10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dileçesinde özetle; Müvekkilin kıymetli madenlere ilişkin uzun yıllardır döküm işi yaptığını, davalı taraf, dökümünün yapılması ve modellemelerin çıkarılması açısından müvekkil ile uzun yıllardır cari hesap usulü ile çalıştığını, müvekkil şirketin yapmış olduğu döküm işlemleri nedeniyle kıymetli maden ve işçilik bedellerini talep etmesi üzerine davalı tarafa Whatsapp üzerinden yapılan yazışmalarda borcunu kabul ettiğini, daha sonradan hiç bir ödeme yapmadığını, Kapalıçarşıda iş yapanlar özellikle hammaddenin işlenmesi ve ürün haline getirilmesi hususunda cari hesap usulü çalıştığını, bu usulde ticari defterlerden bağımsız olarak kasa defteri tutulduğunu, ödemelerin haftalık veya aylık olarak kısmi veya tam olarak yapıldığını, bu hususun yıllardır ticari teamül olarak uygulandığını, bu anlamda taraflar birbirlerine hesap fişi gönderdiğini, buna ilişkin olarak ödemeler alındığını ve sonraki zaman zarfında bu kalemler faturalandırıldığını, bu kapsamda kıymetli madene ilişkin yapılan iş ve işlemler güven ilişkisine dayalı olduğu ticari teamül sistemi tanık delili ile ispoat edileceğini, davalı ile defalarca gürüşülmesine karşın davalıdan bakiye ödemeler alınamadığını, bu kapsamda kendisine fatura tanzim edildiğini, altın bedeti, sair işçilik bedelleri ve kendisinin uyguladığı modellere ilişklin olarak tüm kauçuk olarak adlandırılan plastic kalıpların kendisine kargo ile gönderildiğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından 15.06.2020 tarih ... E.Arşiv nolu fatura düzenlendiğini ve davalı tarafa iletildiğini, davalının açık faturaya rağmen ödeme yapmaması sebeiyle ... İcra Md. 2020/... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, dosyaya borcum yoktur denilerek itiraz edildiğini, itiraz üzerine zorunlu arabuluculuk başvurunda bulunulduğu 2020/... başvuru numarası ile yapılan görümede 10.09 2020 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere tarafların tacir olduğu gözetilerek işbu cari hesap kalemine ticari avans faizi işletilerek davanın kabulüne, alacak kaleminin büyük kısmının has altın içermesi nedeniyle KUR farkına ilişkin taleplerin saklı tutularak işbu davarm açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, davalının haksız itirazlarının iptali ile davalının kötü niyetli olması nedeniyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine tarafların tacir olduğu gözetilerek dava tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, dava masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekesinde özetle ;
Davacı tarafın dayanak sunduğu faturanın kabul edilmesinin mümkün olmadığını, ilgili fatura müvekkile gönderildiğini , müvekkil böyle bir borcunun olmadığından Beyoğlu 19 Noterliğinin 19.06.2020 tarih 0678 yevmiyeli ihtarname ile itiraz edildiğini, faturaya itiraz edildiğini, söz konusu fatura içeriğinin kabul edilmediği anlamına geldiğini, bu durumda hizmetin yerine getirildiğini veya malın teslim edildiği faturayı düzenleyen tarafından iptal edilmesi gerektiğini, davacı cari hesap usulü çalışıldığını öne sürerek dosyaya el yazısı ile tuttukları kasa defterini sunduğunu, öncelikle davacı tarafça sunulan kasa defterlerinin delil olarak hiç bir değerinin bulunmadığını, hükme esas alınmaması gerektiği HMK.200 gereğince 2021 yılı 4.880 TL ve üzeri miktarların senetle ispat olunması gerektiğini, davacının iddia ettiği alacak miktarının senetle ispat sınırının çok üzerinde olduğunu, iddia edilen alacak senetlerinin ispatı gerektiğini ayrıca davacının Kapalıçarşı'da ticari teamülün bu şekilde olduğu kasa defteri tutularak hesap görülmesi şeklinde olduğuna ilişkin tanık dinletileceğini beyan etmişse de senetle ispat zorunluluğu olan bir davada tanık dinletilmesine de muvafakat edilmediğini, bununla birlikte kesinlikle kabul anlamına gelmekle, sunulan kasa defterleri de borcu ispatlar nitelikte olmadığını, kasa defterinde el yazısı ile tutulan hesap incelendiğinde ne yazdığı çok net anlaşılmamakta birlikte son olarak 5173 USD gibi bir tutar yazıldığının görüldüğünü, davacı tarafın ise faturaya konu ettiği borç miktarı 420.141.88 TL olduğunu, davacının cari hesap usulü çalıştığını iddia etmekle birlikte bizzat kendisinin sunduğu cari hesaba ilişkin kasa defteri ile fatura borcunun uyuşmadığını, bu hususu davacının iddia ettiği borçların gerçeğe uygun olmadığının delaleti olduğunu ancak, davacı, müvekkil ile cari hesap usulü çalıştığını ve cari hesaptan 420.527,42 TL alacağı olduğunu beyan elmekte ve söz konusu alacağın hangi hizmetlerden kaynaklandığını, müvekkilin kendisine ne kadar ödeme yaptığını ve bu kalan tutarın nasıl hesaplandığına ilişkin somut anlamda ve delil anlamında hiç bir şey sunmadığını, davacının alacak iddiasının gerçek dışı olduğunu, davanın reddi ile davacının alacağın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahum edilmesi gerektiğini, davanın tümüyle reddine, davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karsı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı takip dosyası, BA-BS formları dosya içerisine alınmıştır. ....İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 420.527,42 TL cari hesap, 2.488,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 423.016,02 TL yönünden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi olunmuş, düzenlenen 13/07/2022 tarihli raporda;
Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Md. 17.07.2020 tarih 2020/... E Sayılı ilamsız icra takip dosyasından dosya kapsamı deliler ve emsal yargıtay kararları da gözetilerek davalının davacıya borçlu olmadığını, davacının davalıdan alacak talebi ile ilgili olarak 15.06.2020 tarihli 420.527,42 TL bedelli fatura içeriği mal ve hizmetin davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin, verildiğinin ispata muhtaç olduğunu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve ticari deflerlerine kayıtlı olduğunu, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ve davalı tarafından içeriği kabul edilmeyen ve iade edilen 15.06.2020 tarih 420.527.42 TL bedelli faturadan alacak talebinin mahkemenizce de benimsenmesi halinde, takipte 420.527.42 TL asıl alacak talep edilebileceğini, takip öncesi BK.117 maddesinde anlamında herhangi bir borç ihtarı yapılmadığından takip öncesi işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı husuları Mahkemeniz takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Yine 21/11/2022 tarihli bilirkişi Ek raporunda özetle; Kök rapordaki inceleme, tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek her hangi bir yeni somut her hangi bir belge ibraz edilmemesi karşısında, kök raporun sonuç kısmında da belirtilen görüş ve kanaati tespit ve rapor edilmiştir. Dava, itirazın iptali davasıdır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklandığı iddia edilen 15/06/2020 tarihli e-arşiv fatura alacağının tahsili maksadı ile yapılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkin olduğu, tarafların tacir olduğu delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler nezdinde mali yönden bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Yapılan mali inceleme neticesinde, davacının 2020 yılı ticari defter kayıtlarında takibe dayanak yapılan 420.527,42-TL bedelli alacak tutarının davacı tarafından davalı adına düzenlenen salt e-arşiv faturanın bulunduğu, davalının işletme defter kayıtlarına göre gerek dava konusu faturaya dair bir kayıt bulunmadığı gibi başka herhangi bir fatura kaydının da yer almadığı dolayısıyla davacının iddiasının aksine taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı aralarındaki ticari ilişkiye ve dava konusu faturaya ve bu faturanın kabulüne dair davalı ile whatsapp konuşmaları olduğunu iddia etmişse de dilekçe ekinde delil başlangıcı olabilecek herhangi bir yazışmaya rastlanmadığı, dava konusu fatura içeriğinde yer alan ürünlerin davalıya teslim edildiğine ilişkin sevk irsaliyesi, teslim tutanağı ve somut herhangi bir delilin davacı tarafından dosyaya sunulmadığı, yalnızca tek taraflı düzenlenen bir faturanın bulunduğu kaldı ki davalı tarafından bu faturaya da itiraz edildiği, dolayısıyla davalının süresi içerisinde düzenlediği iade faturasına ilişkin ispat yükünün davacıya geçtiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın REDDİNE, kötü niyet tazminat talebinin de REDDİNE,
2.Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin olarak yatırılan 5.108,98-TL'nin mahsubu ile 4.681,38-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip istek halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 65.222,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde,
HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin,
HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 21/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)