10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA:
Davacı vekili 12/07/2021 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket vekilinin mahkemenize sunmuş oldukları 12.07.2021 tarihli dava dilekçelerinde; “ Müvekkil şirket sigortacılık faaliyeti ile iştigal etmekte olup davalı da müvekkil şirketin acentesidir. İlk başta davalı ile ------Arasında ----. Noterliği'nin 01.03.2006 tarih ve------ yevmiye numarası ile tasdikli acentelik sözleşmesi akdedilmiştir.---- Sigorta tarafından satın alınması sonrası -----Sigorta ile 28.06.2016 tarihinde yeniden acentelik sözleşmesi akdedilerek ticari ilişki sürdürülmüştür.------ tarafından satın alınması sonrası unvan değişikliği gerçekleşmiştir. Ancak davalının temerrüdü sebebiyle acentelik sözleşmesi, -----Sigorta tarafından keşide edilen-----. Noterliği'nin 07.02.2019 tarihli ve----- yevmiye numaralı fesihnamesi ile 01.03.2006 tarihli acentelik sözleşmesi ve buna kaim olarak hazırlanan bilumum sözleşmeler 07.02.2019 tarihi itibariyle feshedilmiştir. Akabinde davalının bakiye 20.266,66 TL borcunun tahsili için ---- Noterliği'nin 12.06.2019 tarihli ve -----yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmişse de davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bunun üzerine alacağın tahsili maksadıyla davalı aleyhinde ----. İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalının itirazları neticesinde arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamamış, huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğu doğmuştur. Davalının yetki itirazı haksız ve kötü niyetlidir. Öncelikle dava konusu para borcu olup götürülecek borçtur. Bu bakımdan alacaklının yerleşim yeri icra dairesi yetkilidir. Nitekim takibin ikamesi anında müvekkil ----- yerleşim yeri adresi ---- olup ---- İcra Müdürlükleri yetkilidir. Kaldı ki taraflar arasında akdedilen 28.06.2016 tarihli acentelik sözleşmesinin 12.10 maddesi uyarınca taraflar arasındaki ihtilaflarda----- İcra Müdürlükleri münhasıran yetkili kılınmıştır. Aynı şekilde 01.03.2006 tarihli acentelik sözleşmesinin 21. Maddesi ile de -----Mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Bu nedenle davalının yetki itirazı haksız ve kötü niyetli olup iptali gerekmektedir. Müvekkil şirketin, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan poliçe prim bedeli ile iptal edilen poliçelere ilişkin acentenin iade etmesi gereken acentelik komisyonu alacakları bulunmaktadır. Bu husus müvekkil şirket kayıtları ile sabittir. Takip tarihi itibariyle bu tutar 20.266,66 TL'dir. Ayrıca 1.291,67 TL tutarında ihtarname gideri yapılmış olup takibe dahil edilmiştir. İlgili makbuzları dilekçemiz ekinde mevcuttur. Faiz oranı yıllık ticari avans faizi olarak istenmiş olup bu husustaki itirazlar da haksız ve kötü niyetlidir. İzah edilen sebeplerle müvekkil şirketin alacağı sabit olup davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ederiz. Ayrıca alacağın muayyen ve likit olması sebebiyle davalının haksız ve kötü niyetli itirazları sebebiyle asıl alacağın %20'nden aşağı olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ederiz. Sonuç ve talep : Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle sayın mahkemenizce re'sen takdir edilecek sair nedenlerle, Davamızın kabulüne, -----İcra Müdürlüğü'nün-----Sayılı takibe itirazların iptaline, takibin devamına, Davalı Borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle asıl alacağın %20'nden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ederiz.” demişlerdir.
Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı tarafın dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, acentecilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 14/08/2023 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 20.266,66 TL borçlu göründüğü ayrıca 1291,67 TL ihtarname gideri talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı kaldı ki tarafllar arasında ki sözleşmenin 12.6 maddesi uyarınca davacı ticari defterlerinin münhasır delil sözleşmesine konu olduğu ile görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davanın 21.558,33 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile -----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 21.558,33 TL üzerinden iptaline, takibin kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilerek devamına,
2.Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 21.558,33 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.472,64 TL harçtan, peşin yatırılan 260,38 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.212,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4.Davacı tarafından yapılan 260,38 TL Peşin harç ve 59,30 TL başvurma harcı 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 458,20 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.777,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7- 1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.