Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/407
Karar No
K. 2023/728
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/407 Esas
KARAR NO: 2023/728
DAVA: Tazminat
DAVA DEĞERİ: 1.000.000,00 TL
KABUL EDİLEN DEĞR: 219.530,76 TL
DAVA TARİHİ: 16/09/2014
KARAR TARİHİ: 14/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; ... A.Ş kredi borçlusu ...Şti. ile kefili ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.ve ... ... aleyhine kredi borcunu tahsil amacıyla icra takibi başlatıldığını, bunun üzerine borcun ödendiğini, ancak borcun icra dosyasına değil ... Caddebostan şubesine ödendiğini, bankanın bu ödemeyi icra dosyasına bildirmediğini, dosya takibinin devam ettiğini ve bu nedenle de İstanbul ili Kartal yukarı mahallede bulunan 53 Pafta, 2274 Ada, 175 ve 176 parsel sayılı müvekkili şirkete ait taşınmazların satışa çıkarıldığını, yani alacaklı bankanın icra dosyasına yaptığı tahsilatları bildirmeyerek icra takibine devam edip ihale yolu ile satışın gerçekleştirildiğini , müvekkili şirketin ... Asliye Ticaret Mahkemesinde .../... Esas sayılı dosya ile açtığı menfi tespit davasında borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, davalı tarafın Yargıtay 19 Hukuk dairesine yaptığı başvuruda hükmün onanmasına karar verildiğini, davalı bankanın tashihi karar başvurusunun da reddedildiğini, satılan taşınmazların rayiç değerinin 1.000.000TL olduğunu, müvekkilinin mal varlığından asgari 1.000.000 TL azalma olduğunu, ...’ın 30.11.2001 tarihinde ... ye devredildiğini, 30.09.2002 tarihinde ... A.Ş. ile birleştirilmesine karar verildiğini, 07.12.2005 tarihinde ise ana sözleşmedeki ünvanı ... olarak değiştirildiğini ve bu nedenle ... ye dava açıldığını beyan etmiş sonuç olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili davacının uğramış bulunduğu 1.000.000 TL maddi zararın ve ödendiği tarihe kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... ( ... ) nin bu davada taraf sıfatının bulunmadığını,

... A.Ş.nin icra takip ve dava dosyalarını ... ye temlik edildikten sonra Bankacılık yapma izninin kaldırıldığını ve Bayındır Bank ile birleştirildiğini, Birleştirilirken bu takip dosyalarının devrolduğunu, Konu ile ilgili bir sözleşme devrinin bulunmadığını, ...'nin taraf olması gereken bu davada müvekkilinin aleyhine açılmış olmasının ehliyet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini , davacı vekilinin Av. Kanunu 38/b maddesi uyarınca dilekçelerinin reddine, davanın husumet yönünden reddine, zaman aşımından, olmadığı taktirde esastan reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.

Mahkememizde açılan işbu dava, dava dışı ... Tekstil Ltd. Şti'nin ... AŞ ... şubesinde kullandığı krediye istinaden , kredi sözleşmesinde davacı ... İnş... AŞ ve ...'ın kefil olarak yer aldığı , ... AŞ'nin 30/09/2002 tarihinde ... AŞ ile birleştiği ve 07/12/2015 tarihinde ... AŞ'ye ... tarafından verilen karar ile el konulduğu ve bileşik fon bankasına intikal ettiği , dava konusu kredi borcunun banka şubesine ödendiği ancak, şube tarafından yapılan tahsilatın icra dairesine bildirilmemiş olması sebebiyle davacı şirkete ait .... ili ... yukarı mahallede bulunan 53 Pafta, 2274 Ada, 175 ve 176 parsel sayılı taşınmazların .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında, talimat yolu ile ... İcra Müd'ün ... talimat sayılı dosyasında 42.000YTL ye 06/04/2000 tarihinde satıldığı, icra dosyasına dava konusu borçların tasfiyesi için 06/04/2000 den önce yapılan ödeme ile borcun sona ermiş olduğu, davacıların ... ATM nin 2001/102 2004/113 sayılı dosyasında açtıkları menfi tespit davası sonucunda, davacının dava konusu gayrimenkulün satıldığı .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve kararın kesinleştiği belirtilerek , dava konusu taşınmazların satış tarihi itibariyle , davacının doğan maddi zararının tazmini için işbu davanın açıldığı tartışmasızdır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Mahkememizin ... Karar sayılı dosyasında "Davanın kısmen kabulü ile 362.219,89 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine," dair karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine dosya YARGITAY' a gönderilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamı ile; "1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dava, takibe konu borcun ödenmesine rağmen davalı alacaklının icra takibine devam etmek suretiyle haciz edilen taşınmazların haksız yere satışını yaptırdığı ve böylelikle borçlu davacıyı zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Davalı nezdinde birleştirilen ... A.Ş. tarafından dava dışı firmaya kredi kullandırılmış, kredi borcunun ödenmemesi sonucu başlatılan takipte bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan davacıya ait iki ayrı taşınmaz haczedilerek bu taşınmazların icra kanalıyla satışı yapılmış, dava dışı firmaya ihalesi gerçekleşmiştir. Kural olarak, davalı tarafın takibe koymuş olduğu alacağı tamamen ödenmedikçe, başka bir anlatımla bir kısım alacağı kaldığı sürece takibe devam etmesinde bir yanlışlık bulunmamaktadır. Ancak, davalının takibe konulan alacağının tamamen ödenmesine rağmen taşınmazların satışını istemesi veya tek bir taşınmazın satışının bakiye alacağı karşılayacağı açıkken her ikisinin satışının talep edilmesi halinde, taşınmazların veya tek taşınmazın icra kanalıyla satışından dolayı davacının uğrayacağı zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir. Dairemiz bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi raporlarıyla taşınmazların satışı tarihi itibariyle davalı bankanın davacıdan toplam 3.249,33 TL alacaklı olduğu, yani davalı tarafın takibe koyduğu alacağının tamamen ödenmediği tespit edilmiştir.

Davacıya ait ve satışı gerçekleştirilen taşınmazlar üzerinde davalı bankadan önce ... Bankası A.Ş. lehine 40.000,00 TL için birinci derecede ipotek tesis edilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 874. maddesi uyarınca “Rehinli taşınmazın satış bedeli, alacaklılar arasında sıralarına göre dağıtılır.” Dolayısıyla, taşınmazlar üzerindeki önceki sıradaki ipotek alacaklısının alacağının karşılanıp karşılanmadığının, ipoteğin devam edip etmediğinin tespiti gerekmektedir.

Davalı banka vekilince, dava konusu taşınmazların satışından gelen paradan banka tarafından tahsil edilen bir tutarın olmadığı, davacı borcuna bir mahsup yapılmadığı, banka alacağının devam ettiği savunulduğuna göre, taşınmaz satım bedellerinden birinci sıradaki ipotek alacaklısına ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti, ikinci sıradaki ipotek alacaklısı davalıya varsa kalan miktarların hesaplanması, dolayısıyla tüm ipotek kayıtları araştırılarak davalının alacağının kapatılıp kapatılmadığı, ya da ne kadar kısmının kapatıldığının belirlenmesi, böylece bakiye borcun varlığı tespit edildiğinden, kalan alacağın tek bir taşınmazın satış bedeli ile karşılanıp karşılanamayacağının, yani ikinci taşınmazın satışını istemede davalının kusurlu olup olmadığının belirlenmesi gerekir.

Taşınmazların satışından elde edilen tutarlar davacı borcuna mahsup edilmiş veya davacıya ödemişse davacının iddia ettiği böyle bir zararının ancak taşınmazların satışı tarihi itibariyle doğduğunun kabulü gerekir. Bu zarar da hacizli taşınmazların üzerindeki ipotek gibi diğer takyidatlar da dikkate alınarak icra kanalıyla satışı yapıldığı tarih itibariyle piyasa rayiç bedelleri ile icrada satış bedelleri arasındaki farka göre belirlenecektir. Taşınmazların rayiç değerleri belirlenirken de satış tarihindeki dava konusu taşınmazlara yakın bölgelerdeki benzer yüzölçümlü taşınmaz satışları da nazara alınmalı, taşınmazların imar planındaki konumu, değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre üstün ve eksik yönlerinin tespiti gerekmektedir.

Bu suretle, mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerindeki birinci derecede yer alan ipoteğin devam edip etmediğinin, taşınmazların satış bedelinden birinci derecedeki ipotek alacaklısının alacağının karşılanıp karşılanmadığının, davalının taşınmazların satışından alabileceği bedelin olup olmadığının araştırılarak, davalı tarafça davacının iki taşınmazının hacziyle satılışında kusurunun bulunup bulunmadığının, yani davalı alacağının karşılanması için ikinci taşınmazın da satışının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi, davacıya ait bir taşınmazın satışı suretiyle borcun karşılanabileceğinin tespiti halinde, ikinci taşınmazın satılmasında davalının kusurlu olduğunun kabulü ile taşınmazın icrada satış tarihi itibariyle kaydındaki ipotekler ve diğer takyidatlar da dikkate alınarak yukarıda açıklandığı gibi piyasa rayiç değerinin tespiti, icra satış bedeliyle bir farkın olması halinde davacı zararının buna göre tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararı bozularak dosya mahkememize gönderilmiş, mahkememizin yukarıdaki esasa (2021/407 Esas) kaydı yapılmıştır.

Mahkememizce dosya kapsamına bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, Bilirkişiler ...tarafından hazırlanan 25.09.2023 tarihli raporda; "1- Bozma ilamı doğrultusunda heyetimizce yapılan değerlendirmelere göre; dava konusu taşınmazların satış tarihi olan 06.04.2000 itibarıyla ...

Bankası A.Ş. nin ....

İcra Müdürlüğüne muhatap 16.11.2001 tarihli yazısındaki bilgilere göre; taşınmazlar üzerindeki 40.000,- YTL. lık ipotek ve alacaklarının devam ettiği bildirildiğinden, iki taşınmaz her ne kadar da 42.000,- YTL. toplam bedeller satılmış ise de; bundan harç ve masraflar düşüldüğünde kalan 34.769,89 TL., I. derecede ipotek bedeli olan 40.000,-TL. dan daha az olmakla, II. derecede ipotek sahibi davalı bankaya ödenecek bir bedel bulunmadığından ve davalı banka alacağı halen devam ettiğinden, ikinci taşınmazın satışını istemekte kusurlu sayılmasının yerinde olmadığı,

2.Ancak, I. derece ipotek alacaklısı ... Bankasının Sayın Mahkemenize muhatap 07.07.2008 tarihli yazısında ise; dava konusu ipoteğin 08.11.2001 tarihinde -yani, taşınmazların satış kesinleşme tarihi olan 06.04.2000 den sonra- fek edildiği ve 06.04.2000 ipotek satış tarihi itibarıyla, ipotek nedeniyle bir alacaklarının bulunmadığını belirtmesi ve icra dosyasına yatan bedelin de herhangi bir tarafa ödenmeden uzun süre bekledikten sonra maliyeye devredilmesi karşısında; Sayın Mahkemenizce heyetimiz görüşü aksine, davalı yanın sorumlu sayılması kanaatine varması halinde; bir takdir imkanı sağlanmasını teminen yaptığımız hesaplamalar sonucunda; davalı bankanın 06.04.2000 taşınmazların satış kesilneşme tarihi itibarıyla davacı şirketin 219.530,76 YTL. lık zararına sebep olduğu hususundaki değerlendirme ve takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,

3.Bu halin kabulü halinde; doğan 219.530,76 YTL. lık zarar tutarına, dava tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar yasal faiz istenebileceği,

4.Tarafların masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, dosyamızda bozma ilamı doğrultusunda, alınan 25/09/2023 günlü bilirkişi raporu ile , birinci derecede ipotek alacaklısı ... Bankasının mahkememize yazdığı 07/07/2008 tarihli yazıda, dava konusu ipoteğin 08/11/2001 de yani taşınmazların satış kesinleşme tarihi olan 06/04/2000 tarihinden sonra fek edildiği ve 06/04/2000 tarihli taşınmaz satış tarihi itibariyle , ipotek nedeniyle bir alacaklarının bulunmadığı belirtilmesi ve icra dosyasına yatan bedelin de herhangi bir tarafa ödenmeden uzun süre bekletildikten sonra, maliyeye devredilmesi karşısında , davalı yanın sorumlu sayılıp sayılmayacağı mahkemenin takdirinde olduğunun , sorumlu sayılması halinde davalı bankanın 06/04/2000 de taşınmazların satışının kesinleşmesi nedeniyle , davacı şirketin taşınmazların ikisini satış tarihi raiç bedelinin 958.443,85 YTL olup, dava konusu birinci taşınmazın satışının 3 adetle 193.000 YTL ipotek ve 9 işlemde 86.919,24 YTL haciz olmak üzere toplam 279.919,24 YTL takyidat bulunduğu, bu nedenle birinci taşınmazın satışının haklı olduğu, zararı doğuran işlemin ikinci taşınmaz satışı olması karşısında, ikinci taşınmaz raiç bedeli olan 541.450 YTL olduğu dikkate alındığında, bu bedelden satış bedeli 42.000 TL ile ipotekler 193.000 YTL ve hacizler için 89.919,24 YTL ödeneceğinden 321.419,24 YTL davacı yanın borcundan kurtulacağı dikkate alındığında, 541.450 YTL - 321.919,24 YTL = 219.530,76 YTL davacı zararına sebebiyet verildiği rapor edilmiştir.

Mahkememizce yukarıda alınan raporun 2 numaralı şıkkı ve dosya kapsamındaki delillere göre , davacı kefilin taşınmazını davalı banka tarafından haksız olarak satışının yapıldığı mahkememizce benimsenmekle , davacının açtığı tazminat davasında;

Davalı ... 'ye intikal ...'ın satış tarihinde ipotek alacağının sona erdiğini bilme şansı yoksa da alacağın miktarı ile taşınmaz değerleri dikkate alındığında , taşınmazlardan birinin satış bedeli ile bir ve iki numaralı ipotek alacaklısı ... ipotek alacağının karşılanabileceği halde iki taşınmazın birlikte satışını istemde kusur olduğu gibi satış öncesinde ipotek alacaklısında ipotek alacağının devam edip etmediği ve devam ediyorsa miktarı , icra dairesi vasıtaysıyla sonrası gelecek cevaba göre her iki taşınmazın birlikte mi , yoksa tek tek mi satışının istenmesi gerektiği değerlendirilerek tacir olan bankanın özenle davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek davacının zarar görmesine sebebiyet verdiği mahkememizce benimsenmekle davanın kısmen kabulü ile; 219.530,76 TL'nin 13.02.2007 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya dair istemin reddine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı kefilin taşınmazını davalı banka tarafından haksız olarak satışının yapıldığı iddiasına dayalı tazminat davasında;

Davalı ... 'ye intikal ...'ın satış tarihinde ipotek alacağının sona erdiğini bilme şansı yoksa da alacağın miktarı ile taşınmaz değerleri dikkate alındığında , taşınmazlardan birinin satış bedeli ile bir ve iki numaralı ipotek alacaklısı ... ipotek alacağının karşılanabileceği halde iki taşınmazın birlikte satışını istemde kusur olduğu gibi satış öncesinde ipotek alacaklısında ipotek alacağının devam edip etmediği ve devam ediyorsa miktarı , icra dairesi vasıtaysıyla sonrası gelecek cevaba göre her iki taşınmazın birlikte mi , yoksa tek tek mi satışının istenmesi gerektiği değerlendirilerek tacir olan bankanın özenle davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek davacının zarar görmesine sebebiyet verdiği mahkememizce benimsenmekle davanın KISMEN KABULÜ ile;

219.530,76 TL'nin 13.02.2007 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya dair istemin REDDİNE,

2.Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 14.996,15 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 13.500 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.496,15 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir KAYDEDİLMESİNE,

3.Davacı tarafça yapılan 17.016,35 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 3735,61 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4.Davalı tarafça yapılan 235,5 TL yargılama giderinden davanın red oranına göre (% 78,05) hesaplanan 183,8 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

5.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 34.929,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ÖDENMESİNE,

6.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 115.265,69 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,

7.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa İADESİNE,

8.Davacı tarafça yatırılan 13.500 TL peşin harç ile 13,10 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 13.513,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.14/12/2023 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog