Aramaya Dön

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/397
Karar No
K. 2023/961
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/397 Esas
KARAR NO: 2023/961
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 13/06/2023
KARAR TARİHİ: 06/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

İDDİA

Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından davacılar hakkında ...

6.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile 17.02.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak yapılan tebligatın usulsüz olması sebebi ile davacıların ödeme emrinden ve takipten haberleri olmamış, yapılan usulsüz tebligat sebebi ile takip icra takibi hukuka aykırı bir şekilde kesinleşmiş ve davacılar hakkında haciz işlemi yapıldığını, açılan icra takibinden 103 davetiyesi ile haberdar olunması üzerine, Tebligat Kanunu'nun 21.maddesi ve ilgili tüzüğün gerekleri yerine getirilmeden yapılan tebligat işlemi sebebi ile davacılar tarafından ödeme emrinin iptali için ...

14.Hukuk Mahkemesi'nin ... E.sayılı dosyası üzerinden dava açılmış ve mahkemece önce takibin geçici olarak durdurulmasına, sonrasında ise hacizli araç üzerindeki yakalama şerhinin teminatsız olarak kaldırılmasına karar verildiğini, menfi tespit davasına konu icra dosyası incelendiğinde davalının "geçersiz satış sözleşmesi ve güvene istinaden ödenen tutarların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini" talep ettiği anlaşıldığını, ancak icra takibine konu edilen bedel, icra takibinde borçlu olarak gösterilen diğer şahıslara yapılldığını, davacıların anılan borçla bir ilgisi bulunmadığını, davacı ...'in takip dosyasında borçlu sıfatı ile taraf ehliyeti bulunmadığını, davacı ... A.Ş., davalının taraf olduğu gayrimenkul satış sözleşmesinde aracılık işini üstlendiğini, ancak bu konuda taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığını, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesini, mahkemece takdir edilecek teminat mukabilinde takibin durdurulmasını, yapılacak yargılama neticesinde davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatının haksız ve kötü niyetli davalıdan alınarak davacılara ödenmesini, vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ...'nın, davacı ...'ın vekili olsa da ... şirketi yönünden vekili olmadığından TTK m.5 atfıyla m.4 uyarınca İnception şirketi adına dava açmaya yetkili olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı borçlu kişi tarafından açılan davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli ve yetkili mahkeme olmadığından yine davanın usulden reddinin gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/a maddesine göre,

TTK’nın 4. maddesinde belirtilen tüm ticari davalar ile diğer özel kanunlarda yer alan ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce Arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, yani, arabulucuya başvurulmadan bu tür davaların doğrudan Asliye Ticaret Mahkemesinde açılamayacağını, huzurda görülen Ticari Menfi Tespit Davasının dava şartlarından Arabulucuk başvuru şartı yerine getirilmediğini, dolayısıyla dava şartı olan Arabuluculucuya başvurulmadan dava açılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle işbu davanın usul yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket ve.... Ltd. Şti.'yi temsilen aracı olan davacı ...arasında; ... ili, ... İlçesinde bulunan konut niteliğindeki taşınmazın satımı için 12/10/2022 tarihinde ön satış sözleşmesi akdedilmiş olduğunu ve sözleşme uyarınca 2.000 Euro bedelinde ödeme yaptığını, daha sonra davalı şirketten, ekte sunmuş oldukları Ön Rezervasyon Sözleşmesi ve 19.10.2022 tarihli makbuzdan da anlaşılacağı üzere, sözleşme uyarınca elden nakit olarak ödemiş olduğu 2000 Euro tutara ek olarak 19.10.2022 tarihinde Sözleşmede hiç bahsedilmemesine karşın ... tarafından 5000 Euro daha ödeme talep edilmiş olduğunu ve makbuz karşılığında 5000 Euro ödemeyi satış danışmanı ... şirketine yaptığını, davacıya ödenen bedele ait makbuzun açıklama kısmında bu ödemenin kaparo ödemesi olduğunu açıkça belirttiğini, buna karşılık, davacı ve dava dışı ...Şti. İle şirket yetkilisi ...tarafından bahse konu taşınmazın satımı gerçekleşmediğinden, davalı tarafından davacıya kaparo parasını geri ödemesi için başvuruda bulunulduğunu ve aksi halde cebri icra yoluna başvurulacağının ihtar edildiğini, davacı borçlunun, haksız ve kötüniyetli olarak takibi uzatmak amacıyla işbu menfi tespit davasını açmış olduğunu, arz ve izah olunan tüm bu sebeplerle usulsüz ve yetkisiz açılan davanın usulden reddine, Arabuluculuk Dava şartı yerine getirilmeden açılan Ticari Menfi Tespit davasının usulden reddine, davacı ... bakımından görevli ve yetkili mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığından davanın usulden reddine, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile davalının alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, davacının İhtiyatı Tedbir talebinin kabulünün iptaline, İhtiyati tedbir ve haciz talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini vekâleten arz ve talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememize açılan iş bu dava icra takibinden sonra açılan Menfi Tespit (Alım Satım) davasıdır.

19.12.2018 tarihinde yürürlüğe giren 06.12.2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne, aynı tarihte yürürlüğe giren aynı yasanın 23. maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-(2) maddesinin dördüncü cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesine yer verilmiştir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde,

TTK'nun 5. maddesinde yapılan değişiklik ile 01/01/2019 tarihinden sonra açılan ticari davalarda tazminat ve alacak niteliğindeki davalarda ve 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin, 7445 sayılı Kanun ile değişik 1. fıkrasına göre 01/09/2023 tarihinden itibaren menfi tespit davalarının tabi olduğu açıkça düzenlenmiş olup, dava şartı niteliğindeki 6325 sayılı arabuluculuk yasasın zorunlu arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesinin uygulanması gerektiği, buna göre davadan önce arabulucuya başvurmak, dava açarken uzlaşmazlık tutanağının dava dilekçesine eklemek, arabulucuya başvurulduğu halde belge eklenmemiş ise kendisine belgeyi eklemek üzere 1 haftalık kesin süre verileceği, arabuluculuğa başvurulmamış veya 1 haftalık kesin süre içerisinde uzlaşmazlık tutanağı ibraz edilmez ise davanın dava şartı noksanlığından dolayı reddedileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Somut Olayda,

Davacı vekilince arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı,06/12/2023 tarihli duruşmada ara buluculuğa baş vurmadığı yönünde beyanda bulunduğu görülmekle, davanın arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/2 ve TTK'nın 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden REDDİNE,

2.269,85-TL karar harcının peşin alınan 3.044,75-TL den düşümü ile kalan 2.774,90-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3.Davalı tarafından yapılan 243,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT 7/2 maddesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi.06/12/2023

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

*5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.