8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2013/11103 E. , 2014/11731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2012
NUMARASI : 2012/74-2012/415
C. . A.. ve müşterekleri ile S..
A.. ve müşterekleri aralarındaki mirastan iskatın iptali davasının reddine dair Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 04.12.2012 gün ve 74/415 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Dava, mirasçılıktan çıkarılan mirasçı ile çıkarılanın altsoyu tarafından birlikte açılmış olup; mirasçılıktan çıkarılan mirasçı çıkarmaya ilişkin mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufunun iptalini; çıkarılanın altsoyu olan davacılar ise, çıkarmanın geçerli kabul edilmesi halinde TMK'nun 511/2. maddesine göre kendilerinin mirasçı olarak tespiti ile miras payının bunun mümkün olmaması halinde de TMK'nun 511/3. maddesi uyarınca saklı paylarının verilmesini talep etmiştir
Davalılar mirasbırakanın diğer yasal mirasçıları olup; usulünce yapılan tebligata rağmen cevap vermemiş ve duruşmaları takip etmemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hükmü tüm davacılar temyiz etmiştir. Mirasbırakan B.. A.. vasiyet yapmak suretiyle yasal mirasçısı davacı C.. A..'i mirasçılıktan çıkarmıştır (TMK.m.510). Diğer davacılar C.. A.. ve O.. A.., mirasçılıktan çıkarılan C.. A..'in çocukları, mirasbırakan B.. A..'in ise torunu olarak mirasbırakanın altsoyudur.
Davacılardan C.. A..'in çıkarmaya ilişkin ölüme bağlı tasarrufun (vasiyetnamenin) iptal edilmesinde; buna karşılık davacılar C.. ve O.. A..'in iptal edilmemesinde menfaatleri vardır. Çünkü, çıkarmaya ilişkin tasarruf iptal edildiği takdirde; davacı C.. yasal miras payını alabilecek ya da en azından çıkarma sebebinin varlığı ispat edilemediği takdirde TMK'nun 512/3. maddesi uyarınca saklı payını alabilecektir. Tasarruf iptal edilmeyip geçerli kaldığı takdirde de; davacılar C.. ve O.. duruma göre çıkarılanın miras payını veya saklı paylarını alabilecektir. O halde davacılar C.. ile diğer davacılar C.. ve O.. arasında menfaat zıtlığı mevcuttur. Davada tüm davacılar için aynı vekil tarafından dava açılıp, aynı vekil tarafından dava yürütülmüştür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun “işin reddi zorunluluğu” başlıklı 38/b maddesinde “aynı işte menfaati zıt bir tarafa avukatlık etmiş olmak” işin reddi zorunluluğu olarak kabul edilmiştir. Kamu düzeniyle ilgili ve resen dikkate alınması gereken bu hüküm uyarınca, davada menfaatleri çatışan tarafların aynı avukat tarafından temsil edilmeleri kanuna aykırıdır. O halde; mahkemece davacılar vekiline davada çıkarları çatışan taraflardan sadece bir tarafı temsil edebileceği hatırlatılarak, kendisinden davacılardan hangisini temsil edeceğinin sorulması, temsil etmeyeceği davacı veya davacılar için vekillikten kanunen çekildiği kabul edilerek, bunların davayı kendilerinin veya atadıkları takdirde başka vekil aracılığıyla takip edebilecekleri dikkate alınmadan; bu şekilde vekillikle ilgili yasaya aykırılık giderilmeden, davanın esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.