Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2020/169
Karar No
K. 2020/169
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/169 Esas - 2020/839

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2020/169
KARAR NO: 2020/839
DAVACI: ... - ....
VEKİLİ: Av. .....- Levent Mah. Krizantem Sok. No:14 1.Levent 34330 Beşiktaş/ İSTANBUL
DAVALI: ... KİMYA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..... [25999-64041-...] UETS
VEKİLİ: Av. ....- [16395-93476-....] UETS
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 20/03/2020
KARAR TARİHİ: 09/12/2020
YAZIM TARİHİ: 28/12/2020

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil mirasçı ...'ın muris ...'ın vefatı ile birlikte davalı şirkette hissedar haline gelip,

TTK 494/2 maddesi uyarınca murise ait payların mülkiyeti ve paya bağlı malvarlığı hakları derhal müvekkil mirasçıya geçtiğini, davalı şirketin 23.12.2019 tarihli 2018 Yılı Olağan Genel kurul toplantısında, öncelikle alınan kararlar hakkında icralarının geri bırakılmasına, toplantıda alınan tüm genel kurul kararlarının yokluk veya butlan ile malul olduğunun tespitine, bu arada özellikle 7 (yedi ) numaralı "yönetim kurulu üyelerinin ve denetim firmasının ibrası", 8 (sekiz) numaralı "2018 yılı net dönem karının dağıtılmayarak öz kaynaklarda bekletilmesi" ve 10 (on) numaralı "yönetim kurulu üyelerinin ttk 395 ve 396.maddelerinde işlemleri yapabilmeleri konusunda gerekli iznin verilmesi" kararlarının ttk 447 uyarınca hükümsüz olduğunun tespitine; ihlali butlanı gerektirir derecede ağır olmadığına kanaat getirildiği takdirde ise; işbu kararların TTK 445 uyarınca iptali ile HMK 389.maddesi ve TTK 449.maddesi gereği davalı şirketin 2018 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların ve özellikle 7 (yedi ) ve 10 (on) numaralı kararlarının icrasının geri bırakılmasına ve ihtiyati tedbire hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirket hissedarlarından ...'ın mirasçısı olduğunu mürisin vefatı ile mirasçı olmuş ise de müvekkili anonim şirket tarafından davacının şirket ortaklığını kabul edilmediğini bunun üzerine davacı tarafından mahkemede hisse değerinin tespiti davası açıldığını davacının müvekkili şirket de pay sahibi olmadığından taraf ehliyetinin bulunmadığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, muris ...'ın vefatı nedeniyle mirasçının el birliği hükümleri gereğince murisin diğer mirasçılarının da davacı olarak birlikte dava açmaları gerektiğini ayrıca esas ilişkin olarak da alınan kararların hukuk ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

KANITLAR: Davalı şirketin sicil dosyası, dosyadaki bilgi ve belgeler KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava, davalı şirketin 2018 yılına ilişkin genel kurul kararlarına yönelik iptali davasıdır. Taraflarca gösterilen kanıt ve belgeler toplanmış, davalı şirketin sicil dosyası getirtilerek incelenmiştir.

Davacı vekili tarafından ibraz edilen Prof...... imzalı 01/07/2020 tarihli Hukuki Mütalaada;muris ...'ın vefatı ile derhal mirasçılara geçmiş olan malvarlığı hakların içerisinde kar payı,tasfiye payı,hazırlık dönem faizi,bedelsiz payları edinme hakkı ile tesislerden yararlanma...vb hakların bulunduğu ve bu hakların bu aşamada mirasçılar tarafından kullanılmasında herhangi bir engel olmadığı, devralana geçmez yanlızca genel kurula katılma hakkı ile oy hakkı olduğu, ...'ın yasal mirasçıları "oydan yoksun pay sahibi sıfatları" sıfatına sahip oldukları ve pay defterine kaydedilme taleplerinin hukuka uygun olduğu,murise ait hisselerin gerçek değerinin hesaplanmakta olduğu devam etmekte olan davalar neticesinde hisselerin gerçek değeri belirlendiğinde şirketin artık mirasçıların pay defterine yazılması taleplerinin reddi kararından vazgeçmelerinin mümkün olmadığı,şirketin artık belirlenen değeri ödeme veya pay sahibi olarak deftere kaydetme zorunluluğunun olduğunu mütalaa etmiştir.

Davalı vekili tarafından delil olarak dayanılan Prof .... tarafından taraflar arasındaki başka bir dava için hazırlanan hukuki mütalaada;şirketin mirasçıyı pay sahibi olarak kabul etmeme hakkının mutlak bir hak olduğunu,şirketin mirasçıyı pay sahibi olarak kabul etmemesinin sonucu olarak payların şirket mülkiyetine geçtiğini,pay sahibinin tek imkanının payın gerçek değerinin mahkemeden belirlenmesine istemesi olduğunu mütalaa etmiştir.

TTK'nun 449.maddesinde Genel Kurul Kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına ilişkin mahkemenin izlemesi gereken yol açıkça izah edilmiş, buna göre yürütmenin geri bırakılması kararının Yönetim Kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra verilebilecek bir karar olduğu hüküm altına alındığından, davalı şirket yönetim kuruluna görüşlerini bildirmeleri istenilmiştir.

Davalı şirket yönetim kurulu üyeleri ..., ... tarafından verilen dilekçelerde;dava konusu Genel Kurul Toplantısı, kanunda öngörülen usule uygun olarak gerçekleştirildiğini, toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak ilgili kararlar alındığını, davacı ...'ın, ... Pazarlama A.Ş nezdinde pay sahibi olmadığını, bu nedenle, Genel Kurul Toplantısına katılma ve oy kullanma hakkı bulunmadığı, söz konusu toplantıda alınan kararların tamamı usul ve yasaya uygun olup, kararların butlanını veya iptalini gerektirecek bir hukuka aykırılık bulunmadığı, ...'ın aksi yöndeki iddialarının gerçeğe aykırı olup, mahkeme nezdinde açılan işbu davanın ve Genel Kurul Toplantısında alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönündeki davacı talebinin reddedilmesi gerektiğini bildirmişlerdir. Davalı şirket 3 ortaklı olup, ortakları ...,... ve ...'dır. Ortaklardan ...'ın vefatı ile geriye mirasçısı olarak davacı ... ile dava dışı ... kalmıştır.

TTK 493/4 maddesinde;Paylar, miras,mirasın paylaşımı,eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebri icra gereği iktisap edilmişlerse,şirket payları edinen kişiye sadece payları gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi rededebilir.

TTK 493/5 maddesinde;devralan paylarının gerçek değerinin belirlenmesini,şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden isteyebilir.

TTK 494/2 maddesinde; payların miras,miras paylaşımı,eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebri icra gereği iktisap edilmeleri halinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan mal varlığına ilişkin haklar derhal, genel kurula katılma hakları ile oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer. Davacı murisi ...'ın vefatı üzerine davacı ve dava dışı mirasçı ... tarafından ihtarname ile davalı şirkete başvurularak miras paylarının kendi adlarına tescili ve pay defterine kaydı talebinde bulunulmuştur. Davalı şirket tarafından düzenlenen 16/03/2018 tarihli ihtarnameyle, davacıların paylarını gerçek değeriyle devralmak teklifinde bulunmak suretiyle talebi reddetmiştir. Davacı genel kurul toplantısına çağrılmadığı için öncelikle davacının genel kurul toplantısına çağrılmasının gerekip gerekmediği ve toplantıya katılıp oy kullanma hakkının olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

TTK 494/2 maddesine uyarınca davacı murisi ...'ın vefatı ile onun mirasına dahil olan malvarlığı hakları ki buna davalı şirket payları da dahildir derhal mirasçılarına geçer.Bu husus tartışmasızdır.Ancak madde de açıkça yazıldığı üzere mirasçının genel kurula katılma ve oy hakkı şirketin onayıyla mirasçıya geçer. Şirket, mirasçının payını pay defterine kaydetmedikçe mirasçının genel kurula katılma ve oy kullanma hakkı yoktur. Davacı mirasçı ancak payının gerçek değerinin belirlenmesini mahkemeden isteyebilir.Zaten bu konuda dava açılmış olup halen derdesttir. Davalı şirket ise, ancak davacının payının gerçek değerini ödeyerek davacının şirkete ortak olma isteğini kabul etmeyebilir. Yukarıda da açıklandığı gibi taraflar arasındaki pay değerinin tespiti davası devam etmekte olup davacının payı henüz pay defterine kaydedilmediğinden davacının genel kurul toplantısına katılma ve oy kullanma hakkı yoktur.Bu nedenle davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı hukuksal gerekçeye göre;

1.Davanın REDDİNE,2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 54,40 TL harç peşin aldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3.Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı yararına ölçümlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı tarafından yapılan 55,00 TL PTT giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2020 Başkan ....... Üye ........ Üye ....... Katip ......

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog