Esas No
E. 2022/12638
Karar No
K. 2023/6325
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

1. Ceza Dairesi         2022/12638 E.  ,  2023/6325 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/89 E., 2022/369 K.
SUÇ: Olası kastla çocuğun ölümüne neden olma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Temyiz incelemesi, 1412 sayılı Kanun'un 317 ... maddesi uyarınca sanık müdafinin süresindeki istemi nedeniyle duruşmalı olarak yapılmakla, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2012 tarihli ve 2010/62 Esas, 2012/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan açılan kamu davasında görevsizlik kararı verilmiştir.

2....

3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2012/372 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3....

3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2012/372 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/1761 Esas, 2019/3777 Karar sayılı kararı ile "Sanık ... hakkında mağdure...’ye yönelik olası kasıtla öldürme suçundan açılan kamu davasına, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince katılma hakkı olan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını temsilen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ilgili İl Müdürlüğüne davanın ihbarı ve gerekçeli kararın tebliği, verilirse temyiz dilekçesi ve bu durumda düzenlenecek ek tebliğnameyle birlikte Dairemize iadesi için, dosyanın incelenmeksizin mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine", karar verilmiştir.

4....

3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2012/372 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.01.2020 tarihli ve 2019/3756 Esas, 2020/74 Karar sayılı kararı ile; " 1- Oluşa ve dosya içeriğine göre ise; ölen ...'nin 18 yaşından küçük olduğu, bu haliyle sanığın eyleminin TCK'nin 82/1-e maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeksizin suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün CMUK'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak üzere" bozulmasına, karar verilmiştir.

5....

3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/76 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik olası kastla nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ancak önceki kazanılmış hak nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın neticeten 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

6....

3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/76 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/8971 Esas, 2021/14616 Karar sayılı kararı ile; "Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması bakımından, sanık müdafiinin 11/02/2021 tarihli celsede tanık ... ...'nin duruşma salonu dışında hazır olduğunu beyan ederek, mahkemece dinlenmesini talep ettiği ancak mahkeme heyetinin sanık müdafilerinin hazır olan tanığın dinlenmesi talebini reddetmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 178 nci maddesine aykırı davranılması," gerekçesiyle bozulmasına, karar verilmiştir.

7.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 21 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 25 yıl hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, ancak önceki kazanılmış hak nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın neticeten 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta, usule, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık ... ve tanık ...'ın birbirlerine yönelik olarak ele geçirilemeyen silahlarla karşılıklı olarak ateş etmeleri sırasında olay yerinden geçen maktul ...'nin yaralanmasına bağlı olarak ölmüş olması nedeni ile sanık ... hakkında yapılan yargılama neticesinde;

Olay yerinde icra edilen keşif, keşfe matuf bilirkişi raporu, olay yeri inceleme tutanağı ve krokisine göre sanık ...'a ait avlu içerisinde ve maktulün vurulduğu yolda ele geçen toplam 5 adet kovanın kriminal rapora göre tek bir silahtan atılması ve bunlardan üçünün sanık ...'ın hakimiyetinde ve tasarrufunda bulunan avlu ve evin giriş noktasında tespit edilmesine, olay sırasında inceleme dışı ...'ın evi içerisinde bulunmamasına nazaran atışları yapan kişinin konumunu gösterir kovan durumundan hareket edildiğinde; avlu içerisinde ve özelikle evin giriş kısmında saptanan kovan durumuna göre ateşli silahla eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiği kabulü ile, sanığın avlu içerisinde 3 kez ve yol üstünde de 2 kez olmak üzere birden fazla ateşli silah eyleminde bulunduğu, inceleme dışı ...'ın ateşli silahla karşılık verdiğinin, olayda ikinci bir silah kullanıldığını işaret eden kriminal rapor bulgusu yokluğu itibariyle söylenemeyeceği, ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak öldüğü saptanan...'nin, avlu içerisinde ateş etmekle yetinmeyerek insanların geçtiği yol istikametinde eyleme devam eden sanığın silah ile ateş etme eyleminin devam neticesinde; yaralanarak öldüğü değerlendirmesinden hareketle ateş edilen yerin meskun mahal olması yanında, insanların gelip geçtiği sokak içerisinde bulunması ve ateş edilme sıklığı göz önüne alındığında sanığın hareketinin olası sonuçlarının da gerçekleşmesini istediğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu cihetle suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşeceğini öngörmesine rağmen işlediği fiil bakımından sanığın olası kasıt altında maktulün ölümüne sebep olan eylem bakımından sorumluluğunun sübuta erdiği ve suça konu olay tarihinde sanığın almış olduğu alkolün etkisiyle tartıştığı tanık ...'a doğru ele geçirilemeyen bir tabancayla rastgele ateş açtığı, sanığın elindeki tabancadan çıkan mermilerden birinin olay yerinde tesadüfen bulunan maktule isabet etmesi sonucu maktulün öldüğü, maktulün suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuk sayılacağı, sanığın maktule yönelik eyleminin olası kast ile gerçekleştirmiş olduğu, mahkemesince kabul edilmiştir.

2.Hukuki Süreç başlığının (6) numaralı paragrafında bozma nedenlerine yer verilen Yargıtay ilamının gereğinin yapıldığı tespit edilmiştir.

3.Maktulün yaralanmasına ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 28.11.2006 tarihli; "sol arka koltuk hattında 10 kot hizasında 1,5 cm mermi giriş deliği, sağ arka koltuk altında çıkış deliği, BBT'de Th 10 vertebra laminasında fraktür, her iki alt extremitede motor ve his kaybı görüldüğü, arızasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyeceği" ve Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulunca maktul hakkında tanzim olunan 12.08.2009 tarihli; "zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte tıbbi belgelere göre; ateşli silah yaralanması sonucu omurilik yaralanması nedeniyle yatalak halde kaldığı, farklı zamanlarda akciğer ve kalp enfeksiyonu, yatak yarası ve enfeksiyonu nedeniyle yatarak tedavi gördüğü ailesi tarafından defnedildiği anlaşılan çocuğun ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı yatalak kalma ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin kabulü gerektiği, çocuğun ölümüyle ateşli silah yaralanması arasında illiyet bağı bulunduğu oybirliği ile mütalaa olunur" görüşlerini içeren adli raporlar dava dosyasına alınmıştır.

4.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasındadır.

5.Olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları ve diğer tutanaklar dosyada bulunmaktadır.

6.Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2.... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen sonuç cezanın 16 yıl 8 ay olarak infazına karar verilmesi gerekirken, sanığın neticeten 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" şeklinde hüküm verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle ...

3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/89 Esas, 2022/369 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının ilgili paragrafına "1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın ceza miktarı açısından kazanılmış hakkı gözetilerek, sonuç cezanın 16 yıl 8 ay hapis cezası olarak infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.10.2023 tarihinde karar verildi.

19.10.2023 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı İstiklal Akkaya'nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii, Avukat .......,nın yokluğunda 26.10.2023 tarihinde usulen ve açık olarak anlatıldı.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.