Esas No
E. 2021/239
Karar No
K. 2023/1510
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/239

KARAR NO: 2023/1510

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 04/03/2020

NUMARASI: 2018/627 Esas, 2020/180 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 26/12/2023

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili; davalı şirket ile davacı arasında yapılan anlaşma gereğince, davacı tarafından davalıya fatura mukabili mal ve hizmet verildiğini, davalı şirketin söz konusu faturayı kabul ettiğini ve kısmen ödeme yaptığını, sonrasında bütün taleplerine rağmen bakiye iş bedelini ödemediğini, bu nedenle Kadıköy ... Noterliğinin 23 Mart 2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile hesap kat edildiğini ve davalının temerrüde düştüğünü, davalı bakiye iş bedelini ödememesi üzerine iİstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme imzalanmadığını, sadece sözlü olarak ön anlaşma yaptıklarını, işin yapılıp yapılmayacağı konusunda net bir mutabakata vanlamadığmı, taraflarca sözlü olarak belirlenen standartların taahhüt edildiği gibi olmadığını, projeye uygun olarak yapılmadığı gibi bir kısım işlerin hiç yapılmadığını, davalının yapılan işten dolayı bir fayda alamadığını, davacı şirketin, taraflar arasındaki mutabakata ve sözlü görüşmelere istinaden işleri onaysız yaptığı gibi bir kısım işler eksik bırakılarak edimini tam yerine getirmediğini, edimini geç teslimde bulunduğunu belirterek, davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; mali müşavir bilirkişi tarafından taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilerek dosyaya sunulduğu, buna göre her iki tarafın defterlerinin TTK 64 ve devamı maddeleri ile V.U.K hükümlerine göre usulüne uygun olarak tutulduğu ve HMK 222 maddesi anlamında delil niteliğinde bulunduğu, davacı kayıtlarına göre davalının davacıya takip tarihi itibarı ile 131.136,00 TL borçlu göründüğü, davalı defterlerine göre takip tarihi itibarı ile 123.252,45 TL borçlu göründüğü, ancak davalının takip ve dava tarihinden sonra iade faturası düzenlediği ve borç alacak bakiyesinin sıfırlanmış olduğu, davacı tarafından düzenlenen 64.000 USD'lik faturanın her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından her ne kadar takip tarihinden sonra 123.253,45 TL iade faturası kesilmiş ise de bu faturanın davacı kayıtlarında bulunmadığı, davalı tarafından, düzenlenen davacı faturasının Seğmenler Vergi Dairesinin 2017 BA dökümünde bildirilmiş olduğu, davalı şirket tarafından davacıya kesilen faturanın % 50'si oranında 32.000 USD ödeme yapıldığı, davacının takip tarihi itibarı ile davalıdan 32.000 USD karşılığı Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden 129.712,00 TL alacaklı olduğu, davalının itirazının bu miktar üzerinden iptali ile taraflar tacir olmakla takip tarihinden itibaren bu miktara 3095 S.Y 2/2 maddesi gereğince avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali istemenin reddine, davalının İİK 67/2 maddesi gereğince inkar edilen ve likit bulunan fatura alacağı 129.712,00 TL nin % 20 si oranında tazminat ile mahkumiyetine, davalı tarafından reddedilen miktar içir kötüniyet tazminatı talep edilmiş ise de davacının takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 129.712,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren bu miktara 3095 sayılı yasanın 2/2 md. gereğince avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine, davalının,

İİK 67/2 md. gereğince inkar edilen ve likit bulunan 129.712,00 TL'nin %20'si oranında tazminat ile mahkumiyetine, davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının, reddedilen edilen miktar yönünden şartları bulunmayan kötüniyet tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, sadece sözlü olarak ön anlaşma yaptıklarını, işin yapılıp yapılmayacağı konusunda net bir mutabakata varılmadığını, davacının, davalı şirkete sormadan işleri yapmaya kalktığını, davalı şirketin kontrol ve onayından geçmeyen faturalar ile haksız taleplerde bulunduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının hazırladığı faturaların afaki rakamlar taşıdığını, mahkemece davalı şirket tarafından düzenlenen iade faturasının incelenmediğini, iade faturası itibariyle davalı tarafa borçlarının bulunmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddeleri kapsamında eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır. Davada davacı, taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince edimini tamamlayarak davalıya teslim ettiklerini düzenlenen iş bedeline ilişkin faturanın kısmen ödendiğini, bakiye iş bedelinin ödenmesi için davalıya yapılan ihtarname tebliğ edilmesine rağmen bakiye iş bedelinin ödenmediğini, bakiye iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi sebebiyle icra takibin durması sebebiyle; itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığını, davalının kontrolü ve onayı olmadan düzenlenen faturanın kabul edilemeyeceğini, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamı ve bilirkişi raporu itibariyle; davacının 32.000,00 USD alacağı itibariyle takip tarihi itibariyle 129.712,00 TL alacaklı olduğunu kabul ederek bu miktar itibariyle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile bu miktar itibariyle icra takibin devamına, alacak faturaya dayalı likid alacak olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar vermiştir. Somut olayda, taraflar arasında stand kurulumu konusunda sözlü anlaşma yapılmıştır.

Davacı tarafından düzenlenen 64.000,00 USD bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde yer aldığı ve davalı tarafından 32.000,00 USD bedel ödendiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafından icra takibi sonrasında ticari defterlerinde yer alan bakiye iş bedeli miktarına göre iade faturası düzenlenmiştir. Ancak düzenlenen iade faturasının içeriği ve iade sebebi dosya kapsamında davalı tarafından ispat edilememiştir.

Davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı defterlerine itirazsız olarak kaydedilmiş olması nedeniyle, davalının fatura içeriğini kabul ettiği; iade faturasına konu hususları ispat edemediği, bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 129.712,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davacının icra takibine konu faturaya dayandığı, faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle likit ve bilinebilir olduğu anlaşıldığından mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olmuştur. Öte yandan, icra takibi yapmakta davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi de doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2020 tarih ve 2018/627 Esas, 2020/180 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 8.860,63 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.215,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.645,48 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINADosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog