11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/22036 E. , 2023/7157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında;
1.Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2.Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.12.2019 tarihli ve 2015/401521 sayılı, dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin onanması; sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin ise, suça konu belgelerin aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmemesi nedeniyle bozulması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in temyiz istemi, suçları işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz istemi, atılı suçları işlemediğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ...'ın temyiz istemi, sahte belgeden haberi olmadığına, beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
1.Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sanıklardan ...'ın temyiz dışı sanık ...'u kendisine araç kullanmayı öğretebileceğini söyleyerek araç kiralaması konusunda ikna ettiği, bunun üzerine Birol'un kendi kimliği ve gerçek telefon numarasını vererek katılan ...'un işletmeciliğini yaptığı Narlıdere'de bulunan Nemo Oto Kiralama isimli iş yerinden katılan ...'nin tescil maliki olduğu suça konu 48 N. ... plaka sayılı Renault Fluence marka aracı yedi günlüğüne kiraladığı, kira sözleşmesini imzaladığı ve aracı sanık ...'a teslim ettiği, sanıklar ..., Bayram ve ...nın ise, kiralanan aracın tescil maliki Nuri'nin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş ancak üzerinde sanık ...'nın fotoğrafı bulunan sahte nüfus cüzdanı düzenleyip bu nüfus cüzdanı ile 09.05.2013 tarihinde ...
8.Noterliğinde diğer sanık ... adına sahte satış vekâletnamesi çıkardıkları, vekâletnameye sanık ...'nın fotoğrafının yapıştırıldığı ve ...nın vekâletnameyi Nuri ismiyle imzaladığı, bu şekilde sahte vekâletname oluşturulduktan sonra aracın 13.05.2013 tarihinde sanıklardan ... ve açık kimliği tespit edilemeyen ... isimli şahıs ile birlikte Manisa iline getirildiği, katılan ...'in iş yerine gidip aracı yapmış oldukları bir iş karşılığında aldıklarını, üçüne beşine bakmayıp satacaklarını söyleyerek katılan ...'le aracın satımı konusunda 34.000,00 TL'ye anlaştıkları, bu anlaşmadan sonra sanık ...'ın kimliği tespit edilemeyen ... isimli şahıs ile birlikte iş yerinden ayrıldığı, 14.05.2013 tarihinde aynı araç ile yanlarına adına sahte satış vekâleti bulunan sanık ...'ı alarak katılan ...'in iş yerine geldikleri, katılan ... ve sanık ...'ın Manisa 3. Noterliğinde aracın satışını yaptıkları, araç karşılığında sanıklara 32.000,00 TL ödendiği, aracın süresi içerisinde katılan ...'un işlettiği oto kiralama şirketine iade edilmemesi üzerine katılan ...'un GPS kayıtlarından yaptığı incelemede aracın Manisa ilinde katılan ...'e satıldığının tespit edildiği, aracın muhafaza altına alınarak araç sahibine teslim edildiği, bu şekilde sanıkların kamu kurumu olan nüfus müdürlüğünün maddi varlıklarından sayılan sahte nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Katılanların oluşa ve dosya kapsamına uygun beyanları, sanıklar Mustafa ve Bayram'ın kısmi ikrarlarını içeren savunmaları, sanık ...'ın inkara yönelen savunması, CD izleme tutanakları, temyiz dışı sanıklar Kazım ve Birol'un oluşa uygun savunmaları, temyiz dışı sanık ...'un gözaltında tutulduğu sırada sanığın açık olan telefonuna cevapsız çağrı gelmesi üzerine arayanın olayın firari şüphelisi ... olabileceği değerlendirilerek sanık ...'un cevap vermesine izin verildiğine, sanık ... olduğu değerlendirilen şahsın "benim ismimi verme ben yanarım" diyerek telefonu kapadığına, bir daha bu şahsa ulaşılamadığına ilişkin 14.05.2013 tarihli suç tutanağı, oto kira sözleşmesi, ... 8. Noterliğince düzenlenen suça konu vekâletname aslı, Manisa 3. Noterliğince düzenlenen suça konu oto satış sözleşmesi ve sahte nüfus cüzdanı fotokopisi, araç tescil belgeleri sanıklara ait adli sicil ve nüfus kayıtları ile diğer deliller dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
Temyiz dışı sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan da kamu davası açıldığı halde Mahkemece bu suçtan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, temyiz dışı sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davası hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
A. Sanıklar ...
ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1.Aslı dosyada bulunan ... 8. Noterliğince düzenlenen suça konu vekâletname ile Manisa 3. Noterliğince düzenlenen suça konu oto satış sözleşmesi örneği üzerinde Heyetimizce yapılan gözlem ve oluşa göre; suça konu belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki resmi belgede sahtecilik suçu yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Suça konu vekaletname ve oto satış sözleşmesinin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerden olduğu, ayrıca aynı suç işleme kararı kapsamında farklı tarihlerde birden fazla sahte belge düzenlendiği anlaşılmakla, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Sanık savunmaları, katılanların beyanları, araç kiralama, vekaletname ve oto satış sözleşmeleri ve dosya kapsamına göre; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, sahte vekaletnamenin katılan ... adına düzenlenmesine rağmen üzerinde sanıklardan ...nın fotoğrafının bulunduğu, oto satış sözleşmesinin bu vekaletname dayanarak alınarak yapıldığı ve sanıkların arkadaş olup birbirlerini tanıdıkları anlaşılmakla, sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin sabit olduğu gerekçesine dayanan Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Sanığın, UYAP'tan temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 23.06.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR
A. Sanıklar ...
ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.