Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/754
Karar No
K. 2020/793
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2019/754
KARAR NO: 2020/793
DAVACI: ... GIDA İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ: Av. ... - Osmangazi Uluyol, Orhan Plaza, Kıbrıs Şehitleri Cd. D:No:20, 16245 Osmangazi/BURSA
DAVALI: ... - ... ...
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/08/2019
KARAR TARİHİ: 26/11/2020
KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı borçlu aleyhine Bursa 1. İcra Müdürlüğü 2018/... esas sayılı dosyası ile toplamda 2.144,06 TL'lik alacak için başlatılan icra takibine konu borçlu tarafından 06/07/2018 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, işbu itiraz sebebiyle takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılan Melez Tea markalı ürünlere ilişkin düzenlenen 2 adet faturadan doğan toplam 1.908,00 TL borç ile müvekkili şirkete ödenmediğini, müvekkili tarafından bu bedelin ödenmesi için davalı şirkete Bursa 10. Noterliği 01/11/2017 tarih, 43496 yevmiye nolu ihtarnamesi çekildiğini, bu ihtarnamenin davalı tarafa 03/11/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin borçlu şirket ile yasal yollara başvurmadan önce ödeme yapılması için sürekli iletişime geçtiğini, ihtardan sonra ödeme yapılmadığını, arabuluculuk sürecinin de anlaşma ile sonuçlanmadığını, bu nedenle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itirazında haksız olduğunu, bu nedenlerle davalının Bursa 1. İcra Müdürlüğü 2018/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davalı tarafından savunmada bulunulmamıştır.

DELİLLER

Dava dilekçesi, Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyası, takibe itiraz dilekçesi, faturalar, 19/10/2019 tarihli anlaşamama tutanağı, Bursa 10. Noterliği 01/11/2017 tarih, 43496 yevmiye nolu ihtarnamesi, ticari defterler, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ

Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 08/05/2018 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 02/07/2018 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.

Davacı tarafın ticari defterlerinin yargı çevresi dışında olduğundan, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, talimat mahkemesince dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir.

SMMM bilirkişinin talimat mahkemesine sunmuş olduğu bilirkişi raporunda özetle:

Davacı tarafın 2016 yılı ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğinde olduğu, takip tarihi itibariyle 1.907,99 TL alacağının kayıtlı olduğu, davacının davalı aleyhine başlattığı ilamsız takipte Bursa 1. İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı dosyasına itiraz edilmiş ise de davalı tarafın icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazda hangi konulara itiraz ettiği anlaşılamadığını, bu nedenle takip öncesi işlemiş faiz hesabı ile takip tarihinden sonra asıl alacağa işleyecek olan faiz oranı hakkında hesaplama yapılamadığı mütalaa edilmiştir.

Davalı tarafın ticari defterlerinin yargı çevresi dışında olduğu anlaşıldığından davalı tarafın ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak amacıyla İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup, davalı tarafça ticari defterler ibraz edilemediğinden talimat bila ikmal iade edilmiştir.

Davacının tarafların ticari defterlerine dayandığı anlaşılmakla ticari defterlerin delil olması yönünden bilindiği üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve 2011/11-862 Esas, 2012/51 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m.

220.madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6102 sayılı TTK'nın 64. (6762 sayılı TTK'nın 69. vd.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince Tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)

O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı tacirin davalı şirkete mal sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğundan, ticari defterin kesin delil olduğu, davalı tarafın süresi içinde ticari defterlerini sunmadığından davacının defterlerinin HMK' nın 220. Ve 222. Maddesi gereğince kabul edilebileceği anlaşılmakla dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden hüküm kurmaya elverişli kabul edilen 08/04/2020 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek ve davalının usulune uygun tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmediğinden davalının takip tarihi itibariyle 1908 TL asıl alacak,, alacağın ödenmesine dair noter ihtar masrafı 137,18 TL ve ihtarnamenin tebliğ edildiği 03/11/2017 tarihinden takibin yapıldığı 08/05/2018 tarihine kadar avans faizi 98,88 TL avans faizi olmak üzere 2144,06 TL davacıya borçlu olduğunun ispat edildiği anlaşılmakla davanın kabulu ile itirazın iptaline, davacının icra inkar tazminat isteminin, davacının alacağının fatura alacağı olduğu, alacağın likit olduğu, icra takibine itirazda haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulu ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davanın kabulü ile davalının Bursa 1.İcra Müdürlüğünün 2018/... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına,

2.İ.İ.K nın 67 maddesi uyarınca icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20 olan 428,8 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 146,46 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 102,06 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında Maliye Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,

5.Davacı tarafından yapılan talimat bilirkişi gideri 600,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 163,10 TL olmak üzere toplam 763,10 TL yargılama gideri ve 44,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 807,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.144,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda dava konusu uyuşmazlık miktarının 2020 yılı itibariyle kesinlik sınırı altında olduğundan kesin olmak üzere karar verildi, verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/11/2020 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.

Aslının aynı olduğu tasdik olunur.

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog