9. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı şirketin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın davalı sürücü ...'in idaresinde iken 18/10/2016 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kazanın davalı sürücünün kusuru nedeni ile meydana geldiğini, müvekkilinin kazada yaralanmasından dolayı tedavi gördüğünü ve 3 ay çalışamadığını, kaza tarihindeki aylık maaşının yaklaşık olarak 7.260,00 TL olduğunu, müvekkilinin hastane giderlerinin kendisine ait özel sigortasından karşılandığını, ancak tıbbi ilaç, malzeme, tahlil ve otopark ücreti gibi giderlere katlanmak zorunda kaldığını belirterek, geçici iş göremez olduğu 3 aylık döneme istinaden 21.780,00 TL, hastane tedavi giderleri için 10.000,00 TL, otopark, benzin vb giderleri yönünden 2.000,00 TL olmak üzere toplam 33.780,00 TL maddi zararından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilinin çalışamadığı günler için 5.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, 15.000,00 TL manevi tazminatın ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti'den müşterek ve müleselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 261.131,44 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının öncelikle müvekkili şirkete başvuru yapması gerekirken başvurmadığını, kusur oranlarının ve davacının kazada yaralanmasından dolayı uğradığı maluliyet zararının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışında olduğunu, tedavi giderlerinin poliçe kapsamında olmadığını, davanın SGK'ya ihbarının gerektiğini, tedavi masraflarının ispat edilmediğini, müvekkilinin sorumluluğunun her halde sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminatı ile sınırlı olacağını belirterek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. Davalı ... ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kusur durumuna ilişkin tutulan tutanağın ve tespitlerin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, olay ile ilgili yürütülen soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını beyan ile maddi ve manevi tazminat davasının reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının manevi tazminat davasının kabulüne, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ... Ltd Şti'den kaza tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, 3.000,00 TL'nin (davalılar ... ve ... Danışmanlık Ltd Şti'den kaza tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..
Sigorta A.Ş.'den 01/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ) müştereken ve müteselsilen tahsiline, 303.806,69 TL 'nin ıslah tarihi olan 22/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, davalı ... ve ... şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davasında alacağın tamamı bakımından temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, bu nedenle davalılar ... ve ... şirketi yönünden haksız fiil tarihi olan 18/10/2016 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, dava dilekçesinde sürekli iş göremezlik talebinde bulunulmadığını, davacının çalışmadığı günler için geçici iş göremezlik talebi ile dava açtığını, mahkemenin davacının talebiyle bağlı kalarak karar vermesi gerekirken, davacının talebinin dışına çıkılarak sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca PMF 1931 hayat tablosunun Yargıtay kararları ile hukuk hayatına girmiş olup TRH 2010 Hayat Tablosunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile yürürlüğe girmesinden sonra da hiçbir hukuki dayanağı kalmadığını, PMF 1931 Hayat Tablosu uyarınca Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin yanlış olduğunu, TRH 2010 tablosu uyarınca 1,8 teknik faiz uygulanarak tazminatın hesaplanması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... ve ... şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, alacağın zamanaşımına uğraması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin zamanaşımı itirazlarını dikkate almadığını, manevi tazminat taleplerinin kısmi veya belirsiz alacak davası yoluyla talep edilmeyeceğini, mahkemenin davacı tarafın talepte bulunmadığı sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden karar vermesinin yanlış olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinin netice ve talep kısmında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak HMK mad. 109 yollamasıyla manevi tazminat talebinde bulunduğunu, bu hususun manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırılık teşkil ettiğini, manevi tazminat talebinin kısmi veya belirsiz alacak davası yoluyla talep edilemeyeceğinden hukuki yarar yokluğuyla reddi yoluna gidilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle uğranılan maluliyet zararı ve manevi tazminatın kazaya neden olan araç sürücüsü, işleten ve sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tahsili taleplidir.
TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı sigorta şirketinin sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları) KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 18/10/2016 tarihi ile ıslah tarihi olan 22/03/2021 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf itirazı yerinde değildir. Mahkemece alınan aktüer bilirkişi heyet raporunda; yaşam tablosu olarak PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesap yapılmasının uygun olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış, mahkemece bu rapor esas alınarak karar verilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan 18/01/2021 tarihli aktüerya raporunun istinaf talep eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği davalının süresi içerisinde dilekçe sunduğu ancak rapordaki hesap yöntemine itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüerya raporundaki hesaplama bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aktüerya raporunda ki hesaplama yöntemine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde," ... müvekkilim yaralamalı trafik kazasında bir mağduriyet yaşamış olduğu gibi, maddi zararları da olmuştur. Bu bağlamda 3 aylık iyileşme istirahat döneminde çalışamamaktan doğan zararları için 21.780,00 TL, hastane, tedavi giderleri 10.000,00 TL, otopark, benzin, araç çekici ücreti vs diğer giderler 2.000,00 TL olmak üzere toplam 33.780,00 TL zarara uğramıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
HMK'nın 176.maddesinde düzenlenen ıslah mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunun değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Ancak her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Mevcut istem korunarak dava konusu ile ilgisi olmayan başka bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir. Yukarıda açılanan ilkeler çerçevesinde davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak geçici iş göremezlik tazminatı talep etmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi olmamıştır. Aktüer bilirkişi raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış ve ıslahta buna göre yapılmıştır. Mahkemece de sürekli ve geçici maluliyete göre düzenlenen aktüer raporu esas alınarak ıslah edilen tutar üzerinden tazminata hükmedilmiştir. Oysa davacı, sadece geçici iş göremezlik tazminat talebinde bulunduğuna göre dava dilekçesindeki talebi ile bağlıdır ve dava dilekçesinde bulunmayan talebin ıslah yoluyla eklenmesi olanağı yoktur. Yine HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Dolayısıyla, sürekli iş göremezlik bakımından usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığı gözden kaçırılarak sürekli iş göremezlik tazminatı hakkında da hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemece bilirkişinin geçici maluliyete ilişkin tazminat hesabı esas alınarak hüküm kurulması, ıslah dilekçesi ile talep edilen sürekli iş göremezlik tazminatı talebi konusunda esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden hüküm bu yönden düzeltilmiştir ( Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/5629 Esas ve 2015/13201 Karar sayılı ilamı). Kabule göre de KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Islah edilen kısım içinde temerrüt tarihi aynı tarih olacaktır. İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenle; davacı vekili, davalı ... ve ... şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,
HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek davanın geçici iş göremezlik tazminat tutarı olan 21.780,00 TL (İlk Derece Mahkemesi gerekçesine göre 21.780,00 TL geçici iş göremezlik tazminat üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir) üzerinden kabulüne, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi konusunda esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile ilgili usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı vekili, davalı ... ve ... şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜNE, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davalılar ... ve ... Danışmanlık Ltd Şti den kaza tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Davacının geçici iş göremezlik tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 21.780,00 TL'nin (davalılar ... ve ... Danışmanlık Ltd Ştinden kaza tarihi olan 18/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... Sigorta A.Ş den 01/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin geçici iş göremezlik tazminat istemi ile tedavi gideri isteminin reddine, Sürekli iş göremezlik tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Manevi tazminat için alınması gereken 1.024,65 TL ilam harcından peşin alınan 68,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 956,34 TL harcın davalılar ... ve ... Dan. Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -Maddi tazminat için alınması gereken 1.487,79 TL ilam harcından peşin alınan 1.146,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 341,07 TL harcın davalılar ... ve ... Dan. Ltd. Şti. ile ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -İlk Derece Mahkemesi tarafından yazıldığı anlaşılan 2018/93 Esas - 2021/391 Karar, 2021/349 Harç no, 14/07/2021 tarihli harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesi tarafından iptaline, tahsil edildiği belgelendirildiği taktirde tahsil edilene iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.215,03 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 2.497,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı gözetilerek 2.035,16 TL' sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Davalılar duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden reddedilen maddi tazminat dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca hesaplanan 4.942,51 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine, 8-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen MANEVİ TAZMİNAT talebi yönünden AAÜT uyarınca takdiren 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Danış. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı vekili, davalı ... ve ... Dan. Ltd. Şti. şirketi vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan istinaf gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... ve ... Dan. Ltd. Şti. tarafından yapılan 30,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... ve ... Dan. Ltd. Şti. verilmesine, 4-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 56,30 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/11/2023