11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/30619 E. , 2023/6950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mudurnu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararı ile ;
1.Sanık ... hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına;
2.Sanık ... hakkında; dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının b bendinde düzenlenen suçu oluşturduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... vasisinin temyiz isteği; sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamış olması sebebiyle kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.İhbar üzerine takibe alınan sanıklardan ...'nun alışveriş yapmak için girdiği markette kasaya geldiğinde ödeme yapmak üzere, almış olduğu 4,50 TL lik alışveriş karşılığında kasaya 100,00 TL para verdiği ve iş yeri kasiyerinin ise 95,50 TL para üstü verdiği, sanığın almış olduğu paraların içinden 50,00 TL yi cebine atarak kasaya dönüp 50,00 TL eksik para aldığını söylediği, kasiyerden parayı aldıktan sonra mağazanın çıkışında görevli polis memurları tarafından yakalandığı, sanık ...'ın ise şikayetçi ...'a ait büfeye alışveriş yapmak için girdiği, büfeden 13,00 TL lik alışveriş yaptığı, karşılığında 50,00 TL verdiği, 37,00 TL para üstü aldığı, büfeye geri dönerek elindeki 17,00 TL yi gösterip 20,00 TL para eksik aldığını iddia ederek ...'dan 20,00 TL daha istediği ancak alamadığı, sanıkların bu şekilde işlemiş oldukları eylemlerinin özel beceri suretiyle nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Mahkemece sanıkların sübut bulan eylemlerinde şikayetçilerden paraları kendi rızaları dahilinde aldıkları ve almaya çalıştıkları ayrıca Yargıtay 6 Ceza Dairesinin 2009/9814 Esas, 2012/18045 Karar sayılı, Yargıtay (Kapatılan) 15 Ceza Dairesinin 2011/17597 Esas, 2012/45035 Karar sayılı ilamları da gözönüne alındığında sanığın eylemlerini basit dolandırıcılık suçuna sebebiyet verdiği gerekçesiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanıkların hileli eylemlerle şikayetçileri ikna etmek suretiyle rızaları dahilinde para aldığı/almaya teşebbüs ettiği, özel becerinin(el çabukluğu) de, paraların şikayetçilerin elinde olduğu sırada değil, sanıklarda olduğu sırada gerçekleştiği hususları göz önüne alındığında, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturacağından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Hükümlerden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde tanımı yapılan dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Mudurnu Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/44 Esas, 2015/310 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... vasisi ve sanık ...'ın temyiz istekler yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.