacaklı olduğundan davanın kısmen kabulune, işlemiş faiz yönünden takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediğinden işlemiş avans faizi talebinin reddine, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Bursa 13. İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 56.284,00 TL asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda işleyecek olan avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.İ.İ.K nın 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 olan 11.256,8 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.844,76 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 680,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.164,61 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,

5.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 750,00 TL, talimat bilirkişi gideri 750,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 148,90 TL olmak üzere toplam 1.648,90 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.648,01 TL yargılama gideri ve 680,15 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.328,16 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 8.116,92 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30,49 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/11/2020 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog