Aramaya Dön

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/746
Karar No
K. 2023/941
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/746 Esas
KARAR NO: 2023/941
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/11/2021
KARAR TARİHİ: 20/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı aracın Büyükdere Caddesi üzerinden Levent istikametine seyir halindeyken 22-005 nolu trafik ışıklarına geldiği sırada yine Büyükdere Caddesi üzerinden Çağlayan istikametine seyir halinde olan... plakalı araç(kamyonet) sıırucusu ...'nin; aracını, yol ve çevre durumuna uygun olmayacak bir şekilde sevk ve idare etmesi sonucu ...'ın sevk ve idaresindeki araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesine, sürücü...'nin trafik ışıklarından dönüş yapılması yasak olmasına rağmen sola dönüş yaparak tamamen kusurlu olacak şekilde sebebiyet verdiği, kazaya sebep olan ...'nin şikayet üzerine başlatılan soruşturma çerçevesinde alınan yazılı ifadesinde " ... Kaza benim ters yönden dönmem yüzünden oldu, bu bölgeye yabancı olduğum için ters yönde olduğumu bilmiyordum. Trafik levhasını da görmedim." diyerek açıkça meydana gelen kazada tamamen kusurlu olduğunu kabul ettiği, kaza tespit tutanağı, sürücü beyanları ve 041 nolu Mobese kamerası kayıtları beyanlarını destekler nitelikte olduğu, söz konusu kaza sonucu dava dışı sürücü...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olan müvekkil ... ağır bir şekilde yaralanması sonucunda geçirmiş olduğu ameliyatlar ve operasyonlardan sonra bacağına platin takıldığı ve sürekli olarak sakat kaldığı, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş olup, her hangi bir ödeme yapılmadığı, izah olunan nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik trafik kazasında müvekkilin bedensel zarara uğraması nedeniyle, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre maddi tazminat(geçici ve sürekli iş gücü kaybı, bakıcı ve refakatçi gideri) tutarı belirlenerek şimdilik 1.000,00 TL değerindeki maddi tazminatın (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere), araç sahibi şirket ve sürücü yönünden olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine ayrıca 50.000,00 TL değerindeki manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme araç sahibi şirket ve sürücüye ödetilmesine; araç sahibi şirketin ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi” arz ve talep edilmiştir.

Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; “Davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere müvekkil ...'nin dava konusu olay ile ilgili İstanbul ... Asliye Ceza Mahkemesinde... E. sanık olarak yargılandığı, ancak bilindiği üzere TBK 74'e göre Ceza hakiminin kararlarının, kural olarak Hukuk hakimini bağlamadığı, dolayısıyla müvekkil hakkında suçun kasti olarak işlendiğine dair kesin bir hüküm bulunmazken taleplerde bulunulması iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, manevi zararın para ile tazmin ve telafisi, hiç bir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye kaynak teşkil etmemesi gerektiğinin unutulmaması gerektiği, manevi tazminat talebinin kabulü için meydana gelen olay nedeniyle üzüntü ve keder duyulması, manevi tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmadığı, davayı kabul anlamına gelmek üzere, davacının uğramış olduğu tüm zararların, davalı Sigorta şirketine ait Sigorta Poliçesi sigortalısının ispatlanabilen kusur oranına göre 3. kişilerde meydana gelen maddi ve manevi zararlar yönünden sigorta teminatına alındığı, kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet oranının belirlenmesi gerektiği, davacının ...Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri dolayısıyla herhangi bir ödeme alıp almadığıı talep ettikleri, izah edilen ve re'sen takdir edilecek nedenlerle; tarafların kusur oranı ile müteveffanın müterafik kusurunun tespitine, müterafik kusur nedeniyle olası tazminattan uygun oranda indirim yapılmasına, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesi” arz ve talep edilmiştir.

Davalı ... SİGORTA ŞİRKETİNİN vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen... plakalı aracın, 22.12.2020/2021 tarih ... poliçe nolu ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, öncelikle dava konusu talepler zamanaşımına uğramış olduğundan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettikleri, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğu, dava konusu olayla ilgili olarak ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumlarının ve hangi Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olduğunun, davacıların Sosyal Güvenlik Kurumundan geçici iş göremezlik ödeneği, tedavi gideri ya da peşin sermaye değeri dolayısıyla herhangi bir ödeme alıp almadı tini talep ettikleri, izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen tespit edilecek sebeplerle; öncelikle davacı yan tarafından dosyaya sunulan tüm delillerin kendilerine tebliğini talep ettikleri, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, celp edilmesi gereken delillerin toplanmasına, sigortalı araca atfı kabil bir kusur bulunmadığından davanın reddine, tarafların kusur oranı ile davacının müterafik kusurunun ve hatır taşımasının tespitine, müterafik kusur ve varsa hatır taşıması nedeniyle, hesaplanacak tazminattan uygun oranda indirim yapılmasına, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesi” arz ve talep edilmiştir.

Davalı ...TİCARET LTD.STİ. vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafından Mahkemeye sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmek üzere, davacının uğramış olduğu tüm zararlar davalı Sigorta şirketine ait Sigorta sigortalısının ispatlanabilen kusur oranına göre 3. Kişilerde meydana gelen maddi ve manevi zararlar yönünden sigorta teminatına alındığı, sigorta şirketleri belli kurallar ve prensipler çerçevesinde işlemlerini yürüttüğünden tazminat ödemeleri ancak bu konudaki usulün tam olarak gerçekleşmesinden ve gerekli belgelerin tamamlanmasından sonra eğer gerekli yasal koşullar oluşmuşsa yapıldığı, kaza hakkında kesinleşmiş bir kusur raporu bulunmadığı, bu nedenle öncelikle kazaya karşı tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiği, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil Şirket ile Sigortalısı arasında akdedilen sigorta poliçesinin asıl amacı uygulanılan "gerçek zararın” tespit edilmesi ve giderilmesi olduğu, sigortacı gerçek zararı ispat ise zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğu, Yargıtay” ın yerleşmiş içtihatlarının da bu yönde olduğu, davacının iş bu davadan öncede müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmamış olup hiç bir evrakı müvekkil şirkete ibraz etmediği, müvekkil şirketin bu şartlar altında bir değerlendirme yapması beklenemeyeceği gibi yine icra takibi ile temerrüde dü ıden de söz edilemeyeceği, halen dahi kaza ile ilgili evraklar müvekkil şirkete iletilmediği, bu nedenle faiz talebini kabul etmedikleri, izah olunan ve resen tespit edilecek nedenlerle davaya karşı her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; iş bu davada İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın reddine, huzurdaki davanın müvekkilim şirket yönünden husumet nedeniyle reddine, davacının uğramış olduğu tüm zararlar davalı Sigorta şirketine ait Sigorta Poliçesi ile sigortalısının ispatlanabilen kusur oranına göre 3. Kişilerde meydana gelen maddi ve manevi zararlar yönünden karşılamakla asli yükümlü olmakla, açılan davanın müvekkilim şirket yönünden usul ve esastan ne, müvekkil hakkında haksız, usul ve yasaya aykırı davanın tümden reddine, yargılama gibi harç ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi” arz ve talep edilmiştir. Dava; trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkin olup uyuşmazlık kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, davacının zararının miktarı ve davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktalarındadır.

Mahkememiz dosyasında, dosya ATK ya gönderilerek davacının 02/07/2021 kazada yaralanmasına bağlı olarak meydana gelen sürekli ve geçici iş göremezlik oranının ve kaza nedeniyle bakıcı yardımına muhtaç hale gelip gelmediğinin, bakıcı yardımına muhtaç ise süresinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespiti hususunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, 18/04/2023 tarihli ATK raporunda özetle;"

1.... Araştırma Hastanesinin 02.07.2021 tarih ve...müracaat nolu raporunda; "Sol diz travma. Sol diz anteriorda dermabrazyon mevcut. Yapılan ortopedik muayene ve görüntüleme sonucunda sol tibia plato tip1 açık kırığı tanısı kondu. Distal NVD saptanmadı.” şeklinde kayıtlı olduğu,

2.... Hastanesinin 03.07.2021 yatış ve 07.07.2021 çıkış tarihli raporunda; 03.07.2021 tarihli sol diz BT incelemesinde; " Tibio proksimal metafizden başlayarak tibio lateral platoya uzanan ve medial platoya da vertikal uzanım gösteren anterolaterale deplase eklem ile ilişkili fraktür izlenmiştir." 05.07.2021 tarihli ameliyat raporunda "Spinal anestezi altında saat 13:00 da hasta supin pozisyonda yatırıldı. Bol yüksek uylük yüksek turnike tatbik edildi. Gerekli temizlik ve örtüm işlemleri tamamlandı Sol diz medialden 8 cm'lik insizyon ile girildi.Cilt ciltaltı katlar geçildi. Kink hattına ulaşıldi tibia platosun çöktüğü görüldü Medial eklem aralığ medial menisküs tespit süturu yardımıyla eleve edildi.Eklem görüldü. Kırık açık olarak redukte edildikten sonra 1 adet K teli ile anteriordan posteriora geçic fikse edildi Ardından medialden laterale doğru 1 adet kanüle vida K teli üzerinden tatbik edildi Skopi kontrolünde uygun bulundu. Ardından 1 adet proksimal tibia plato plagi kink proksimaline 3 kink distaline 5 adet vida yardımıyla tatbik edildi. Yaralar yıkandiktan sonra 1 adet aspiratif dren tatbik edildi Katlar anatomisine uygun kapatıldıktan sonra pansuman yapıldı.” şeklinde kayıtlı olduğu,

SONUÇ

Mevcut tıbbi belgelere göre; Balabey kızı 17/09/1986 doğumlu ...’in 02.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas İskelet Sistemi: Tibia plato kırığı Tablo 3.33b %5 Tablo 3.2’ye göre %3 1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 3 (yüzdeüç) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, 3. İyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde veya sonrasında başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememizin 05/07/2023 tarihli ara kararı uyarınca dosyanın 1 aktüerya ve 1 trafik kazaları alanında kusur tespiti ve tazminat hesabı yapabilecek bilirkişiden oluşacak heyete tevdine karar verilmiş olmakla, 18/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Dava konusu trafik kazası ile ilgili Polis görevlilerince tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik kazası Tespit Tutanağında, ... plakalı aracın sürücüsü ...'nin; 2918 sayılı KTK'nın 47/c maddesi (Karayolundan faydalananlar, Trafık işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar.) maddesini ihlal ettiği kanaati belirtilmiş olup, belirtilen kanaate uyulmuştur. ... plakalı aracın sürücüsü...'nin; Karayolları Trafik Kanununun, 47.maddesinin c) ve d) fıkraları ve 84.maddesinin f) ve j) fıkralarını ihlal ederek; Taşıt yolunda araç ile seyir halindeyken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmamak, Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara, Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak ve doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmamak ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymak zorunda olduğu halde; Dosya kapsamı ile dosyada mevcut Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre; sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 02.07.2021 günü saat:20.20 sıralarında İstanbul İli, Şişli İlçesinde, ... Caddesinden Çağlayan istikametine seyir halindeyken 22-005 nolu trafik ışıklarına geldiğinde, “SOLA DÖNÜLMEZ - SOLA DÖNÜŞ YASAKTIR” trafik işaret levhası olmasına rağmen sola dönmesi neticesi, aracın sol ön kısımlarıyla, bu sırada Büyükdere Caddesi üzerinde Levent istikametine seyir halinde olan sürücü...'ın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpışmasıyla, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, bu durumda, kaza yerinde trafik işaret levhası ile sola dönüş yasak olmasına rağmen, yasak olan yerden sola dönüş yapak, bu şekilde doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapmak ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymayarak asli kusur ihlali yapmak suretiyle, dava konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından, meydana gelen trafik kazasında %100 (YÜZDE YÜZ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU ... plakalı aracın sürücüsü ...”'ın; Meydana gelen Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında KUSURUNUN OLMADIĞI, Davacı Yolcu ... / diğer yolcu ...'nin; Meydana gelen Trafik kuralı olarak uymak zorunda iken ihlal ettiği Karayolları Trafik Kanununun ilgili maddeleri bulunmadığından; meydana gelen trafik kazasında KUSURUNUN OLMADIĞI, ...plakalı araçta yolcu olarak bulunan Davacı Yolcu ...” nın ve diğer yolcu ...'nin; emniyet kemeri takma zorunluluğu açısından irdeleme ve sonuç; Karayolları Trafik Kanununun 78. maddesine göre; belirli sürücülerin ve yolcuların, araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150.maddesinin b) fıkrasına göre; MI sınıfı otomobillerin, N1, N2, N3 sınıfı kamyonet, kamyon ve çekicilerin (...) bütün koltuklarında bu Yönetmeliğin ekinde yer alan (1) sayılı cetvelde yer alan Emniyet Kemerinin bulundurulması ve kullanılması zorunludur. Sürücü ve yolcuların, sayılan araçlar ile seyir halindeyken, kendi güvenlikleri açısından, emniyet kemeri takma zorunluluk ve Türk Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri başlıklı bölümündeki, “MADDE 51- Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun u göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür. MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” şeklinde hüküm yer almaktadır. TBK 52.maddesi uygulaması yönünden, dosya kapsamına bakıldığında; tanzim edilen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağında emniyet kemeri bölümünde işaretlemenin yapılmadığı, bu durumda müterafik kusur konusundaki değerlendirme, TBK 51.maddesi gereğince, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğundan, Bilirkişi olarak değerlendirme yapılmamıştır. Karayolları Trafik Kanunu'nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM'de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR”'ın 14.02.2023'de Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan 7.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davalılar ya da dava dışı SGK tarafından davacıya Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Zararı yönünden ödeme yapılmadığı, davacının Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Zararından bu yönde herhangi bir tenzil yapılmadığı, Davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 17.144,76 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı, Davacının hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının; - Pasif Dönemde eski adıyla AGĞİ'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Hariç Asgari Ücrete Göre 165.240,36 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı, - Pasif Dönemde eski adıyla AGİ'ye karşılık gelen Vergi İstisnası Dâhil Asgari Ücrete Göre 177.004,14 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunmuştur. Davacı vekilinin 18/09/2023 tarihli dava arttırım dilekçesi ile 194.148,90 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini belirtmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE

Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; geçici ve sürekli işgücü kaybı ile bakıcı giderine ilişkin olarak belirsiz alacak davası olarak 1.000,00-TL maddi tazminat ve 50.000,00-TL manevi tazminat talebi isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili mahkememiz 2 no.lu celsesinde; maddi tazminat talebine konu alacak kalemlerini açıklamış 800,00-TL geçici işgöremezlik, 100,00-TL sürekli işgöremezlik ve 100,00-TL bakıcı gideri olarak açıklamıştır. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusurlu olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir.

Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen raporda özetle; kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde veya sonrasında başka birinin bakımına muhtaç olmadığı mütalaa edilmiştir. Alınan maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle mahkememiz 05/07/2023 tarihli ara kararı ile dosyanın 1 aktüerya ve 1 trafik kazaları alanında kusur tespiti ve tazminat hesabı yapabilecek bilirkişiden oluşacak heyete tevdine karar verilmiştir.

Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 18/0/2023 tarihli raporda özetle; davalı araç sürücüsünün meydana gelen kaza nedeniyle %100 kusurlu olduğu, meydana gelen kaza nedeniyle davacının uğradığı geçici işgöremezlik zararının 17.144,76-TL olduğunu, davacının uğradığı sürekli işgöremezlik zararının ise terditli olarak hesaplandığını ve vergi istisnası hariç asgari ücrete göre 165.240,36-TL , vergi istisnası dahil asgari ücrete göre 177.004,14-TL sürekli işgöremezlik zararının hesap edildiği ve zararın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe teminatları içerisinde kaldığı bildirilmiştir.

Anılan işbu rapor akabinde davacı tarafça dosyaya ibraz edilmiş olan 19/09/2023 havale tarihli bedel arttırım dilekçesinde; davacı geçici isgöremezlik tazminatı talebini 17.144,76-TL ye, sürekli işgöremezlik tazminatı talebini 177.004,14-TL ye artırıldığını beyan etmiş ve maddi tazminatın tüm davalılardan bedel artırım dilekçesinde belirtilen tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile tahsiline, manevi tazminat talebinin ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacının bakıcı gideri tazminat alacağı istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; davacı her ne kadar bu alacak kalemine ilişkin olarak istemde bulunmuş ise de; dosyada mevcut hüküm kurmaya elverişli ATK raporu uyarınca davacının geçici ya da kalıcı iş göremezlik süresi içerisinde bakıcı ihtiyacı bulunmadığı bildirildiğinden davacının bu alacak kalemine ilişkin isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacının maddi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendimede; davacının, davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, davacının geçici ve sürekli olarak maluliyetinin bulunduğunun dosya kapsamında alınan ATK raporu ile sabit olduğu, davacı yurtdışında yaşadığından ekonomik sosyal durum araştırmasının temin edilemediği ancak dosyaya sunulan aktüerye raporu içeriğindeki hesaplamaların asgari ücret üzerinden yapıldığı görüldüğünden ve davacı vekilinin de daha fazlasına ilişkin bir iddiası bulunmadığından bu hususun sonuca etkili olmadığı kanaatine varıldığı, raporda belirtilen maluliyet oranı ve iyileşme süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının 17.144,76-TL geçici işgöremezilik tazminatı alacağına hak kazandığı anlaşılmakla davacı tarafça sunulan bedel artırım dilekçesi ile de bu tutarın talep edildiği görülmekle bu alacak kalemine ilişkin talebin kabulünün gerektiği kanaatine varıldığı, davacının sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkin yapılan değerlendimede; bilirkişi raporunda bu hususta terditli hesaplama yapıldığının görüldüğü, mahkememizce yapılan değerlendimede; çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresi, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma devresini oluşturduğu; tazminat hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin yerleşmiş içtihatlarındandır. Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücretin, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığı olduğu, ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (AGİ), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez. Açıklanan gerekçelerle pasif devre hesabının AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği kanaatine varılmış ve bu nedenle bilirkişi raporu doğrulusunda davacının sürekli işgöremezlik alacağı isteminin kısmen kabul kısmen reddi ile 165.240,36-TL sürekli işgöremezlik tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiştir. (Benzer mahiyette İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D. 2023/283 E., 2023/1447 K. Sayılı kararı)

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olduğundan davalı sigorta şirketin poliçe limitleri dahilinde davacının uğradığı zarardan sorumlu tutulmuş, diğer davalılar ise araç sürücüsü ve araç işleteni olmakla meydana gelen zarardan davacıya karşı sorumlu tutulmuşlardır.

Davacı vekilinin manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi (818 sayılı BK 49. maddesi) hükmüne göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir.

Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 4. HD 2015/13580 ,2017/6362).

Somut olay yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu olayda zararlandırıcı eylemin tarihi, olayın meydana geliş şekli, kusur durumu (davalı sürücü %100 kusurlu), davacının maluliyet oranı ve iyileşme süresi, paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Benzer mahiyette İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.H.D. 2023/675 E., 2023/1130 K. Sayılı kararı)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;

1.Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 17.144,76-TL geçici iş göremezlik ve 165.240,36-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere, toplam 182.385,12-TL maddi tazminatın davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden 15/09/2021 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise 02/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

2.Davacının bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat alacağı isteminin REDDİNE,

3.Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 40.000,00 TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihi olan 02/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve...Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemine REDDİNE,

4.Harçlar kanunu gereğince maddi tazminat istemine yönünden alınması gereken 12.458,72-TL harçtan peşin alınan 668,43-TL harcın ( 3,43-TL dava açılırken + 665,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 11.790,29-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Harçlar kanunu gereğince manevi tazminat istemi yönünden alınması gereken 2.732,40-TL harçtan peşin alınan 170,77-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,63- TL harcın davalı...ve davalı ... Ltd.Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

6.Davacı tarafından yatırılan 839,20 TL harcın ( 174,20 TL dava açılırken + 665,00 TL ıslah harcı olmak üzere ); 668,43-TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 170,77-TL harcın ise davalı... ve davalı ...Ltd.Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

7.Maddi tazminat yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 29.182,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

8.Maddi tazminat yönünden Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 11.863,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

9.Manevi tazminat yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'nden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

10.Manevi tazminat yönünden Davalılar ...ve ...Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,

11.Davacı tarafça yapılan 67,8‬0 TL ilk harç (başvuru + vekalet harcı), 837,30-TL müzekkere ve tebligat gideri, 2.328,00 TL Adli Tıp Kurumu faturası ile 3.992,70 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.225,8‬0 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 6.792,25-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,

12.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,

13.Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ödeneğinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 121,60-TL'sinin davacıdan, 1.238,40 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına.

Dair, davacı vekili, davalı ...vekili ve davalı ... vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023

Katip

(e-imza)

Hakim

(e-imza)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.