Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2015/58
Karar No
K. 2023/1034
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2015/58
KARAR NO: 2023/1034
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/01/2015
KARAR TARİHİ: 16/11/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 13/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 22/01/2015 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilİ ... ile davalı ...... arasında imzalanan 05.11.2007 tarihli “.... A.Ş. hisselerinin devrine ilişkin” protokole göre; Davacı müvekkili ... .... Havayolları A.Ş.'de sahip olduğu hisselerden %60'ına tekabül eden 910.742 adet hisseyi 1.500.000 USD toplam bedel ile davalı ...'ye sattığını, Türk Sivil Havacılık Kanununa göre özel hava yolu şirketlerinde yabancı uyruklu kişilerin ortaklık payının %49 dan fazla olamayacağı için davalının satın aldığı hisselerin bir kısmını kendi adına bir kısmını ise sahibi ve yönetim kunulu başkanı olduğu .... Havacılık İç Ve Dış Tic. LTD ŞTİ adına aldığını, devir alan davalı ... devir aldığı hisselere karşılık olarak 05.11.2007 tarihinden sonra 30 gün içerisinde 200.000USD'yi 6 ay içerisinde de 800.000 USD olmak üzere toplamda 1.000.000 USD yi ödeyeceğini, kalan 500.000 USD'nin ise planlanan ödeme takvimi uyarınca davacı müvekkili ... adına şirkete borç olarak kullandıracağını, .... A.Ş. yönetim kurulu hisse devir işlemlerini onayarak pay defterine işlemiş ve 06.02.2008 tarih ve 56 sayılı kararı ile davalı ...'nin .... A.Ş.'ne münferit temsil ve ilzam yetkisi ile yönetim kurulu başkanı seçildiğini, diğer bir ifade ile hisse devir işlemlerine ilişkin tüm merasimin yerine getirildiğini, davalınıns devir aldığı hisselere karşılık ödeyeceği 1.500.000 USD'nin 500.000 USD'sini müvekkili davacı adına şirkete borç olarak ödediğini ancak kalan 1.000.000 USD'yi ödemeyerek edimini tam olarak yerine getirmediğini,

.... A.Ş.'nin .... Müdürlüğünden kaynakları problemlerinden dolayı uçuş faaliyetlerini gerçekleştirememesi üzerine, müvekkilinin iyi niyetle uygun bir süre beklemiş ve nihayet sözleşmenin ifası kapsamında borcun ödenmesi için bir çok kez davalıya müracaat etmiş ise de bir sonuç alamadığından 1 0090.000 USD'nin dava tarihinden itibaren döviz faizi ile birlikte ödeme günündeki kur üzerinden Türk parası olarak davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf uhdesine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı adına çıkartılan davetiyelerin tebliğ edildiği, davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER ve GEREKÇE : Dava, pay devrinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nun 489. ve 490. maddelerinde, hamile ve nama yazılı hisse senetlerinin ne şekilde devredileceği gösterilmiş olup, her iki halde de hisse devrinin noterden yapılması gerektiği, bunun sıhhat şartı olduğuna dair bir koşul yoktur.

TTK'nun 489. maddesinde hamile yazılı pay senetlerinin devri için özel bir düzenleme getirilmiştir. Hamile yazılı senetler, elden teslim ile devir edilir. Bu işlem ile pay devri yapılmış olur. Nama yazılı pay senetleri ise ciro ve teslim ile devir edilir. Ancak, devir şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Anonim ortaklığın çıplak paylarının devri konusunda TTK bünyesinde bir hüküm bulunmamaktadır.Payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliği mevcuttur. Ancak payın serbestçe devredilebilirliğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar kuşkusuz çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değişir. Bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki tasarufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçer. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olur. Anonim ortaklık payı bünyesinde çeşitli alacak hakları bulundurmaktadır. İşbu alacak haklarının devredilmesi eğer pay senede bağlanmamışsa, ancak BK'da düzenlenen alacağın temliki vasıtasıyla gerçekleşebilir. Alacağın temliki de yazılı şekilde yapılır. Bedeli hiç ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devrinin hukuki niteliği bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devrinden farklıdır. Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından her hangi bir malvarlıksal borç içermemekte dolayısıyla sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklarından ötürü devri yukarıda açıklandığı üzere alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Ancak bedeli tam olarak ödenmemiş pay için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Çünkü bedeli tam ödenmemiş pay, pay sahibi dışından malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerir. Anonim ortaklıklarda pay sahibinin asli borcu, taahhüt ettiği payların karşılığını oluşturan edimin ifasıdır. Bu kural hem nakdi hem de ayni sermaye taahhüdü için geçerlidir. Pay sahiplerinin taahhüt ettikleri payların karşılığını oluşturan edimi ifa etme borçları, ortaklık dışında da bir alacak hakkı teşkil eder. Bu durumda, karşılığı tamamen ödenmemiş bir payın devri devralan kişi açısından bir borç yüklenmesi niteliğine sahip olacağından ötürü devir işleminin borcun üstlenilmesi hükümleri uyarınca, yani bir iç üstlenme sözleşmesi ve alacaklı konumundaki anonim ortaklığın onayı alınmak sureti ile yapılması gereklidir. İç üstlenme sözleşmesinin tabi olduğu şekil şartı hakkında hiç bir hüküm öngörülmemiştir. Bu sebepten ötürü, hukukumuzda hakim olan şekil serbestisi ilkesi uyarınca tarafların söz konusu nakil sözleşmesini herhangi bir özel şekle bağlı olmaksızın sözlü, yazılı veya resmi şekilde yapabilme hususunda serbest oldukları düşünülebilir. Ancak pay, sadece kendisine bağlanan borçların değil aynı zamanda hakların da kaynağını teşkil eder. Alacak haklarının devrinin alacağın devri hükümlerine tabi kılındığı düşünülecek olursa, taahhüt edilen payın karşılığını ödeme borcunun yanında, ortaklık haklarını da içeren bedeli tam ödenmemiş payın devri işleminin de yazılı şekilde yapılması zorunluluğu söz konusudur. Dolayısıyla bedeli tam olarak ödenmemiş çıplak payın devri yazılı bir devir beyanı ile birlikte anonim ortaklığın onayının alınması ile gerçekleşir. Anonim ortaklık adına devir işlemine onay vermeye eğer ana sözleşmede farklı bir düzenleme bulunmuyorsa yönetim kurulu yetkilidir. (Sevi, Ali Murat, Anonim Ortaklıkta Payın Devri Ankara 2012, 294 vd.). Paylar senede bağlanmamış olsa bile, senede bağlanana kadar geçen dönemde varlıklarını sürdürmeye devam etmektedirler. Bunun anlamı, senede bağlanmamış payın da tıpkı senede bağlanmış paylar gibi her türlü hukuki işleme konu teşkil edebilmeleridir.

TTK’da senede bağlanmamış payın devrine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

TTK 490. madde 1. fıkra uyarınca dolaylı olarak senede bağlanmamış nama yazılı payların kanunda veya esas sözleşmede aksi öngörülmedikçe herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın devredilebileceğini söylemek mümkündür, zira maddenin kenar başlığı nama yazılı payların ve pay senetlerinin devrinde ilke şeklinde ihdas edilmiştir.

Bununla birlikte, her ne kadar maddenin kenar başlığı nama yazılı payların ve pay senetlerinin devrinde ilke şeklinde ihdas edilmiş ise de ufak değişiklikler dışında ilgili maddenin önceki Kanunun tekrarı olması ve maddenin yer aldığı bölümde genel olarak pay senetlerinin anlatılması nedeniyle bu maddenin salt nama yazılı pay senetlerinin devrine ilişkin olduğu ve nama yazılı payları hüküm altına almadığı şeklinde görüşler de ileri sürülmektedir. Maddenin kenar başlığı önemlidir, çünkü TTK 1534/1. maddesi gereği TTK’da kenar başlıkları metne dahil olarak ihdas edilmiştir. Bu sebeple ilgili maddenin birinci fıkrasının nama yazılı payları da kapsayacak şekilde okunması gerektiği söylenebilir. Yargıtay bir kararında; "Payın devredilebilirliği ilkesi uyarınca, çıplak payın da senede bağlanmış paylar gibi serbestçe devredilebileceği hususunda görüş birliği mevcuttur.Ancak payın serbestçe devredilebilirliğine getirilen kanuni ve iradi sınırlamalar kuşkusuz çıplak pay için de geçerlidir. Çıplak payın devri genel hükümler doğrultusunda yapılır. Uygulanacak hükümler payın bedelinin tamamen ödenmiş olup olmadığı hususuna göre değişir. Bedelinin tamamı ödenmiş çıplak payın devri genel hüküm niteliğindeki alacağın temliki hükümlerine göre gerçekleşir. Alacağın temliki tasarrufi bir işlem olduğu için, bununla çıplak pay devralana geçer. Şekil olarak bedeli tam ödenmiş çıplak payın devri, payın devredildiğini içeren yazılı bir temlik beyanının devralana verilmesi ile söz konusu olur. "şeklinde görüş bildirmiştir(Yüksek Yargıtay 11 nci Hukuk Dairesinin 03.11.2014 tarih, E: 2014/6567, K: 2014/16638 sayılı ilamı). Bu doğrultuda senede bağlanmamış paylar da her türlü satım sözleşmesine konu olabilir, bu paylar üzerinde alım, önalım, geri alım hakları kurulabilir, payın senede bağlanmamış olması, pay sahipliğinden doğan hakların devrine engel değildir. Payın devrinde kanuni sınırlama senede bağlanmamış paylar için de geçerli olup buna göre; bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir. Ancak pay bedelinin tamamen ödenmesi durumunda devir için şirketin onayına gerek yoktur.

Çıplak hamiline ve nama yazılı paylar alacağın devri hükümlerine tabidir. Bunun sonucu olarak devre ilişkin şartları Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirlemek mümkün olacaktır. Alacağın devri hükümlerini düzenleyen TBK 183. vd. hükümlerine göre devrin geçerliliği yazılı şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. Senede bağlanmamış payın alacağın temliki hükümlerine göre devredilmesi durumunda, payları devralan kişi, şirketten pay defterine kaydedilmeyi talep ederken aynı zamanda hisse devrine ilişkin sözleşmenin varlığını da ispat etmek durumundadır.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;davacının,dava dışı anonim şirketinin %60'ına tekabül eden 910.742 adet hisseye sahip iken davalyı ile yaptığı hisse devir protokolü gereği 1.500.000,00USD bedel karşılığında,bu hisselerin yarısının davalı yarısının dava dışı .... şirketini ait olmak üzere anlaştığı,incelenen pay defterlerine göre devir işleminin hisse protokolünün imzalanmasından sonra davacı tarafından davalı ile dava dışı ....... şirketine devredildiği ve bu hususun şirketin pay defterine kaydedildiği, hisse devir protokolünün geçerli olup davalının yapılan protokol gereği parasal edimini yerine getirmediği ve bakiye 1.000.000,00 USD hisse devir bedelini davacıya ödemediği,davalı vekilinin sunduğu bir kısım ödeme belgelerinde ödemenin davacıya yapılmadığı gibi ödeme açıklamasının da bulunmadığı,dolayısıyla yapılan ödemelerin hisse devir sözleşmesine istinaden ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kabulü ile 1.000.000,00 USD alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜ ile;1.000.000,00 USD alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki T.C merkez bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

2.Alınması gerekli 157.577,51 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 39.394,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 118.183,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,

3.Davacı tarafından ödenen 27,70 TL Başvurma Harcı , 39.394,38 TL peşin harç ile 4,10 TL vekalet harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Davacı tarafından yapılan 10 adet tebligat+posta ücreti 118,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 253.340,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

6.Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 475,00 TL yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

7.Davalı tarafından yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,

5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda oybirliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.16/11/2023 Başkan ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Üye ... ☪e-imzalıdır.☪ Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ "İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog