7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/4169 E. , 2023/6390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve eşyanın ele geçiriliş şekline göre Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla temyiz eden Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
2.Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği, sanıkta ele geçen eşyanın miktarına göre mahkûmiyeti gerekirken sanığın beyanı esas alınarak beraat kararı verilmesinin ve suç eşyasının müsaderesi konusunda karar verilememesinin kanuna aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE
A. Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Olay tutanağına göre; sanığın Suriye ülkesinden yurda sokmak üzere Cilvegözü Gümrük Sahasına geldiğinde yapılan kontrolde dava konusu eşyanın ele geçirilmesi eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı gözetilerek atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 25.06.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR
A. Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/567 Esas, 2020/485 Karar sayılı kararının, sanığın gümrük işlemlerine tabi tutmadan Suriye ülkesinden yurda sokmak üzere Cilvegözü Gümrük Sahasına geldiğinde yapılan kontrolde dava konusu eşyanın ele geçirilmesine göre, Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan doğrudan zarar görmediği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/567 Esas, 2020/485 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, dava konusu eşyanın 6455 sayılı Kanun ile değişik 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235 inci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere Gümrük İdaresine TESLİMİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle 21.06.2023 tarihinde karar verildi.